Yeni Yazısı > Dizi olarak kalabilecek mi? - 18.12.2009

Dizi olarak kalabilecek mi?
18 Aralık 2009

Hakikaten TRT için bir mucize gerçekleşti. Sakarya Fırat isimli Osman Sınav dizisi önceki akşam cehennem hattından başarıyla çıktı...

Yeni bir dizi yayınlayacaksanız, uzak durmanız gereken tek gece çarşambaları. Nedeni basit; yapraklar dökülüyor orada. Ve Yaprak Dökümü’nün karşısına kim dikilirse sonu oluyor. Bu yüzden yayıncılar hep tedirgin...

Ama Sakarya Fırat, hem Galatasaray maçı, hem Yaprak Dökümü, hem de alanı parsellemiş diğer yapımlar karşısına kahramanca dikildi önceki gün...

Arkasına aldığı Nefes rüzgarını iyi kullandı dizi; bütün büyük kentlerin reklam panolarındaki duyurularını ve bir de Osman Sınav’ın dizilerinden alışık olduğumuz iyi oyuncular güruhunu...

Dizinin olağanüstü bir tarafı yok. Sınav dizilerindeki kimi zaman ucuz kahramanlığa varan hafifliklerin olmaması dışında. Mehmetçik’in çatışma bölgesindeki durumunu samimiyetle anlatıyor hatta...

Fakat çok kritik bir zamanda geldi ekrana Sakarya Fırat. Kamu ekranından pompalanan liberalizm söylemine damarlı bir yanıt gibiydi ilk bölümünde. Savaşı, terörü, milliliği anlatıyordu...

Tam da açılım zamanında bu haliyle devam edemeyeceğini biliyoruz hepimiz. Bir dönem sonra konunun “açılan söyleme doğru” yanaşacağını da...

Bir dizi mi yoksa popülerleşen bir söylemin propaganda aracı mı, birkaç bölüm sonra ortaya çıkacak; Sakarya Fırat’ın var oluş nedeni. Dilerim nerede o ilk bölümler dediğimiz diziler kervanına katılmaz o da...

Gaf Kürsüsü’ne kendisi oturacak...

Mehmet Ali Birand gecesiydi çarşamba. Kendisi Abbas Güçlü’de (Kanal D) üniversitelilerin sorularını samimiyetle yanıtlıyordu. Bir önceki konukluğuna göre daha sakindi. O da, Marmara Üniversitesi öğrencileri de... Birand’ın taklitleri de Birand tarafından yönetilen CNN Türk’te Saba Tümer’in konuğuydu. Çok Güzel Hareketler Bunlar serisinin Birand karakteri Metin Yıldız döktürdü yine.

Sadece o mu; bir ara bütün BKM Mutfak ekibi ünlü anchormanin taklidini yapmaya başlayınca, Saba kaçacak delik aradı...

Bir de Yüksel Aytuğ’un (KanalTürk/ Medyatik) programında anıldı Birand. İsim vermeden ama...

Acun Ilıcalı’nın yarışmasına Michael Jackson performansıyla katılan 12 yaşındaki kekeme çocuğu “Yakında Kanal D ana haberi sunabilir” diye anons etti Yüksel...

Lafı getirdiği yer belliydi. Mehmet Ali Birand ve Deniz Arman. Peki iyi bir espri miydi; evet. Kendini, kendi köşesindeki Gaf Kürsüsü’ne oturtacak kadar iyi (!) espriydi hatta...

Sadece NTV hatırladı

Ali Taygun’u yitirdik. Tiyatro, sinema ve kısmen dizi sektörünün çok önemli bir ismi çekip gitti aramızdan... Sadece aldığı eğitimle bile mevcut sistemin yıldızlarını beşe katlayacak büyük bir ustaydı. Ama ölümü kimsede etki yaratmadı. Önemliydi oysa... Sadece NTV’nin Gece Gündüz isimli kültür/sanat kuşağında el sallandı büyük ustaya. Bu yazıdan, ve benzerlerinden sonra ayacaklar duruma bazıları. Ve şişirilmiş methiyeler dizecekler hakkında... Benim gözüm unutmayanı gördü; NTV. Alkışlamaya kafi. Gideni de göreni de!

Dağılın ulennnnnn...

Medyatik’ten devam edelim. Rıdvan Dilmen ve Helin Avşar dışındaki konuklardan ikisi Haneler kabaresinin (Kanal D) parlayan yıldızları Yaban ve Pınar karakterleriydi. Gerçek hayattaki isimleriyle Fırat Doğruloğlu ve Boncuk Yılmaz... Türk sinemasının Kadir İnanır ağırlıklı klişelerinden yola çıkarak canlandırdıkları karakterlerin nasıl fenomen olduğunu anlattılar genç oyuncular... Yeni nesil oyunculardan aklı başında kadrosundan olan bu iki genci müthiş bir sürpriz bekliyordu programda. Kadir İnanır canlı yayına bağlandı ve başladı saydırmaya... Genç oyuncular bir ustanın ağır eleştirisine, üstelik canlı yayında yakalanınca ciddi sıkıntı yaşadılar. Hatta Fırat’ın ağzı öyle kurudu ki sürekli su içip durdu... Neden sonra, telefondaki sesin Yavuz Seçkin olduğu ortaya çıktı. Muhteşem bir taklit performansıydı. Öyle ki, stüdyoda şok sonrası sinir boşalması oldu. İyi bir fikir olarak not düştüm ben de defterime...

Sabiha Akdemir’in seçimi...

Sabiha Akdemir’in TRT ekranından çekildiğini yazmıştım dün. Büyük gürültü koptu. Ve ünlü sunucunun ne yapacağını da not düşeceğimi söylemiştim. Devam edeyim öyleyse... Sabiha Akdemir için TRT içinde iki yeni proje var. Kuşak programı değil ikisi de. İlki bir siyasi belgesel, ikincisi ise bir gezi kültür programı... Yeni yıldan itibaren ekranda olması düşünülüyor bu projelerin. Bunları Sabiha da biliyor. Ama bilmediği; iki büyük özel kanaldan kendisine gelecek olan kuşak programı teklifleri...

Tüm gün izleyicide kayıp yaşayan iki özel kanal, kamu televizyonunda iyi reytingler alan Sabiha’nın ismi üzerinde netleşmiş durumda. Ve ilk teklif haftaya geliyor Sabiha’ya...

Kabul edecek mi; bilmiyorum? Ama netlikle söyleyebilirim ki, bu köşede fısıltıyla başlayan rüzgar mutlaka fırtınaya dönüşür.

 Göreceksiniz!