Yeni Yazısı > Deveye hendek atlatmak budur - 07.12.2009

Deveye hendek atlatmak budur
07 Aralık 2009

Onüç yıllık evliyiz, bir de çocuğumuz var. Birini evlat edinmek istiyoruz. Edinebilir miyiz? L.L.

Doğrusu bu kadarcık açıklama ile size olumlu veya olumsuz yanıt veremem. Zira, küçük çocukların evlat edinilmesi farklı, reşit olanların edinilmesi farklı esaslara bağlandı. Küçüğü evlat edinmek istiyorsanız evlilik beş yıldan fazla sürmüş olmalı. Bu sizde var, sonra otuz yaşını doldurmuş olmalısınız, tahmin ediyorum bu şart da tamam. Evlat edineceğiniz çocuk sizden onsekiz yaş küçük olmalıdır. Bu şart sizde var mı bilemiyorum. Bitmedi bu çocuğa bir yıl müddetle bakıp eğitmiş olmanız gerekmektedir, bu tamam mı? Tamam değilse bir yıl bakın ve eğitin. Sonra geliyorum en ince noktaya. Sizin çocuğunuz var, bu halde bir şart daha var: Bu evlat edinme nedeni ile ‘Evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi’ de gerekir. Bu ne demek? Mesela sizin evladınız sizin mirasınızdan bir miktar mahrum olacak, bu kaçınılmaz. Peki o halde evlat edinenin çocuğunun hakları hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmiyor mu? Zedeleniyor. O halde evlat edinmeyi temelden yok etmek gerekmiyor mu? Aslında gerekiyor da gel çık işin içinden. Yani evlat edinmek deveye hendek atlatmak. Peki geleyim reşit birini evlat edinmek istiyorsanız ne yapacaksınız? Buna hiç yanaşmayın, zira çocuğunuzun varlığı buna mani.

Sorgu ne kadar sürer?

Toplumu yakından ilgilendiren duruşmalar yapılmıştır ülkemizde. Bunların başında 27 Mayıs darbesi sonrası yapılan Yassıada duruşmaları vardır. Bunlar banda kaydedilip akşamları radyodan yayınlanmıştı. O devirde ülkede televizyon olmadığı için ancak radyodan özetleri yayınlanır, mahkeme başkanının sert tutumu ilgiyle izlenir, duruşmaya özel izinle giden izleyenlerin sık sık toplu halde gülme krizi yaşadıkları görülebilirdi. Bu duruşmalar mahkeme ciddiyetine yakışmayan biçimde sürdürülür toplumun tepkisini çekerdi. Bu kadar toplumu yakından ilgilendiren duruşma sayısı azdır. Günümüzde toplumu çok yakından ilgilendiren duruşma Silivri Cezaevi içinde görülen duruşmadır. Yayın yasağı nedeni ile televizyonlarda izlemek, hatta fotoğraflarını görmek mümkün değil ama haber olarak gazetelerde okunduğu gibi mesleki çalışmalarda gelişmeleri izlemek mümkün. Toplumu yakından ilgilendiren ve çok önemli bir olay olduğu için gazetelerde sayfa sayfa yer alan son günlerin gelişmesi kuvvet komutanlarının sorgusudur. Sorgunun on saat sürmüş olması dikkatimi çekti. CMK hükümleri içinde bir madde var. Şöyle diyor: “Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilaç verme, YORMA, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.” Burada sorulması gereken soru bir insan on saat süresince sorguya çekilebilir mi? Bu husus yukarı maddede geçen YORMA kapsamında düşünülemez mi? Bir kimse eğlence ortamında dahi on saat oturamazken sorgu ortamında geçen on saatin nasıl bir travma olduğu düşünüldü mü? Merakım bu.