CHP'den 'tüzük' açıklaması

CHP'den 'tüzük' açıklaması

CHP, konuya ilişkin yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla tüzük değişikliğiyle ilgili olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın imzasıyla gönderilen yazıyı basın mensuplarına dağıttı.

CHP Basın Birimi’nden gönderilen yazıda, 22-23 Mayıs 2010’da yapılan 33. Olağan Kurultay ve sonrasında tüzük değişikliğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve CHP arasındaki yazışmalar hatırlatıldı.

CHP’nin 21 Aralık 2008’de yapılan 14. Olağanüstü Büyük Kurultayı’ndaki tüzük değişikliklerinin yürürlük tarihinin, Parti Meclisi’nce belirlenmesine karar verildiği, Parti Meclisi’nin de bu tarihi 22-23 Mayıs 2010’daki 33. Olağan Kurultay olarak belirlediği ifade edildi. Yazıda, "Yapılan bu tüzük değişikliklerine ilişkin hükümlerin, kurultayda seçilecek organların seçimine doğrudan bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır" denildi.

CHP’nin 33. Olağan Kurultayı’nın gündem maddeleri arasında tüzük değişikliğinin bulunmadığı belirtilerek, bu nedenle tüzüğün yürürlük tarihinin ertelenmesine ilişkin işlem yapılamayacağı kaydedildi.

Yazının sonuç bölümünde şunlar ifade edildi:
"CHP’nin 21 Aralık 2008 tarihli 14. Olağanüstü Büyük Kurultayı’nda değiştirilen ve Parti Meclisi’nin 1 Nisan 2010 tarihli kararı ile kurultayda yürürlüğe girmesi kararlaştırılan ve 22 Mayıs 2010 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılan CHP Tüzüğü’nün 9, 29, 31, 33, 35, 38, 39, 42, 43, 48, 51, 55, 64, 74, 78 ve 79. maddeleri uyarınca gerekli kararların ivedilikle alınarak işlemler yapılması ve bu konulara ilişkin olarak 2820 Sayısı Siyasi Partiler Yasası’nın 102 ve 104. Maddeleri uyarınca yazımızın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Başsavcılığımıza bilgi verilmesi rica olunur."

-YENİ TÜZÜKLE NE DEĞİŞİYOR?-

CHP’nin 14. Olağanüstü Kurultayı’nda kabul edilen tüzük, Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) yapısı ile Genel Sekreterin görev ve yetkilerini yeniden düzenlenmesini öngörüyor.

Yeni tüzüğe göre, MYK’da Genel Başkan ve Genel Sekreterin yanı sıra görev alanları belirlenen 13 Genel Başkan Yardımcısı görev yapacak. Genel Başkan Yardımcılarının görev alanları, "Örgütlenme ve Örgüt Yönetimleri", "Seçim ve hukuk işleri", "Partinin Tanıtımı, Basın ve Propagandası", "Yerel Yönetimler", "Meslek Kuruluşları, Sendikalar ve Diğer Sivil Toplum Kuruluşları", "Dış İlişkiler ve Yurtdışı Örgütlenme", "Kadın Örgütlenmesi ve Kadın Kolları", "Gençlik Örgütlenmesi ve Gençlik Kolları", "Ekonomik ve Mali Politika", "Halkla İlişkiler, AR-GE", "Bilim Yönetim ve Kültür Platformu", "Parti İçi Eğitim", "İdari ve Mali İşler" şeklinde düzenlenecek.

MYK üyeleri Parti Meclisi içinden Genel Başkan tarafından belirlenecek. Yeni yapılanmada Genel Sekreter yardımcılıkları ve Genel Saymanlık kaldırılarak, bu görevler Genel Başkan Yardımcılarına verilecek.

Tüzüğe göre, Genel Sekreterin görevleri de yeniden düzenlenecek. Buna göre Genel Sekreter, bütün yargı mercilerinde özel ve resmi daire, kurum ve kuruluşlarda, gerçek kişiler, özel ve resmi tüzel kişilerle olan ilişkilerde Genel Başkan adına bizzat veya vekille partiyi temsil edecek. Resmi kurumlarda partinin temsil edilmesi, yazışmalar, hukuk işleri ve örgütten sorumlu olacak. Genel evrak kaydının tutulması, partinin yazışma ve haberleşme işlerinin yürütülmesi, partinin bütün resmi ve parti içi yazışmalarının gözetim ve denetimi de genel sekreterin görev alanı içine alınacak. Ayrıca Genel Sekreter, partinin üye genel kütüğünün tutulmasını ve parti arşivinin düzenlenmesini de sağlayacak.

-SÜREÇ-

Tüzük değişikliği olağanüstü kurultayda kabul edilirken, yürürlük tarihi Parti Meclisi kararına bırakılmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan seçildiği 22-23 Mayıs 2010 tarihindeki 33. Olağan Kurultay’da ise tüzük değişikliğinin yürürlüğü ertelenmişti.

Bu gelişmenin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı CHP’ye yazı göndererek, 33. Olağan Kurultay’ın gündeminde tüzük değişikliğinin yürürlük tarihinin ertelenmesine ilişkin madde olmadığından tüzüğün uygulanması gerektiği uyarısında bulunmuştu.

CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal ile Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun 29 Eylülde yaptıkları görüşmenin ardından Baykal’ın tüzük değişikliğinin uygulanması ya da kurultaya gidilmesine dair basında yer alan görüşü bazı partililer tarafından da paylaşılmıştı. CHP milletvekillerinin katılımıyla Bolu Abant’ta yapılan toplantılarda da tüzük tartışması yaşanmıştı.