Dizilerdeki savcıların can güvenliği yok!
19 Şubat 2011

Dizilerdeki polislerin olağanüstü yeteneklerini bir kenara koyarsak, savcıların ne kadar rahat dolaştıklarını görüyor musunuz ortalıkta... Şu anda adalet mekanizmasının odağında duruyor hepsi oysa. Yani sürekli bir baskı ve tehdit altındalar... Öyle dizilerde anlatıldığı gibi elinde çanta olay yerine intikal edemiyorlar rahatça. Hepsinin bir ya da birden fazla koruması var... Hal durum böyleyken gerek Kurtlar Vadisi’nde, kimi zaman Behzat Ç.’de ve çoğunlukla diğer polisiyelerde elini kolunu sallayarak gezen savcıları görmek hakikaten tuhaf oluyor; benden uyarması..

[[HAFTAYA]]

Mehmet Akif Turgut kimdir?

Kurtlar Vadisi senaristi Mehmet Akif Turgut önceki gün yaşamını yitirdi. İlk bölümlerinden itibaren kırk kadar bölümde imzası vardı Vadi’nin senaristinin... Mevcut işler içinde Kadınları Anlama Kılavuzu (Cine 5) isimli dizinin de danışmanlığını yapıyordu. Ekmek Teknesi’nde hâlâ bir şeylere gülüyorsak mürekkebinin gücünü de az çok anlayabiliriz... Ama kimse onun ölümünü büyük puntolarla haber yapmaya değer bulmadı. Önceki akşam Mehmet Akif Turgut anısına armağan edilen Kurtlar Vadisi Pusu (atv) dışında da göremedik ismini... İsmi merak edip internete girenler ilk kez duydu onun bir senarist olduğunu. Ve belki de hiç tanımadığı bir insana üzüldüğü kadar üzüldü öldüğüne... Böyle bir dünya işte “dizi” dünyası. Hayatımızın odağına aldığımız dizileri mesela sadece oyunculardan ibaret sanmamıza yol açabiliyor. Kandırıyor bizi vitriniyle... En azından böyle inandırıcı vitrinler dizayn ettiği için unutmayacağım Turgut’u. Nur içinde yatsın...

Orkestra hak ettiği yerde duruyor

Arım Balım Peteğim (TNT) orkestrası şu ana kadar ekranda gördüğüm minik çaplı orkestraların en iyisi. Önceki gün Ferhat Göçer’le kırk yıldır çalışıyormuş gibi hayat verdiler melodilere... O değil de, ekranda ilk kez kenara atılmamış bir orkestra gördüm ben, Arım Balım Peteğim’de. Malum bu türden programların çoğunda hep kenarda köşede durur orkestra... Bunda ise sanki gazino ortamıymış gibi direkt izleyicinin karşısına konmuş. Bana göre iyi olmuş. En azından müzisyene hakkını teslim etmek, sanatçıya sanatçı gibi davranmak açısından...

İçerik de düzelir mi?

+18 isimli dizinin yayından kaldırılacağını yazdı internet siteleri. 7 bölüm anlaşması varmış. Sonunda Show TV ile kesin olarak ayrılacakmış yollar... Henüz kanaldan da yapımcıdan da yapılan bir açıklama yok. Ama şu var; dizi özellikle ışığını ve sesini gözle görülür oranda düzeltti... Montajda renk basılınca mekan ortaya çıktı, oyuncuların yüzlerindeki gölgeler azaldı. İşin teknik kısmı iyileştirildi yani... Ah bir de içerik iyileşebilseydi; “+ 18 bölüm daha” çıkardı en azından..

Fatmagül’ün ellerine dikiz...

Fatmagül’ün Suçu Ne (Kanal D), önceki akşam bölüm boyunca bir yüzük bilmecesi yaşattı bize. Fatmagül, evlilik yüzünü takacak mı, takmayacak mı? Taktı sonunda. Ama o an ortaya ilginç bir gerçek çıktı. Bir taşra kızı olarak Fatmagül’ün ellerinin ne kadar pürüzsüz olduğu gerçeği? Eğer Fatmagül, “Norveçli balıkçılar gibi” günde beş kez filan krem sürüp, maniküründen ödün vermiyorsa sahnede bir sıkıntı yok diyebilirim. Ama değilse; ben o kadar pürüzsüz bir ev kadını eli görmedim hiç... Bir de demirci ustası Kerim’in elleri var tabii. O da birkaç bölümdür dikkatimi çekiyor ne yalan söyleyeyim; hiç mi nasır olmaz be birader demiri döven ellerde?

BARIŞ MANÇO FİLMİNE NE OLDU?

Okur Pınar Kalav merakta. Rahmetli Barış Manço anısına, onun hayatını anlatan bir film çekilme kararı alınmış. Hatta bunun için bir senaryo yarışması düzenlenmiş... Ama ne yarışma koşulları, ne jürisi, ne de kazananı açıklanmış şu ana kadar. Yapımcı şirket Manço hayranlarını öteleyip duruyormuş... Anladığım kadarıyla proje yatmış olmalı. Ama projeye imzasını atan şirket sıradan bir şirket olmadığı için (isim vermeyeceğim) en azından meraklılarına bir duyuru yapılmalı... “Filmi erteledik” ya da “Vazgeçtik çekmekten” gibi..