Yeni Yazısı > Cim Bom'un onuru - 27.10.2010

Cim Bom'un onuru
27 Ekim 2010

Galatasaray’ın performansına şaşıranların gözden kaçırdığı çok önemli bir nokta var: En tehlikeli insan, onuru çiğnenendir. Olan biten, hafta boyu aşağılanan Sarı-Kırmızılı futbolcuların başkaldırısından başka bir şey değildir.

Toplum olarak pençesinde kıvrandığımız sari hastalıklarımızdan biri de, kendimizden olmayanları, kendimiz gibi düşünmeyenleri ya da iştigal ettiğimiz alanda bize rakip olanları küçümsemek, aşağılamak ve onlarla alay etmektir.

[[HAFTAYA]]

Elimize geçirdiğimiz her fırsatta onurlarını çiğner, gururlarını kırarız. Karşımızdakini yok saymak, değer vermemek, saygı duymamak, içine hapsolduğumuz kısır döngüden başka bir şey değildir. Yıllar önce Galatasaray’ın Türkiye’yi ve Avrupa’yı salladığı zamanlarda bazı densizler, kendi içindeki sorunlarla boğuşan Fenerbahçe’ye tepeden bakmışlar, aşağılamışlardı. O günlerin metaforu ‘Annenizin Ligi’ idi. Bu snop tavır, derbilerde Fener’e adeta doping etkisi yapıyordu.

Duygusal patlama

Gün geldi, devran döndü, roller değişti. Galatasaray, son 20 yılın en kötü günlerini yaşadığı, tam anlamıyla dibe vurduğu şu günlerde aynı davranışa maruz kaldı. Her ne kadar olaylar Fenerbahçe kulübünün dışında gelişse de, Galatasaraylı futbolcuların onurlarının ayaklar altına alındığı bir hafta geçirdik. ‘Rakip kaleye pota asalım’ tarzındaki zevzeklikler, Sarı-Kırmızılı oyuncular için en büyük motivasyon kaynağı oldu. Ardından da olay, Saracoğlu Stadı’nda duygusal bir patlamaya dönüştü. Aslında olan biten budur: Aşağılanan insanların başkaldırısı. Umarım herkes bundan bir ders çıkarır da, uygarlığın temel ölçütünün rakibe saygı olduğunu kavrarız. Hele bu rakip ezeli rakibimizse...