Yeni Yazısı > Diyanet'ten endişelilere mesaj - 04.02.2011

Diyanet'ten endişelilere mesaj
04 Şubat 2011

Diyanet İşleri Başkanlığı çok büyük, etkili ve güçlü bir kurum. Fakat Diyanet’in önemi ve fonksiyonuyla ilgili olarak kafalar hayli karışık. Türkiye gibi laik bir devlette Diyanet gibi bir örgütlenmenin gereksiz olduğunu söyleyen de böyle düzenleyici bir yapının olmaması halinde bir tür mezhep çatışmasının çıkacağını iddia eden de var.

[[HAFTAYA]]

Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun görevden ayrılmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı’na, geçen kasım ayında Prof. Dr. Mehmet Görmez atandı. Arapça ve İngilizce bilen, akademik çevrelerde saygın bir ilahiyatçı olarak tanınan Prof. Görmez, Diyanet’te daha önce dış ilişkiler görevini yürütüyordu. Prof. Dr. Mehmet Görmez’le dün Ankara’daki Bilkent Otel’de kahvaltılı bir toplantıda buluştuk. Görmez, hem Diyanet’in yeni vizyonunu anlattı hem de güncel konularla ilgili sorularımıza yanıt verdi.

Görmez özeleştiri yaparken kadınlara hizmet götürme konusunda çok geride kaldıklarını, bugüne kadar ihmal ettikleri iş dünyasıyla da artık işbirliği yapmak istediklerini söyledi. Sakin ve dengeli bir üsluba sahip olan Prof. Dr. Görmez, bende olumlu bir izlenim bıraktı. Diyanet İşleri Başkanı’nın sorularımıza verdiği yanıtları özetliyorum:

ENDİŞEYE MAHAL YOK:

Bu topraklarda ne endişeli modernler ne de endişeli dindarlar olsun istiyoruz. Kimsenin kimseden endişe etmediği bir ülke olsun. Bütün çabamız bu yönde. Dindarlık-modernliğin karşıt iki kutba ayrılması değil. Belki bunu bir takım sosyolojik çalışmalarla ortaya koymak gerek. Konunun siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel boyutunu bir kenara bırakarak Diyanet’in sorunu çözmesi beklenemez. Biz bu endişeleri ortadan kaldıracak ortak bilincin oluşması için çalışabiliriz.

EN ÖNEMLİ HİZMET KUSURUMUZ KADINLARA:

Diyanet’in en önemli hizmet kusuru kadınlara yönelik. Camileri kadınların izbe mekanlarda ibadet edecekleri şekilde sürdürüyoruz. Onların da minber kubbeye katılımını sağlayacak yeni cami projelerimiz hâlâ yok. Ama kadınlara yönelik şiddet, ayrımcılık, erken evlilik gibi konularda pek çok da iyi proje gerçekleştirdik. 11 kadın il müftü yardımcımız var. Müftülükler artık kadınların da uğrak yeri. 60 ilde aile kadın bürosu kurduk. Yaygın Eğitim Daire Başkanlığı’na bir kadın getirdik.

KÜRTÇE VAAZ:

Kürtçe vaaz konusuna “Kur-an’ın ilahi vahyin Kürtçe’ye çevrilmesi değil, her dile ve lehçeye çevrilmesi yönünden” bakıyoruz. Herkesin rahat anlayacağı anadilde bir iletişime geçmesi esastır. Hiçbir ilahiyatçı etnik-ırk temelinde yaklaşamaz. Ama mesajların her dile çevrilmesini sağlar ve ister.

HİZBULLAH ve PKK TEHDİTLERİ:

Din hizmetleri yürüten insanlara tehditkar konuşmak, o hizmetlere yanlış alternatifler hazırlamak kabul edilemez

MISIR’DA YAŞANAN OLAYLARDA DİN ETKİSİ VAR MI?:

Çağdaş dünya bir çıkmazda. Dünyada şöyle bir yanlış yaklaşım var: Konunun dini bir boyutu varsa, siyasi-kültürel ekonomik talepler dışında konuyu değerlendirmek Batı dünyasının handikapıdır. Dünyada yaşanan olaylarda din boyutu en azdır; sosyal, kültürel, ekonomik boyutu daha çoktur. Irak ve Afganistan’da yaşanan trajediler bu ülkede yaşanmasın. Kardeş kanı dökülmeden bu badireleri atlatmalarını diliyoruz

DİYANET’TE YENİ SÜREÇ:

in İşleri Yüksek Kurulu akademi gibi çalışacak. Din İşleri Genel Müdürlüğü daha sosyal içerikli din hizmetlerine yoğunlaşacak. Biz sosyal hayatın yaralarının da sarılmasını her zaman bir din hizmeti olarak gördük.

SİYASETTEN BAĞIMSIZ OLACAK:

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın siyaset dışı ve üstü konumu kurumsallaşmıştır. Başkan değişir, yöneticiler değişir ama değişmeyen şey siyaset dışı olmasıdır, gündelik politika dışı olmasıdır. 100 bin personel var. Hizmet kusuru, kazaları olabilir ama bütün Diyanet’e mal edilmesi haksızlıktır.

İŞ ADAMLARIYLA İŞBİRLİĞİ BAŞLIYOR:

Toplumun her kesimi ile iletişim kuracağız. Akademisyenler ve iş dünyası ile buluşacağız. Katkı ve eleştirilerini alacağız. Dinle mesafeli kurumlarla da görüşmek istiyoruz. İslam’ın içinde farklı yorum çevreleri var. Ne kadar farklı yorumlar varsa, bir o kadar da birleştiren ortak değer ve inançlar bulunuyor. İş dünyası din raporları yayınlıyor. Biz de onlarla görüşüp dinlemek istiyoruz.

CAMİ MİMARİSİ ESTETİKTEN UZAK:

Cami mimarisi bir sorun. Estetik kaygılardan uzak cami yapıları var. Bu kadar mühendislik, mimarlık fakültesi var, mabet mimarisi ile ilgili ne yazık ki bir açılım gelmedi.

İSLAM KORKUSU:

İslam dini, psikolojik rahatsızlık olan fobi ile, yani korkuyla anılır oldu. ‘İslamofobi’nin ortaya çıkmasında bizim hatalarımız yok mudur? Vardır. Ama küresel hataları da görmek gerek. Misyonerlik, Diyanet’in geleneğinde yoktur, hiçbir zaman da olmayacaktır.

ESKİYEN DİL İTİRAFI:

Kullandığımız dil eskidi. Bugünün kuşaklarına hitap etmekte sıkıntı çekiyoruz. Dini anlatanların dilini değiştirmesi gerek. Aralarında 1-2 yaş olan çocukların bile kuşak farkı var artık. Eskiyen bizim dilimizdir. Dinin kaynakları değil.

HUTBELER YÖNLENDİRİLEMEZ:

Diyanet’in özgür bir yapısı var. Hiç kimse bize “Şu hutbeyi şöyle hazırlayın” diyemez. Bundan sonra da diyemeyecektir. Biz toplumun ihtiyaçlarına göre bunları belirlemek zorundayız.

DİNİ AZINLIKLARA SICAK MESAJ:

Dini azınlıkların inanç özgürlükleri üzerinde baskıyı kendi inancımız üzerinde baskı gibi görürüz. Dini özgürlüklerin sağlanmasında bizim görevlerimiz var.

ZORUNLU DİN DERSİ SÜRECEK:

Zorunlu Din Kültürü Dersi devam etmeli. “Din eğitimi ile Din Kültürü dersi birbirinden farklı şeyler” demeye devam edeceğiz. Dine inanmayan bile onun bilgisine sahip olmalı.

ALEVİLER:

Alevi Çalıştayı’nın nasıl sonuçlanacağını bekliyoruz. Ama Madımak Oteli’nin öfke mekânı olmaktan çıkarılmasını önemsiyoruz. Din kültürü ahlak bilgisi kitabına Alevilik bilgilerinin eklenmesini olumlu buluyoruz.

TÜRBANDA GÖRÜŞ AYNI:

Semboller üzerinden tartışmalar, gerginlikler üretmek çağdaş dünyaya yakışmıyor. Hem inanç hem de insan hak ve hürriyetleri bağlamında konu değerlendirilmeli.