Doğumun “en uyanık” olma hali

Kate Middleton oğlunu dünyaya getirmek için hypnobirthing'i (hipnozla doğum) seçince, aslında yıllardır uygulanan yöntemi herkes merak eder oldu. Siz de anne adayının hipnozla uyutulduğunu filan mı düşünüyorsunuz?

Doğumun “en uyanık” olma hali

Yanılıyorsunuz. Bu yöntemde anne adayı en uyanık halinde oluyor. Bizde de uygulanıyor hypnobirthing. Ama pek bilen ya da tercih eden yok. Oysa en güvenli, en rahat, en maneviyatı yüksek ve en zararsız yöntem.

İngiltere Cambridge Düşesi Kate Middleton yakınlarda bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Bebeğin sadece cinsiyeti değil, Middleton’un seçtiği doğum yöntemi de uzun süre dünya kamuoyunu meşgul etti: Hypnobirthing. Bir başka deyişle hipnozla doğum.

Hipnoz kelimesi insanları birazcık ürkütüyor. Kontrolü kaybetmek, uyku durumuna geçmek gibi sanal anlamlar içeriyor çünkü. Oysa uzmanlara göre tam tersi, hipnoz, tüm alıcıların açık olması sayesinde fazlasıyla uyanık olma hali.

Hipnozla doğum, özetlemek gerekirse, hamileliğin tamamında ve doğumda kadının korkularından arınmasına odaklanıyor. Çünkü anne endişesiz, ağrısız, doğumu da acısız olursa, bu bebeği de olumlu yönde etkiliyor.

Uzmanlara göre hpynobirthing ‘derin gevşeme’nin felsefe edinildiği bir doğum şekli. Sakinlik ön planda. Hamilelik sırasında zihin ve vücut, özel bir eğitimle doğuma hazırlanıyor.

Anne-baba adayı, aylar öncesinden gevşeme teknikleri, nefes alıpverme, doğumda bedeni nasıl rahatlatacaklarına ilişkin bir eğitim sürecinden geçiyor.

The Sun Gazetesi’nin haberine göre Düşes Kate Middleton ve eşi Prens William da hamileliğin başlangıcından itibaren özel eğitimlerle hypnobirthing’e hazırlanmışlar.

Böylece sadece doğum mucizesini yaşamakla kalmamış, her an her sürecin de farkında olmuşlar. Middleton’ın, doğuma girişini ve oğlunu kucağına aldığı anı ‘sabır, sakinlik, coşku, nefes ve buluşmanın zarafeti’ şeklinde tanımlaması, tesadüf değil.

Acının sorumlusu, bilinçaltı

Hypnobirthing, sadece bu konuda eğitim alarak uzmanlaşmış kadın doğum uzmanlarının uygulayabildiği bir teknik. Türkiye’de bu yöntemi yıllardır uygulayan Dr. Hakan Çoker “Aileler, bu yöntemi uygulayarak daha bilinçli ve farkında bir doğumun kapılarını açar.

Doğuma hazırlanan anne adayının korkularından kurtulması ve içinde zaten var olan doğum yapma güdüsünü keşfetmesi için derin gevşeme, rehber eşliğinde imgeleme ve hipnoz kullanılır.

Hipnoz sırasında anneye telkin edilen acıyı hissetmeme ve doğacak bebeğine odaklanmadır.” Dr. Hakan Çoker’e göre daha fazla ağrıya neden olan, hatta doğumu engelleyen korkular bilinçaltında gizli.

Bilinçaltı, doğumla ilgili bilgileri depolamaya hamile kalındığı gün başlıyor. Anne adayının arkadaşlarının anlattığı her kötü doğum hikayesi, hamilenin bilinçaltında ağrı ve sızı olarak yer ediyor. Annenin ağrıları bebekte de ileriye dönük arızalar bırakabiliyor.

‘Ikınma’ değil, ‘yol verme’

Hamile ve doğum psikoloğu Neşe Karabekir de hypnobirting yöntemini benimseyen isimlerden. Psikolog Karabekir “Sakin ve rahat bir doğum için ilk yapılacak şey, korkuların da negatif duyguların da açığa çıkarılarak temizlenmesi” diyor ve devam ediyor;

“İşte hypnobirthing bu aşamada devreye giriyor. Sistem, pozitif kelimelerle çalışır. Bu yüzden ‘sancı’ yerine ‘dalga’, ‘ıkınma’ yerine ‘bebeğe yol verme’ diyoruz.

Bu sayede anne acıyı hissetmez, gereksiz stres yaşamazsa yeni doğan da olumlu, gülücükler saçan, neşeli bir bebek olur. Bu doğum şekli bebeğin tüm hayatını etkiler.”

Hipnozla doğumun AVANTAJLARI

-Korkunun neden olduğu ağrı, doğumun hiç bir aşamasında yaşanmaz.

-Kimyasal ağrı kesiciler ya kullanılmaz ya az miktarda alınır. Anne ve bebek daha uyanık olur.

-Doğumun birinci fazı (açılma) birkaç saat kısalır. Böylece doğumun toplam süresi kısalmış olur.

-Anne adayı sancının yol açtığı yorgunluğu duymayınca doğum anı için gereken enerji, uyanıklık ve tazeliği kaybetmemiş olur.

-Kısa ve sık nefes alımı sonucu annede oluşabilecek, bebeğe de zarar verebilecek hiperventilasyon (bayılma hissi) önlenir. Sonuçta oksijen eksikliği nedeniyle bebeğin kalp hızında sorun yaşanmaz.

-Anne-bebek-baba arasındaki ilişki güçlenir.

-Lohusalık dönemi kısa sürer. 

-Baba adayı doğuma aktif katılıp anneye yardımcı olabilir.

(27.07.2013 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)