Dizilerde aklıma takılan sorular!
12 Şubat 2011

Televizyon eleştirmenlerinin işi meseleleri sıradan izleyicinin bir adım önünden takip etmek değildir. Bizler de sıradan bir izleyici gibi TV izleyip, herkesin merak ettiği soruların peşine takılırız... Bu yüzden bu köşeler, “aynı şeyleri mi merak ettik, aynı hataları mı yakaladık?” şüphesi içindeki milyonların iç sesidir aslında. Bizim işimiz sadece bu sesi duyulur kılmaktır... Bu mesleki tarifi zorunlu olarak not düştükten sonra önceki geceden aklımıza takılan sorulara geçelim...

[[HAFTAYA]]

Kurtlar Vadisi Pusu’da (atv) Mısır devrimini televizyondan izleyen Aron Feller ve kankalarının patlamış mısır yemeleri ABD’ye sıkı bir gönderme değil midir? Kanal D’nin erken finalle sona eren Şüphe dizisinin finali izleyicinin içinde müthiş bir şüphe yaratmamış mıdır? Katil kimdir gerçekten? Ezel (atv) dizisinde Kenan Birkan’ın evi olarak gördüğümüz mekan Öyle Bir Geçer Zaman ki (Kanal D) dizisinde Ali kaptan ve Caroline yengemizin nişan yaptığı ev değil midir? Yine Kurtlar Vadisi’nde yatakta şair gibi konuşan Ersoy Uluğbey’e gerekli olan kan, şoförü tarafından verilirken “Daha önce de o bana kan vermişti” yanıtıyla kan grubu uyuşmuştur denebilir mi? Bazı kan grupları herkesten kan alabilirken herkese kan veremiyordu bildiğim kadarıyla; yanlış mıyım? +18 (Show TV) dizisinde Aysun Kayacı’nın canlandırdığı “sarışın aptal kız” tiplemesi oyuncunun daha önce oynadığı dizilerdekinden farklı mıdır? Aysun Kayacı komedi dışında bir alanda oyunculuk yapamaz mı? Muhteşem Yüzyıl’da Halit Ergenç’in konuşma stiliyle Bitmeyen Şarkı’da oynayan eşi Bergüzar Korel’in konuşma stili ne kadar andırıyor birbirini. İnsanlar yıllar içinde hakikaten eşlerine mi benziyor? Bunlar aklıma ilk gelen sorular. Yanıtlarını herkes kadar biliyorum. Herkesten daha fazla değil. Bu beni TV eleştirmeni yapar mı? Evet; çünkü TV izleyen herkes eleştirmendir artık bu ülkede!

Cüneyt’in suçu ne?

Cüneyt Özdemir bir banka reklamında rol aldığı için özetle gazetecilerin reklamlarda oynamasını düzenleyen ilgili RTÜK maddesinden ekranlara ceza yağdı... Kısacası gazeteci reklamda oynayamazmış. Aslında maddeyi incelediğinizde bir sürü boşluk var. Artık onları bulmak kanalların avukatlarına kalmış. Sorun da bu değil zaten... Ana haber bültenlerinin önünde kanalın mikrofonunu taşıyan bir sözde muhabire markayı anlattıran tanıtıcı reklamlar var. Peki, onlar ne olacak? Gazetecinin reklamda güvenilirlik gücünü kullanmasını engelleyen RTÜK söz konusu bizzat haber merkezinin gücünü kullanan bu tanıtıcı reklamlara ne diyor; hakikaten merak ediyorum...

Mali’nin saçlarına dikkat!

TNT kanalında Açıl Susam Açıl yarışmasıyla ekrana geliyor Mehmet Ali Erbil. Belki hâlâ duymamış olanlar vardır diye düşüyorum bu notu... Meseleye gelelim. Mali’ye mizah alanını kısıtlayan bu tarz yarışmalar yakışmıyor. Yarışmanın bir bölümünde talk show sunucusu gibi konuklarıyla laflıyor Mali. Üstelik oturarak. Oturmanın yakışmadığı tek adamdır aslında Mali; haksız mıyım? Eksen böyle kayınca yarışmada haklı olarak bir performans kaybı, bir odaklanma sorunu yaşanıyor. O zaman da ne yapıyor izleyici; ayrıntılara bakıyor... “Dikkat ettiniz mi Mehmet Ali Erbil’in saçları bembeyaz olmuş. Hem de iki ayda. Gafı çok pahalıya patlamış Erbil’e” diye tespit yapabiliyor mesela...

Birand ve sıcak gelişmeleri

Sıcak haberle bültene başlayan Mehmet Ali Birand “Mısır’da Hüsnü Mübarek’in istifa edebileceği sinyalini” anlatıyor izleyiciye... Bir sürü kelime farklı anlamlarla çıkıyor ağzından. Ben bu halinden müthiş keyif alıyorum. Ama aynı duyguyu izleyicinin yaşadığına emin değilim... “Birand ne deyince, aslında ne demek istemiştir?” minvalinde hazırlanmış bir sözlük zorunluluğu oluşuyor sanırım; özellikle de sıcak haberlerde... Birand’ın dediği gibi, “Bunu da son dakika halinde vermek isterim” tatlı bir uyarı anlamında...

Haysiyet kaç paradır?

Fatmagül’ün suçunun ne olduğunu anlayamadan “bir insan nasıl karaktersizliğe doğru evrim geçirir?” onu göreceğiz sanırım Fatmagül’ün Suçu Ne dizisinde... Son iki bölümdür hikaye Fatmagül’den çok haysiyetini bavul dolusu paralara satan eski nişanlısı Mustafa’nın etrafında dönüyor... Mustafa ve Yaşaran Ailesi’nin arasındaki para/şantaj/diyet ilişkisi tüm hızıyla sürerken, tecavüze uğradığı için nişanlısını terk eden bir erkeğin paraya boğduğu mevcut sevgilisi bir hayat kadını aslında... Küçümsemek için söylemiyorum yeminle. Ama bana çok tuhaf geliyor bu çelişki. Paranın gücünü göstermesi anlamında da yeterince samimi buluyorum, onu da not düşeyim...