'Çok büyük hayaller kurmuyorum'

Oyuncu Aslı Enver, önüne çıkan fırsatları iyi değerlendirirse başarıya ulaşacağına inanıyor. Bir sinema filminde oynamayı ve tiyatroya dönmeyi isteyen Enver, oyunculukla ilgili çok büyük hayallerinin olmadığını belirtiyor

'Çok büyük hayaller kurmuyorum'

150 bölümü geride bırakan ‘Kavak Yelleri’nin 7’den 70’e hayran kitlesi var. ‘Yaz dizisi’ olarak başlayan proje, dört sezondur devam ediyor. Dizinin Mine’si Aslı Enver, Seninle dergisine karakteriyle ayrılan yönlerini anlattı.

* Bolca yerli dizinin olduğu, reyting kaygılarının yaşandığı televizyon dünyasında ‘Kavak Yelleri’ uzun zamandır sıkı sıkıya takip ediliyor. Dizinin bu kadar çok sevileceğini tahmin etmiş miydiniz?
Bir işe elbette o işin uzun süreceğine ve başarılı olacağınıza inanarak başlıyorsunuz. Bu yüzden ‘Kavak Yelleri’nin başarısı benim için çok büyük sürpriz olmadı. Başta yapım şirketinin Tims Productions olması bana çok güven verdi. Özverilerle çalışan bir ekibiz. 

* Sizce bu ilginin asıl sebebi ne olabilir?
Her işin bir enerjisi vardır. İnsanlar o enerjiyi sever ya da sevmez. Bizim işimizin de enerjisi insanlar tarafından sevildi ve alışkanlık haline geldi. Kısacası işimizin samimiyetini sevdi izleyici.

* Dizide Mine, Deniz ile nikah masasındayken Aslı ile aralarındaki öpüşme olayını öğreniyor ve gördüğü fotoğraflar yüzünden dibe vuruyor. Siz gerçek yaşamınızda sevdiğiniz erkekle ilgili benzer bir durum yaşadınız mı? 
Ben aynı durumu yaşasaydım Mine kadar olayların içinde olan bir tavrım olmazdı. Daha geride dururdum sanırım. O ilişkinin içinde yerimin olmadığını düşünür ve kendimi ortamdan çekerdim. Birilerinin peşinden koşmak ve intikam almak bana göre şeyler değil.

* Mine, sevgi açlığı çeken bir genç kız. Sevginin sizin yaşamınızdaki yeri ne? 
Ben birbirini seven ve değer veren bir aile içinde büyüdüm. Fazlasıyla sevgi aldığımı düşünüyorum. Ailemin her zaman yanımda olması hayatta daha güçlü olmamı sağlıyor.

* Kendinizi izleyip eleştirdiğiniz oluyor mu? 
Oyuncu kendini izlediğinde birçok hata görür ve düzeltmeye, kendini geliştirmeye çalışır. Ben de öyle yapmaya çalışıyorum.



* Sanal ilişkilerin, dedikoduların, ayak çelmelerin, hırsların çokça yaşandığı bir çağda sizin dostluğa, arkadaşlık ilişkilerine bakışınız nasıl?
Çok çabuk güvendiğim için tabii ki hayal kırıklıkları yaşamışlığım var. Fakat ben güzel sanatlar lisesinde ve konservatuarda okuduğum için arkadaşlıklarım çok sıkı olmuştur. Dostum dediğim sayılı kişi vardır. 

* İngiltere’den Türkiye’ye geldiniz. Neden orada kalmak istemediniz? 
Konservatuvarı bitireli iki yıl oluyor. Buraya geldiğimde de 12 yaşımdaydım. Haliyle, insanın o yaşta   ailesine söz geçirme gibi bir şansı olmuyor. Bu kararımdan çok memnunum.

* Genç bir oyuncu olarak düşlerinizi ne süslüyor? Broadway’de sahneye çıkmak, Hollywood’a uzanmak gibi... 
Oyuncu hayal kurar ama ben başarıyla ilgili çok da büyük hayaller kurmuyorum. İnsanın şansı basamak basamak gelir. Bunu iyi değerlendirdiğiniz zaman bu sizi başarıya götürür. Ben de tek tek çıkmayı tercih ediyorum o basamakları. İyi bir sinema filminde olmak istiyorum. Aynı zamanda da okul yıllarımdan beri içinde çok yer alamadığım için çok özlediğim tiyatroya geri dönmek istiyorum.

* Aşk sizin için ne ifade ediyor? 
Aşk yaşanması gereken bir şeydir. Bu karşılıklı olsa da olmasa da aşkı bir ödül olarak düşünüyorum. Bunu yaşayan insanlar çok şanslı bence. Hele karşılıklıysa tadından yenmez...

* Ruhunuzu besleyen noktalar neler?
Oyunculuk beni en çok besleyen şey ama onun haricinde evde vakit geçirmeyi çok severim. Mümkünse ev hep dolu olsun isterim. Kalabalık bir masaya yemek yapmaktan, insanlara yeni lezzetler tattırmaktan çok hoşlanıyorum.
Arkadaşlarımla olmak ve sosyalleşmek de beni oldukça besliyor. Boş geçen bir gün benim için çöptür.

2