Yeni Yazısı > Deli saçmaları - 15.10.2010

Deli saçmaları
15 Ekim 2010

Aradan 170 yıl geçmedi ki... Sadece 17 yıl geçti... Özal’ın öldüğü günü ve ânı bilenler, henüz hayatta... Çağırıp sorsanız ya:

- O gün köşkte sahiden ambulans ve doktor yok muydu? Sedye yok muydu? Özal’ı, sürükleyerek çıkaranlar, onu hangi arabaya bindirdiler? Bindirenler kim?

Çağırıp sorsanız ya.

***

Bir limonata lafıdır gidiyor. Hangi sergi, hangi kokteyldi o? Kim servis yaptı. Limonatayı kim hazırladı? Çağırıp sorsanız ya... Özal, limonatayı sevmediği halde niçin içti? Israr mı edildi? Israr eden kimdi?

Bu adamlar herhalde yaşıyor. Onları bulup konuşsanız ya...

[[HAFTAYA]]

Kokteyle gitmesi için ısrar edilmiş, öyle mi? Cumhurbaşkanlarına böyle şeyler empoze edilir mi? Kimmiş o yırtık herif? Ona ulaşmak çok mu zor? Bulup konuşsanız ya. Sorup soruştursanız ya.

Hastanede, içinde Özal’ın kanı bulunan tüp kırılmış. Kim kırmış? Hademe mi? Doktor mu? İsmi ne?

 ***

Bütün bu bilgiler, şimdiye kadar zaten toplanmalıydı.

Madem yüreklerde bir şüphe var, bir polis hafiyesi titizliğiyle bütün bu araştırmalar yapılmalıydı.

Fakat hayır.

Görülüyor ki 17 yıl hiçbir şey yapmamışlar, kıllarını kıpırdatmamışlar.

Sadece ara sıra -periyodik olarakortaya çıkıp Özal öldürüldü demişler ve geri çekilmişler. Bir süre sonra tekrar ortaya çıkıp Özal öldürüldü demişler. Yine bir süre sonra haydii, Özal öldürüldü.

E yeter ama.

Bir dahaki sefere, lütfen bazı bilgilerle, bazı şahitlerle gelin...

Hiç değilse elle tutulur bir iki bulgu olsun.

Yâni, Allahaşkına bizimle kafa bulmayın