Yeni Yazısı > Derdiolan sokakta oturuyor! - 10.06.2014

Derdiolan sokakta oturuyor!
10 Haziran 2014

Güneydoğulu anneler ilk kez isyanlarına sonuç alınca kalabalıklaştılar. Hepsi çocuğunu istiyor.

[[HAFTAYA]]

Diyarbakır Belediyesi’nin önünden kovulup karşı kaldırımda oturma eylemine devam eden anneler açlık grevine başladı. Çünkü artık kimseden korkmuyorlar! Ne devletten ne örgütten! Çocuklarını istiyorlar. Ve unutmayın ki anneler için çocukların yaşı yoktur. Onlar her yaşta analarının kuzusu, babalarının evladı, çocuğudur. Onun için dağdaki 18 yaşın altı masalı da masal masal matitas. Eylemin başında bir BDP’linin de de dediği gibi, “Hadi dağa gidip hepsini indirelim! Bütün çocukları, bütün gençleri!” Dağda yaşlı yok. Dağda yaşama süresi 3 yıl. Hangi ana babanın gönlü razı olur buna? Ve şimdi bütün o atılan “bunlara hükümet para verdi” yalanına dövünerek orada bekleşiyorlar. Çünkü bir mucize oluyor; önce bir oğlan, sonra biri daha, sonra üç kız ailelere geri veriliyor! Ve şimdi herkes o ailelerin arkasında. Her anne, her baba, çocuklar hangi biçimde çıkarsa çıkmış olsun, dağdan inmesini istiyor.

Karanlık: Adalete fener yak!

Ankara’da, Anayasa Mahkemesi’nin önünde de gece gündüz nöbet tutan bir kalabalık var: Onlar da Adalet Nöbeti’nde. Başka hükümranların başka oyunlarıyla Beşiktaş pususunda kaptırıp Silivri tiyatrosunda ellerinden yitip giden babalarını, kocalarını, oğullarını istiyorlar! Bir de kadın var içlerinde: Emekli albay. Balyoz Davası’nın unutulup gitmiş, içerde yalnız başına kalakalmış tek kadını, İnkilap Tarihi dersleri veren Albay Berna Dönmez!

Fenerini alan geldi

Darbe yapacakmış da onun için yatıyor! Önce “Özel Yetkili” mahkemelerde yediler tokadı. Delil yoktu, tanık yoktu. Koskoca bir düzmece. Yine de mahkum oldular. Sonra Yargıtay ikinci tokadı attı. En çok canlarını acıtan da kendi silah arkadaşlarının tavrı oldu. Hadi o düzmece CD’lere düzmece raporlar gelmişti düzmece yerlerden de, Genelkurmay’ın bir binbaşıya görev verip hazırlattığı rapora ne demeliydi? Bütün iddialar çürütüldü. Uluslararası bilirkişiler, CD’lerin içine ekleme yapıldığını kanıtladı. Başbakanlık bile ‘kumpas’ dedi. Ama kılıfına uydurup içeri atarak mahkum ettikleri insanları, kılıfına uydurup çıkaramadılar bir türlü. Anayasa Mahkemesi’nin önünde bekliyor onlar da. Yağmur, sıcak, soğuk demeden. Onlar Adalete Fener Yakanlar!

İstiklal Caddesi

Başkaları da var sokakta; Cumartesi Anneleri. Pınar Selek’e adalet isteyenler. Adalet arayan işçi aileleri. Sokaklar kalabalık, çünkü adalet yok!

Güneydoğu niye karıştı?

Çözüm süreci başladığından beri Kürtlere sorarsanız çok da fazla yol alınmadı. Sadece çatışmasızlık ortamı. Türklere sorarsanız, çok fazla yol alındı. Ama ne iyi ki çatışmasızlık ortamı. Başbakan, seçim öncesi Kürtleri ve Türkleri kızdırmamak, her iki tarafın da oyunu almak için ip cambazı gibi! Yaparmış gibi yapıp yapmıyor. Kürtler ellerini güçlendirmek için sokağa iniyor, olaylar çıkıyor. Ve akiller diyor ki “Her uzlaşma öncesi böyle olur.” Bu tiyatroda bari kan dökülmesin. Hiç olmazsa trajediye dönüşmesin!