Yeni Yazısı > Deli bir aşık mısın? - 18.08.2013

Deli bir aşık mısın?
18 Ağustos 2013

Aşık olduğundan hiç şüphen yok. Bugünlerde varsa sevgilin, yoksa sevgilin, başka hiçbir şey umurunda değil. Bu güzel duyguyu yaşamaya devam et elbette. Ama bakalım aşkındaki delilik oranı ne? Hani derler ya, “Aşk, aklın pılını pırtısını toplayıp ıssız bir adaya çekildiği döneme denir” diye...

Bakalım seninki de öyle mi?

-Durup dururken, ortada komik bir şey yokken kahkahalarla güldün mü?

-Ya da tam tersi, yolda yürürken herkesin ortasında hüngür hüngür ağladın mı?

-Sırf sevgilin seviyor diye aynı şarkıyı onlarca kez üst üste dinledin mi?

-Sevgilin uzaktayken bir kadeh de onun için masaya koydun mu?

-“Gel” dediğinde nerede ve hangi durumda olduğuna bakmaksızın her şeyi bırakıp ona koştun mu?

-Hatta binlerce kilometre uzakta olsa bile birkaç saatlik görüşme için o yolu gitmeyi göze aldın mı?

-Hakkında kötü konuştular diye en yakın dostlarınla, ailenle küstün mü?  

-Onunla birkaç dakika daha fazla kalabilmek için işe, okula gecikmeyi göze aldınız mı?

-Üstelik bunu okuldan, işten atılma tehlikesine rağmen yaptın mı?

-Seni aramadığında ya da geciktiğinde bütün bir geceyi uykusuz geçirdin mi?

-Ya da polisi arayıp o gece kaç tane kaza olduğunu, hastanelere kimin götürüldüğünü öğrenmeye çalıştın mı?

-Ona sürpriz yapabilmek için cebindeki son parayı bir hediyeye yatırdın mı?

-Hediyeyi aldıktan sonra ona gitmek için yol paranın bile kalmadığını fark edip güldün mü?

-“Madem param yok ben de otobüse kaçak binerim” deyip bunu yaptın mı?

-Senden uzakta olduğunda bütün geceyi telefonla konuşarak geçirdin mi?

-Ertesi gün uykusuzluktan şişmiş gözlerine bakıp “Bunlar aşkın izleri” dedin mi?

-O hastayken sen de kendinizi hasta hissettin mi?

-Hatta sırf o içsin diye aynı ilaçlardan sen de aldın mı?

-Her şeyi bırakıp onunla küçük bir kasabaya yerleşmeyi düşündün mü?

-Onu üzen, inciten kişileri öldürmeyi aklından geçirdin mi?

-O istedi diye saçını sıfıra vurdurdun mu?

-Ya da tam tersi, beline kadar uzattın mı?

-Hayatında o olmadan önce hiç yapmadığın şeyleri zevk alarak ve isteyerek yapmaya başladığını fark ettin mi?

-Hem de bu yaptığın şeylerin sadece onun hoşuna giden şeyler olduğunu anladın mı?

-Evden hiç çıkmadan iki gün, üç gün, hatta daha fazlasını onunla birlikte geçirdin mi?

-“Dertler benim, çile benim, ömrüm senin olsun” şarkısını keyifle söyledin mi?

-Gece mesaideyse, ders çalışıyorsa, nöbetteyse, “Madem o uyumuyor, ben de uyumayacağım” diyerek sabahı ettin mi?

-Ertesi gün arayıp “Nasıl geçti gecen?” diye sorduğunda üzülmesin diye “Mışıl mışıl uyudum” diyerek beyaz yalan söyledin mi?

-Her gün ama her gün “Beni seviyor musun?” diye sordun mu?

-Bir de “Bak kim geliyor, görüyor musun, işte bir deli, halinden beli...” şarkısını dinlemekten bugünlerde hoşlandığını fark ettin mi?

-Evet mi? Deli aşıklar kulübüne hoşgeldin o zaman...

SİZ AŞKIN HANGİ DÖNEMİNDESİNİZ?

1- Sarhoşluk dönemi

Daha yeni tanıştınız ve kendinizi bulutların üzerinde hissediyorsunuz. Onu görmek, onunla olmak için her şeyi yapıyorsunuz. Kötü yanlarını görmüyorsunuz, göremiyorsunuz.

Çünkü siz aşk sarhoşusunuz. İstediğiniz tek şey zamanı sadece onunla geçirmek. Yanınızda o olmadığı zaman kendinizi çok kötü hissediyorsunuz. Aşkın sarhoşluk döneminin ne kadar süreceği belli olmaz.

Bazen bir ay, bazen birkaç ay. Bu dönemde ilişkinin geleceği için sağlıklı bir karar almanız çok zor.Bu nedenle geleceği düşünmeyi bırakın, anı yaşayın.

2- Yere inme dönemi

Bulutlardan aşağı indiniz, artık ayaklarınız yere basıyor. Aklınızdaki soruların cevabını aramaya başlıyorsunuz. Acaba anlaşabilecek misiniz? Kibar mı? Size değer veriyor mu?

Gerçekten birbirinize uygun musunuz? Beklentileriniz, beğenileriniz uyuşuyor mu? Peki ya aileleriniz? Yaklaşık 6 ay sürecek olan bu dönemde taraflar daha çok birbirini tartar. Sarhoşluk döneminde görülmeyen kötü yanlar bu dönemde görülür hale gelir.

3- Kritik dönem

Sorularınız yanıt buldu. Artık onunla ilişkiye devam edip etmeyeceğinize karar verme zamanınız geldi. Şimdi alacağınız karar belki de hayatınızın bundan sonraki bölümünü etkileyecek.

Bu yüzden bu dönemde ondan biraz uzak kalmanızda yarar var. Bu karar dönemi de 6 ay kadar sürebilir. Çünkü taşları yerine oturtmanız kolay değildir. Yapmanız gereken şey sevgilinizin iyi ve kötü yanlarını objektif bir şekilde düşünerek, artıları, eksileri değerlendirerek bir karar vermek.

4- Ad koyma dönemi

İlişkiye devam etme kararı aldıysanız artık bunun bir adının olması gerekiyor. Evliliğe doğru mu gideceksiniz? Yoksa “Biz böyle rahatız” deyip devam mı edeceksiniz?

Artık ilişkiniz 1.5 yıla yaklaşıyor. Dostlarınız, aileleriniz de sizden bir hareket bekliyor. Buna karar vermek kolay değil. Konuşmalısınız, ve kararı birlikte vermelisiniz. Bu dönem streslidir.

Ailelerle tanıştığınız için onlara karşı sorumluluğunuz olduğunu da düşünürsünüz. Ancak ilişkinizin adını koyduğunuzda ikiniz de rahatlarsınız.

5- Alışkanlık dönemi

İlişkiniz iki yılı bitirdi. Evlendiyseniz ya da birlikte yaşamaya karar verdiyseniz sorun yok. Ancak ortada bir belirsizlik varsa bir süre sonra bundan rahatsız olduğunuzu anlayacaksınız.

Zaman zaman ayrılmayı da düşünürsünüz. Ancak ayrılamazsınız çünkü artık alışkanlık söz konusudur. İki yıllık bir ilişkiyi bir çırpıda silip atmak kolay değildir. Bocaladığınız zamanlarda birlikte geçirdiğiniz günleri düşünün.

Sizi ondan daha fazla mutlu eden kimse yok. Bunu unutmayın. 6- Bağlılık dönemi Yıllar yılları kovaladı. Birbirinize bağlılığınız her geçen yıl biraz daha arttı. Artık o sizin sadece sevgiliniz değil, hayat arkadaşınız da.

Ancak “Tamam oldu bu iş” deyip ilişkinizi sakın savsaklamayın. Evli de olsanız, ilişkinize emek vermiyorsanız, 20 yıl sonra bile bitebileceğini iyi bilin. İlişkinize ne kadar emek verirseniz, o kadar uzun ömürlü kılarsınız.

(11.08.2013 tarihli Posta Karnaval'dan alınmıştır.)