CHP seçim bildirgesini açıkladı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin seçim bildirgesini açıkladı

CHP seçim bildirgesini açıkladı

CHP milletvekili adaylarının tanıtımının ardından kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu "Kimse projeleriniz doğru değil, gerçekleştirilmesi mümkün değildir diyemez... Türkiye'ye lig atlatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin önünde ciddi sorunlar olduğunu belirterek, "Bu ciddi sorunları güçlerimizi birleştirerek yola çıkarak ancak aşabiliriz. Türkiye bizi bu ciddi hamleyi yapmak için bekliyor" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin 12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimi için hazırladığı Seçim Bildirgesini genel merkezde düzenlenen toplantıda açıkladı.

Milletvekili adaylarının da tanıtıldığı toplantının başlangıcında, CHP’yi ve projelerini anlatan kısa filmin gösterimi yapıldı. Ardından da CHP’nin milletvekili adaylarının isimleri okundu.

Kılıçdaroğlu, toplantıda yaptığı konuşmaya "Adaylarımızı tanıdık, umuyorum ki önümüzdeki seçimlerde bütün adaylarımız ön seçimle gelecekler. Bunun çalışmasını yapacağız" diyerek başladı.

-"15 AY SÜREN ASKERLİĞİ DOKUZ AYA İNDİRDİĞİMİZDE ORTAYA ÇIKAN TASARRUF ÜRETİME, İSTİHDAMA,
AİLE SİGORTASI’NA GİDECEKTİR"

Ekonomide herkesin çalışmasını ve kazanmasını istediklerini, ama bu çalışmanın evrensel değer ve kurallar çerçevesinde gerçekleşmesinden yana olduklarını aktaran Kılıçdaroğlu, devlette taşeron işçiliğe karşı olduklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Taşeron uygulamasına son vereceğiz. Devlette taşeronluk olmaz. Çalıştırıyorsan adam çağırırsın adam gibi çalıştırırsın ücretini verirsin, kadrosunu verirsin. İş yasalarına tabi çalışır. Hakkı, iş güvencesi olur. Bir kişinin iki dudağı arasına işçinin iş güvencesini bırakamazsınız, bu doğru değil. O nedenle bütün taşeron işçilere sesleniyorum, CHP dışında hiçbir siyasal parti ’taşeron işçiliği kaldıracağım’ demedi. Biz diyoruz, çünkü biz sizin partiniziz. Yani halkın partisiyiz. Bunları o kardeşlerim unutmasınlar. Sadece taşeron işçiliği değil, ’4/B, 4/C ucubesini de kaldıracağız. Bakıyorsunuz iki kişi yan yana çalışıyor bir kamu kuruluşunda, birisi kadrolu, diğeri 4/B’li. Neymiş? 11 ay çalışıyor. Bir ay işine son, ertesi yıl yeniden bir sözleşme, tekrar aynı sistem devam. Aynı işi yapıyorlar, niye aynı parayı almıyorlar? Niye aynı güvencelere sahip değiller? İkisi de insan değil mi? Bu uygulamaya da son vereceğiz. Kurallar herkes için eşit olmalı. Mademki eşitlikten yana bir toplumuz, mademki doğruluktan, dürüstlükten yana bir toplumuz o zaman insanlar arasına fark koymayacağız."

Kılıçdaroğlu, organize sanayi bölgelerine yatılı meslek liseleri kuracaklarını da belirterek, nitelikli ara eleman ihtiyacının böylelikle karşılanacağını belirtti. Kılıçdaroğlu, "Bu okullara kaydını yaptıran öğrenci kaydını yaptığı günden itibaren sosyal güvenlik kapsamında olacak. mezun oluncaya kadar staj süresi dahil sosyal güvenlik primlerini devletin kendisi ödeyecek. Böylece bu okullara girişi özendireceğiz" diye konuştu.

Konuşmasında CHP’nin askerliğe yönelik projesini de anlatan Kılıçdaroğlu, askerliği önce dokuz aya ardından aşamalı olarak da altı aya indireceklerini ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Bize diyorlardı ya ’kaynak nereden bulacaksınız’ diye, 15 ay süren askerliği dokuz aya indirdiğimizde dokuz aya inen askerliği de aşamalı olarak altı aya indirdiğimizde ortaya çıkan tasarrufu düşünün. Bu tasarruf üretime gidecektir. Bu tasarruf istihdama gidecektir. Bu tasarruf Aile Sigortası’na gidecektir. Bu tasarruf Türkiye’de fabrikaların bacalarının tütmesine yol açacaktır. Biz akılcıyız, parayı nerede, ne zaman kullanacağımızı çok iyi biliriz" dedi.

"BİZ NÜKLEER SANTRALLERİN YAPIMI İÇİN HALKA GİDECEĞİZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz nükleer santrallerin yapımı için halka gideceğiz, referandum yapacağız. Halk ne derse ona karar vereceğiz" dedi.

CHP’nin iktidarında Finansal İstikrar Kurumunu kuracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, ekonominin daha yakından ve sağlıklı izlenmesini, istikrarın hakim olmasını sağlayacaklarını aktardı.

Gelir İdaresi Başkanlığını güçlendireceklerini, sosyal güvenlik primlerini Gelir İdaresi Başkanlığının toplayacağını, sıfır faizli kredi vereceklerini, ancak bütün bunları yaparken halka hesap vermeyi de namuslu bir görev sayacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, TBMM’de başkanının muhalefet partisinden olduğu Kesin Hesap Komisyonu’nu kuracaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Biz gideceğiz o muhalefet partisine hesap vereceğiz. Çünkü bizim alnımız ak" dedi.

Kılıçdaroğlu, 2B arazilerinde yaşanan sorunun da CHP iktidarında çözüleceğini belirtti. CHP ile iktidar partisinin dünyaları arasında siyahla beyaz kadar fark olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Orman köylüsüne satıyorsunuz yıllardır babadan, dededen kullandığı yeri. Biz orman köylüsüne parasız vereceğiz aramızdaki fark bu" dedi.

Konuşmasında Doğu ve Güneydoğu’daki mayınlı arazilerin mayınlardan arındırılacağını da bildiren Kılıçdaroğlu, "Mayından arındıracağız ve cumhuriyet tarihinin yapamadığı bir reformu yapacağız, toprak reformu diye topraksız köylüye vereceğiz o arazileri" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, dokuz yıldır en büyük mağduriyeti yaşayan kesimlerden birinin de köylüler olduğunu ifade ederek, "Çiftçi kardeşlerim unutmasınlar mazotu 1,5 lira yapacağız. Bu söz CHP’nin sözüdür" dedi.

Taksi esnafının sorunlarına da çözüm üreteceklerini anlatan Kılıçdaroğlu, sürücü ve yolcuyu cam bölme nedeniyle ayıran daha güvenli araçlara ihtiyaç olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, aracını yenilemek isteyen taksi esnafına bir defaya mahsus olarak KDV ve ÖTV alınmayacağı sözünü verdi.
Kılıçdaroğlu, Fiskobirlik’in yeniden ayağa kaldırılacağını, Karadeniz’de fındık borsası kurulacağını kaydetti.

Nükleer santrallere de değinen Kılıçdaroğlu, "Biz nükleer santrallerin yapımı için halka gideceğiz, referandum yapacağız. Halk ne derse ona karar vereceğiz" dedi.

-"SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI İÇİNDE YOKSULLUĞU BİTİRECEĞİZ"-

Sosyal devlet, sosyal adalet ve insanca yaşamın CHP’nin seçim bildirgesinin önemli bölümlerinden olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Türkiye’deki resmi rakamlar, yoksul sayımız 12 milyon 715 bin. Hali hazırda başbakanlık yapan kişi bunun yetersiz, az olduğunu bir de kayıt dışı olduğunu söylüyor. Ama doğrusu yaklaşık 20 milyon yurttaşımız yoksulluk sınırının altında. 1 yılda artan yoksul sayısı 818 bin kişi. Biz sosyal devlet anlayışı içinde yoksulluğu bitireceğiz.

Artık Aile Sigortası’nı hepiniz biliyorsunuz. Türkiye’de sağır sultan bile Aile Sigortası’nı duyacak. Hiçbir ev yoksul olmayacak, hiçbir evde çocuklar yatağa aç girmeyecek. Her anne baba sosyal devletin koruması altında olacak. Çünkü anayasa der ki ’herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir’.

Madem ki bu ülkede herkes sosyal güvenlik hakkına sahip buradan yurttaşlarıma sesleniyorum, hiç iktidar partisine ’benim anayasada böyle bir güvencem var, (herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir) der. Benim bu hakkımı şu ana kadar kim elimden aldı’ diye sormadı. Biz onlara hatırlatıyoruz. Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Bu hakkı sana CHP verecektir diyoruz."

-"MİADI GEÇMİŞ YİYECEĞİ FAKİR FUKARAYA DAĞITIYORSUN"

İktidarın Aile Sigortası Projesi’nin kaynağına itiraz ettiğini ardından da "Biz yiyecek olarak daha fazlasını veriyoruz" dediğini ileri süren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yiyeceği sen kimden alıyorsun, kendi yandaşından. Miadı geçmiş yiyeceği alıyorsun, fakir fukaraya dağıtıyorsun. Madem daha fazla harcıyorsun niye para vermiyorsun? Biz en az 600 lira vereceğiz diyoruz. Sen yürekliysen sen de 700 lira ver, 800 lira , 900 lira ver. Niye vermiyorsun? Elinden tutan mı var. Veremezler, vermek istemezler. Nedeni şu? Biz yoksulluğu bitirmek istiyoruz, onlar yoksulluğu yönetmek istiyorlar asıl fark bu.

Biz insan onuruna saygı duyuyoruz, onlar insan onuruna saygı duymazlar. Biz yoksulun yoksulluğunun teşhir edilmemesini istiyoruz, onlar yoksulları teşhir ederek oy almak istiyorlar. Onlar yoksulları kendi siyasal anlayışlarının, siyasal partilerinin arka bahçesi haline getirmek istiyorlar. Yoksul vatandaş bize oy versin vermesin biz onun yoksulluğunu bitirmek, tarihe gömmek istiyoruz" şeklinde sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, Aile Sigortası Projesinde paranın kadının banka hesabına yatırılacağını ve kadınların ekonomik açıdan güçlenmesinin sağlanacağını belirtti.

CHP iktidarında ilk iki ay içerisinde Aile Sigortası Kurumu Kanunu tasarısını parlamentoya sevk edeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, ardından da yoksulluk envanteri çıkaracaklarını söyledi.

"ÖSYM'YE BU TÜR ÇAĞ DIŞI KALMIŞ KAFALARIN ATANMASINA ENGEL OLACAĞIZ"

Nitelikli kamu hizmetinin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Devlet dediğiniz kurum nitelikli kamu hizmeti vermelidir. Nitelikli kamu hizmetinin özünde, yurttaşla devlet muhatap olduğu zaman, devletin yurttaşa hizmet eden, ona işkence eden değil, ’bugün git yarın gel’ değil, hizmet eden bir kurum olması lazım" diye konuştu.

Üniversiteye giden öğrencilerin özgürlüğüne önem vereceklerini belirten Kılıçdaroğlu, üniversite yönetiminde onlara söz hakkı vererek karar vermelerine olanak sağlayacaklarını kaydetti.

YÖK’ü kaldıracaklarını ve üniversiteleri yönetsel, idari ve mali açıdan özerk bir kurum haline getirmeyi amaçladıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, birilerinin bu şekilde üniversitelere şu veya bu şekilde müdahale etmeyeceğini, onların kararlarını özgürce vereceğini ve dünya çapında birer üniversite olacağını söyledi.

Bir milyon 700 bin öğrencinin liseyi bitirerek YGS sınavına girdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Daha düne kadar Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi, Cumhuriyet hükümetlerinin kurduğu, en güvenilir kurumlardan birisiydi. Çocuklarımız orada sınava girerken, hiç birimizin aklına gelmezdi. ’Burada torpil olur. Hak etmediği halde birisi şu üniversiteye değil de şu üniversiteye kaydını yaptırır’ diye düşünmezdik. Ama şimdi hepimiz düşünüyoruz. Hadi biz düşünüyoruz. O bir milyon 700 bin taze genç. Yaşama umutla bakan genç. ’Ben üniversiteyi kazanırım, çalışırım, okurum, ülkeye yararlı olurum’ diye umutla bekleyen genç. Onların umudunu da yok ettik."

Bu ayıba son vereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezine bu tür çağ dışı kalmış kafaların atanmasına engel olacağız. Düşünün, önce, ’şifre yok’ diyorlar. Sonra birilerine suçu atıyorlar. Sonra kabul ediyorlar. Sonra koltuklarında kalıyorlar. Bu ayıp bile onların akademik kimliklerinin tartışmalı olduğunu bize gösterir.
Zaten başındaki kişi de başka bir ayıptan ötürü daha önce toplumun karşısına çıkmış. Nereden bulurlar bu adamları? Hiç bu ülkede düzgün bir üniversite hocası yok mu? Aklı başında bir üniversite hocası yok mu? Etik değerleri gelişmiş bir üniversite hocası yok mu? Nereden bulurlar bunları getirirler? Akıl sır ermez. O da bunların mahareti herhalde."

Sanatı ve sanatçıyı koruyacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde sanatçılar için çalışmadığı iş bulamadıkları dönemde onların sosyal güvenlik primlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden ödeneceğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Onların toplumun saygın birer insanları olarak yaşamlarını sürdürmelerine katkı vereceğiz" diye konuştu.

İnsanın doğduğu andan itibaren vergi ödediğini, öldükten sonra da borcu varsa bundan mirasçılarının sorumlu olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, vatandaşların kendi ödediği vergileriyle ne yapıldığını sorma hakkı bulunduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, beyanname veren her mükellefin beyannameyi doldurduğunda beyannamenin son sayfasında bir yıl önce ödenen vergilerin nereye harcandığını göreceğini kaydederek, böylece toplumda demokrasi algısının kökleşmesine katkı sağlayacaklarını söyledi.

-"PROJELERİMİZ HAYALİ DEĞİL"-

Orta Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz’in izlenen ekonomik politikalarla kan kaybı yaşadığını savunan Kılıçdaroğlu, sadece İstanbul’u düşünmenin yetmeyeceğini Türkiye’nin tümünü düşünmek gerektiğini kaydetti.

Anadolu’nun diğer yerlerinde de cazibe merkezleri yaratılması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Anadolu’da 20 kenti ciddi birer cazibe merkezi haline getireceklerini söyleyerek, bu çerçevede Konut ve Şehircilik Bakanlığı kuracaklarını bildirdi.

İstanbul’u Londra ve Paris gibi, Avrupa’nın üçüncü bir kenti haline getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu, İstanbul’un bilgisiyle, birikimiyle, kültürüyle diğer metropollerle yarışacağını söyledi.

Amaçlarının hayatın her alanındaki entelektüellerin İstanbul’u yaratıcı bir kent haline getirmesi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, İstanbul’un dünyaya örnek bir marka kent olmasını hedeflediklerini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, İstanbul’un Adapazarı’ndan Trakya’ya kadar uzanan yapı içinde ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, "İstanbul’da meydan kalmadı. İstanbul’da meydan bırakmayanlar, ’İstanbul’a nasıl 10 milyon kişiyi daha taşırız?’ diye düşünüyor. Bu yanlış" diye konuştu.
Başkentin içinin boşaltıldığını savunan Kılıçdaroğlu, Ankara’nın bir ARGE kenti ve üniversite olacağını söyledi.

Avrupa Konseyi’nin yerel yönetimler şartındaki çekinceleri de kaldıracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, belediye gelirleri ve yerel yönetimlerle ilgili gelir yasaları çıkaracaklarını, böylece yerel yönetimleri güçlendireceklerini ve güçlü gelir kaynaklarına sahip olmalarını sağlayacaklarını bildirdi.

Muhtarların sosyal güvenlik primlerini kendilerinin ödediğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, bu primlerin İçişleri Bakanlığı bütçesinden ödeneceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, muhtarların kendi mahalleyle ilgili alınacak kararlarda il genel meclisi ve belediye meclisinde söz sahibi olacağını kaydetti.

KARS, IĞDIR, ARDAHAN LOJİSTİK ÜS OLACAK

Hazar Denizi’nin, Rusya’nın ve Ortadoğu petrollerinin geldiği merkez olan Adana ve Mersin’i daha farklı bir anlayışla ele alacaklarını ve yeniden kurgulayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, Kars,Ardahan ve Iğdır’ı da Çin ve Avrupa arası ile Ortadoğu coğrafyasında önemli bir lojistik üssü yapmayı planladıklarını söyledi.

İzmir’i bütün Avrupa’nın sağlık merkezi haline getirmeyi, Samsun’da gemi tersaneleri yapmayı planladıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, Ordu, Trabzon ve Giresun’un dünya fındık fiyatlarını belirleyeceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Bizim projelerimiz hayali değil. Hayal peşinde değiliz. Ülkemizin gerçeklerini biliyoruz. Dünyamızın gerçeklerini biliyoruz. Bütün rakamları oturup okuyoruz, bakıyoruz, çalışıyoruz. Hesabını, kitabını yapıyoruz ve ondan sonra milletin önüne çıkıyoruz. İstiyoruz ki bu ülkede sosyal devleti güçlendirelim, üretim yapalım, çalışalım, emek harcayalım, temiz bir siyasetle, halka hesap veren bir siyasetle ülkeyi yönetelim. Amacımız bu. Özgürlüğün ve umudun Türkiye’si yani herkesin Türkiye’si. Bizim hedefimiz bu arkadaşlar" diye konuştu.

-"DIŞ POLİTİKAMIZ DA İNSAN ENDEKSLİ OLACAK"-

Dış politikada etken bir rol üstlenmek istediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yanında olmak bizim temel hedeflerimizden birisi olacaktır. Hiçbir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı dünyanın neresinde olursa olsun, ’acaba ben yalnız mıyım?’ diye bir kaygı içine girmeyecek. Dış politikamız da insan endeksli olacak, bunu yapacağız" dedi.

Değerler temelli bir dış politika izleyeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, eşitlikçi bir dış politikayla, insan haklarına saygılı bir dünyayı diğer ülkelerle beraber yaratmayı istediklerini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Türkiye, dünyanın neresinde olursa olsun, bütün halkların demokrasi ve özgürlük taleplerine kapalı kalmamalıdır. Özgürlük ve demokrasi talep eden bütün halkların yanında olmalıyız ve bunu sağlamalıyız. Dayanışmacı bir dış politika gütmek istiyoruz. Dünyada yaratılan refahın hakça bölüşülmesini talep etmeliyiz. Çünkü biz sosyal demokrat bir partiyiz" diye konuştu.

Uluslararası hukuka da saygılı bir parti olduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, bölgesel ittifaklara da saygı duyarak, o ittifakların gereğini eşitlikçi bir anlayışla yaşama geçirmek istediklerini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Dış politika yapacağım diye kimseleri kırmamak, üzmemek bizim temel felsefemizdir. Biz birilerinin peşine takılıp gitmeyeceğiz, birilerine ağabeylik taslamayacağız. Ama birileri de bize ağabeylik taslamamalı. Ona da izin vermeyeceğiz. Türkiye onurlu duracak" dedi.

Adaylara da seslenen Kılıçdaroğlu, "Sizden isteğim, bu süreçte hepimiz çalışacağız. ’Listenin başındaydım, sonundaydım’... Hayır. Mademki bu listedeyiz, mademki 4 bin 200 kişi arasından seçilip geldik. Ki o 4 bin 200 kardeşimizin hepsi değerli insanlar, tamamı da özverili insanlar onlar da bu ülkeye hizmet etmek için çaba harcayan insanlar" dedi.

Türkiye’nin ağır sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu sorunları aşmanın herkesin görevi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bütün partililerin siyasete yeni giren bir amatör heyecanıyla herkesi kucaklayan, elini sıcak sıkan bir anlayışla halka gideceğini belirtti.

-"TÜRKİYE’YE LİG ATLATACAK PROJELER"-

Önyargıları kırmanın kendi ellerinde olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, kendilerinin Türkiye’ye huzuru, barışı, dostluğu getirmek istediklerini kaydetti.
Ancak, çocuklar ve gelecek için çalışılması halinde CHP’nin iktidar olabileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, partililerden günün 24 saati çalışmalarını istedi. Kılıçdaroğlu, "Söyleyecek çok lafımız, projemiz var. Hiçbir Allah’ın kulu çıkıp ’arkadaş senin şu projen doğru değildir’ diyemez. Vicdanı olan hiç kimse çıkıp ’senin şu projen yeterli değildir’ diyemez. Vicdanı olan hiç kimse çıkıp ’sizin bu projeniz hayata geçirilecek türden bir proje değildir’ diyemez. Bütün projelerimiz düşünülmüş, taşınılmış projelerdir. Eğer biz bir proje için 45 akademisyeni çağırıp sabahtan akşama kadar tartışıyorsak bizim projelerimiz ayağı yere basan projelerdir. Ve bizim projelerimiz Türkiye’ye lig atlatacak projelerdir" diye konuştu.

Hapisteki gazeteciler için Avrupa’dan milletvekillerinin gelmesine de değinen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bu ayıbı kaldırmak istiyoruz. ’Bu ülkenin Başbakanı başka bir ülkede parlamentoda demokrasi dolasıyla sigaya çekilmemelidir’ diyoruz. Bu bizim ağrımıza gidiyor. Demokrasi diyorsak demokrasiyi kendimizi için istemiyoruz. Biz yeri geldiğinde ’Ortadoğu halklarına örnek ülkeyiz’ diyoruz. Allah aşkına nasıl bir örneklik bu?"

"TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE CİDDİ SORUNLAR VAR"

Milletvekili adayı belirlemenin zor olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Burukluk yaşayanlar olacak ama hep beraber yaralarımızı sarıp yolumuza devam edeceğiz. Çünkü Türkiye’nin önünde ciddi sorunlar var. Bu ciddi sorunları güçlerimizi birleştirerek yola çıkarak ancak aşabiliriz. Türkiye bizi bu ciddi hamleyi yapmak için bekliyor" diye konuştu.

CHP’nin sadece Türk siyasal yaşamında değil, dünya siyasetinde de çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"CHP ciddi değişimler dönüşümler yapan, Cumhuriyeti kuran, devrimleri gerçekleştiren bir partidir. Attığı en önemli ve birinci adım budur. Sonra çok partili yaşama adım attı, hiçbir baskı altında kalmadan kendi özgür iradesiyle çok partili yaşama geçti ve iktidarı devretti. Bu ikinci büyük adımdır. Ve üçüncü büyük adımı sosyal demokrasiyi Türkiye’ye getirerek attı. Sosyal demokrasinin özünde insan vardır. Siyaset insan için vardır. İnsanı yüceltmek, alın terine değer vermenin gereği olarak sosyal demokrasiyi getirdi ve önemli bir adım attı. Şimdi önümüzde dördüncü adım var. Demokrasi ve özgürlüğü getireceğiz. Demokrasi ve özgürlük için yolumuza devam edeceğiz. Bizim temel felsefemiz, hedefimiz, attığımız üç adımın devamı olarak çağdaşlaşmanın da gereği olarak dördüncü büyük adımı atacağız. Bunun için mücadele edeceğiz, bunun için iktidar olmamız gerekiyor."

Demokrasi ve özgürlüğün gelmesi için yeni ve çağdaş bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İlk yapacağımız iş birilerinin yaptığı gibi değil, bizim evrensel değerlere sahip olarak demokrasi ve özgürlüğü getirmemiz gerekiyor. Herkesin imrendiği ve ’Evet Türkiye Cumhuriyeti çağdaş bir ülkedir, Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasi var, özgürlükler var, sabahın beşinde kimsenin kapısı çalınmıyor evi polis basılmıyor’ diyecek. Bu özgürlüğü getireceğiz Türkiye’ye. Onun için biz ilk hamlemizi anayasa ile yapacağız. Ama anayasa yaparken öyle oturacağız da bir partinin mutfağında anayasa hazırlayacağız diye bir düşüncemiz yok. Geniş katılımlı herkesin üzerinde düşündüğü taşındığı düşüncesini özgürce dile getirdiği, sivil toplumun bir anlamda fiilen çalışmalara katıldığı, üniversitelerin, baroların, meslek kuruluşlarının çalışmalara katıldığı destek verdiği ve her yurttaşın eline aldığı zaman gururla elinde taşıyacağı, ’evet bu benim anayasamdır’ diyeceği bir anayasayı yaşama geçireceğiz."

-"BASKILARA DİRENDİK, BUNDAN SONRA DA DİRENECEĞİZ"-

CHP’nin eşitliği, katılımcılığı, kuvvetler ayrılığı ilkesini, alınterini ve demokrasiyi savunacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Baskılara karşı direndik, bundan sonra da direneceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, baskıya karşı direnen kendileriyle aynı düşüncede olmayan bile olsa onun yanında yer alacaklarını belirterek, insanın en değerli varlık olduğuna ve farklı da olsa düşünceye saygıya inandıklarını ifade etti.

Medya, ticaret ve siyaset arasındaki ilişkileri de yeniden düzenleyeceklerini, medyanın halkın, gözü kulağı ve sesi olacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Medyayı gerçek anlamda halkın sorunlarını dile getiren bir medya haline getireceğiz. Ve TRT’yi iktidarın borazanı olmaktan çıkaracağız. TRT gerçekten de halka doğru bilgi veren bir kurum haline gelecek" dedi.

"YARGI, KAMU VİCDANINI TEMSİL ETMELİDİR"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Birilerinin baskılarıyla karar verip, birilerinin hoşgörüsüyle beraat kararı veren bir yargı istemiyoruz. Yargı kamu vicdanının temsil etmelidir" dedi.

Yargının bağımsız olması ve evrensel kurallar içinde çalışması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Birilerinin baskılarıyla karar verip, birilerinin hoşgörüsüyle beraat kararı veren bir yargı istemiyoruz. Yargı, kamu vicdanının temsil etmelidir. Verdiği karar kamu vicdanında kabul görmelidir" diye konuştu.

Güçler ayrılığı ilkesinin de çok önemli olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, bu çerçevede yargının bağımsızlığı ile ilgili ciddi projeleri, ciddi hedefleri ve ciddi öncelikleri bulunduğunu kaydetti.

Önce Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu değiştireceklerini bildiren Kılıçdaroğlu, Yargıçlar Kurulu oluşturacaklarını söyledi.
Bu kurulda, bakanın ve müsteşarın, yani siyasi otoritenin yeri olmadığını belirten Kılıçdaroğlu,Yargıçlar Kurulunun, Teftiş Kurulunun bağlandığı bir otorite haline geleceğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Siyasi otorite yargıçları denetlemeyecek. ’Git şu yargıca ceza yaz’ demeyecek. Daha bağımsız, daha özgür bir yapı sağlayacağız. Yargıçlar Kurulunun ayrı bir bütçesi olacak. O bütçesiyle yola çıkacak. O bütçesini yasaların öngördüğü şekilde harcayacak. ’Maliye Bakanı bana izin verir mi vermez mi?’ diye bir kaygı içerisine girmeyecek. Tam özgür, özerk, kamu vicdanını tam yansıtan bir yargıyı ayağa kaldıracağız" diye konuştu.

Hedeflerinden birisinin de Adalet Akademisi olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bu akademiyi de Yargıçlar Kuruluna bağlayacaklarını bildirdi. Sınavla seçilen yargıçların orada eğitileceğini belirten Kılıçdaroğlu, ondan sonra görevlerinin başına dönüp özgürce görev yapacaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"12 Eylül ürünü olan devlet güvenlik mahkemeleri vardı. O devlet güvenlik mahkemelerinin adını değiştirdik, özel yetkili ağır ceza mahkemesi dedik. Doğal yargıçlık ilkesine aykırı. Bunu da değiştireceğiz. Özel yetkili mahkemeler olmayacak. Birilerin borazanı olan mahkemeler olmayacak, birilerinin talimatıyla hareket eden mahkemeler olmayacak.

Nasıl dünyada, sosyal demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde evrensel kuralları benimsiyorsak, yargıda da evrensel kuralları benimseyeceğiz. Mademki biz özgür dünyanın bir parçası olacaksak. Yargıda da öyle olacağız. Yargımız da güven vermeli. ’Evet, Ankara’da yargıçlar var denebilmeli’ Bunu sağlayacağız."

-YÜZDE 10 BARAJI-

Adli Tıp Kurumunu da özerk bir yapıya kavuşturacaklarını ve siyasetin vesayetinden kurtaracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, orada da insanların özgürce görevlerini yapacaklarını ve kendi vicdanlarına göre raporlarını hazırlayıp yargı organlarına veya diğer organlara sunacaklarını ifade etti.

Geçen hafta genel seçimlerde yüzde on barajı olmasının getirdiği bir kriz yaşandığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Düşünün, ben bir siyasal partiye oy veriyorum, ama o siyasal partiye verdiğim oy dolayısıyla o siyasal parti milletvekili çıkaramıyor, barajı aşamadığı için. Benim oyumla başka bir siyasi parti milletvekili çıkarıyor. Buna da milli irade deniyor. Bunun adı, Türkçesi milli irade hırsızlığıdır, bu hırsızlığa izin vermeyeceğiz.

Mademki demokrasi diyoruz, mademki özgürlükler diyoruz, mademki çağdaş uygarlık diyoruz, mademki milli irade diyoruz, o zaman milli iradenini parlamentoya tam yansıması lazım. Hem 12 Eylül’e karşı olacaksın ya da karşı olduğunu söyleyeceksin ama sonra dönüp 12 Eylül’ün getirdiği bir yasanın arkasına sığınacaksın. Bunu kabul etmiyoruz. Yüzde 10 seçim barajını kaldırmak Cumhuriyet Halk Partisinin boynunun borcu olacak, bunu kaldıracağız."

Önümüzdeki seçimlerde Türkiye’nin bütün illerinde ön seçim yapmayı hedeflediklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, 12 Eylül döneminin getirdiği Siyasal Partiler Yasası’nı da değiştireceklerini, lider sultasını kaldıracaklarını, normal vatandaşın kendi milletvekilini seçmesinin yollarını açacaklarını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Bu da benim sözümdür, sizin sözünüzdür. Bu sözün arkasında duracağım" diye konuştu.

Demokrasi ve özgürlük derken sivil toplumun unutulmaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sivil toplum örgütlerinde insanların gönüllü olarak bir araya gelip ortak bir hedefe kilitlendiğini söyledi.

Sivil toplumları daha da güçlendireceklerini bildiren Kılıçdaroğlu, sivil toplumda kısıtlayıcı olmayacaklarını, destekleyici olacaklarını ve bu örgütlerin önünü açacaklarını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Engelleyici olmayacağız, onların güçlenmelerinin yolunu açacağız. Cezalandırıcı olmayacağız, tam tersine yüreklendirici olacağız. Onlar yüreklendirilecek ve yollarına devam edecekler. Sivil toplum anlayışımızda dışlayıcı değil, kapsayıcı olacağız. Herkesi kucaklayacağız. Bizim gibi düşünmeyebilirler, bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmayabilirler. Ama unutmayalım ki, onların da bir hedefleri, bir söylemleri, bir düşünceleri var. Madem ki demokrasi, önce onları dinleyeceğiz. Önce onları dinleyeceğiz ki karşılıklı saygı dediğimiz kuralı toplumun her aşamasında yaşamımızda egemen kılalım" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, TBMM’nin ihtisas komisyonlarında her yasa görüşülürken o yasayla ilgili düşünceleri olan tüm sivil toplum kuruluşlarını davet edeceklerini ve onların görüşlerini alacaklarını belirterek, böylece yasanın sadece TBMM çatısı altında oluşup bitmeyeceğini sivil toplumun da görüşünün alınarak toplumun desteğiyle çıkmış olacağını bildirdi.

"FAİLİ MEÇHULLERİ AYDINLATACAĞIZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Faili meçhulleri aydınlatacağız. Kayıplar var, o kayıplar için de uluslararası kurallar neyse onun gereğini yapacağız. 21. yüzyılın Türkiyesi’nde ne kayıplar ne de faili meçhuller olacak" dedi.

İnsanın özgürlüğü için siyaset yaptıklarını ve insanın düşüncede, davranışlarında özgür olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "baskılara son veren bir devlet anlayışının, düşüncelerini özgürce ifade edebilen bir insan modelinin egemen kılınacağını, toplumu rahatsız eden operasyonların son bulacağını" söyledi.

"Kürt yurttaşlarımızın kendi kimlikleri önündeki engelleri kaldıracağız. Onlar kendi kimliklerini, kültürlerini özgürce yaşayacaklar" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Faili meçhulleri aydınlatacağız. Kayıplar var, o kayıplar için de uluslararası kurallar neyse onun gereğini yapacağız. 21. yüzyılın Türkiyesi’nde ne kayıplar ne de faili meçhuller olacak. İnsana değer veriyorsak hiçbir insan kaybı olmamalı, hiçbir insan kör bir kurşuna hedef olup, yok olmamalı. Eğer insan kutsalsa, onun kutsallığına saygı olarak hem kayıpları hem faili meçhulleri aydınlatacağız. Failleri yargıya teslim edeceğiz. Bu CHP’nin demokrasi sözüdür.

Hali hazırda başbakan olan kişi. Diyarbakır’a gidip ’size yeni bir hapishane yapacağım’ demişti. Diyarbakırlılar oy verirse, halihazırdaki Başbakanımız onlara ikinci, üçüncü hapishaneyi de yapacaktır. Biz onlara hapishane değil, fabrika sözü veriyoruz, mahkumiyet değil, iş-aş sözü veriyoruz. Bütün Doğu’ya, Güneydoğu’ya, bütün Türkiye’ye veriyoruz o sözü. İşkence merkezi olarak bir dönem anılan Diyarbakır Cezaevi’ni, Toplumsal Barış Müzesi haline getireceğiz."

-"HİÇ KİMSE, BEN EŞİT MİYİM DEĞİL MİYİM DİYE BİR KAYGI DUYMAYACAK"-

Kılıçdaroğlu, Alevi vatandaşların da eşit yurttaşlık taleplerini bütün aşamalarda hayata geçireceklerini belirterek, "Hiç kimse, ben eşit miyim değil miyim diye bir kaygı duymayacak. Bu ülkede yaşıyorsa, aynı havayı teneffüs ediyorsa, hepimiz eşitiz, özgürüz, hepimiz beraber çalışacağız" diye konuştu.
Siyaseti kirlilikten arındırmak için dokunulmazlığı kaldıracaklarını ve Türk demokrasisi "dokunulmazlık ayıbından kurtaracakları" sözünü veren Kılıçdaroğlu, "Kürsü dokunulmazlığına eyvallah, başımızın üstünde yeri var, düşünceye eyvallah, kitap yazmaya tamam ama, ihaleye fesat karıştıran birisinin Türkiye’de millet adına söz söyleme hakkı var mı? Hayali ihracat yapan birisinin parlamentoya çıkıp ta ’ben Türkiye’de milleti temsil ediyorum’ demeye hakkı var mıdır?" dedi.

İktidarlarının ilk 4 ayında Siyasi Ahlak Yasası’nı çıkartacaklarını, hedeflerinin toplumla barışık, toplumun güven duyduğu siyaset adamını egemen kılmak olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, toplumla siyasetçiler arasında var olduğunu belirttiği "güvensizlik köprüsünü" yıkacaklarını, vatandaşla siyasetçi arasında sağlıklı bir güven ilişkisi kuracaklarını söyledi.

Türkiye’nin yaklaşık 9 yıldır AK Parti tarafından yönetildiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, 9 yıllık tabloya bakıldığında üreten değil, tüketen bir Türkiye gördüklerini, işsizliğin temel bir sorun olarak kalıcı hale geldiğinin görüldüğünü kaydetti.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Küçülen kentleri görüyoruz. Bayburtlu kardeşlerim, milletvekili sayısı düşen illerin seçmenleri unutmasınlar ve kendilerine sorsunlar ’ne oldu bu Bayburt’a, ne oldu milletvekili sayısı düşen illere, niye biz böyle kan kaybediyoruz’. Soru sorarlarsa yanıtı çok açık, sizin kentinizde yaşayan yurttaşları göçe zorlayan nedir? İzlenen ekonomik politika onları göçe zorladı. Kentiniz büyümedi, milletvekili sayınız da düştü. Yine gitsinler en yakın adliyeye sorsunlar, o kentlerde büyüyen ne? Büyüyen icra takibi. O zaman ekonomi yönetiminde bir sorun var. Biz büyüyen Türkiye istiyoruz, bacaları tüten bir Türkiye istiyoruz, fabrikalarında alınteri döken işçiler istiyoruz. İşsizlik dolayısıyla kahır çeken bir Türkiye istemiyoruz. Çocuklarına sabah kahvaltısı veremedi diye intihar eden anneler istemiyoruz, herkesin ürettiği, çalıştığı, alınteri döktüğü, huzurlu ve mutlu bir Türkiye istiyoruz. Bunun yolu üretmekten geçiyor. Onun için üreten Türkiye, çalışan Türkiye, fabrikaları çalışan Türkiye, rekabet ortamında alınteri dökerek, acımasız rekabeti aşan bir Türkiye istiyoruz.

Ekonomide üç sacayağımız var. Birincisi güçlü bir sosyal devlet istiyoruz. Siyasetin, ekonominin, yaşamın odağında da insan olması lazım. İnsan varsa her şey var, insan mutluysa toplum, aile mutludur. onun için güçlü bir sosyal devlet bizim hedeflerimizden birisidir. İkinci ayağımız istikrarlı bir büyüme istiyoruz. Sıcak paraya teslim olan bir ekonomi istemiyoruz. İstikrarlı, kendine güvenen, özgüveni olan bir ekonomi istiyoruz. Sıcak paraya teslim olmamış, kendi iç dinamikleriyle büyümeyi sağlayan, uluslararası piyasaya açılan, dünyadan kopmamış, dünya için markalar yaratmış bir ekonomi istiyoruz. Üçüncü ayağımız rekabetçi bir ekonomi istiyoruz. Üretirsek bunların hepsi olacak. İlk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir siyasi parti bir hedef koydu, yüzde 7 büyüme, Doğu, Güneydoğu için yüzde 9 hedefi koyduk. Bütün köşe yazarları, ’iddialı hedef’ dedi. Evet, biz iddialıyız, bir hedef koyacaksak adım gibi hedef koyacağız. Çünkü bizim gönlümüzde yatan bu ülkede herkesin zenginlikten nasibini alması, zenginlik vatandaşa dokunacak. O da pay alacak, refah birileri için değil, toplum için olacak. Herkes refahtan pay alacak ki huzurlu bir Türkiye’yi ayağa kaldıralım."

-TEŞVİK UYGULAMA MÜSTEŞARLIĞI-

Kılıçdaroğlu, her yıl 800 bin kişiye iş imkanı sağlayacaklarını da belirterek, AK Parti’nin ekonomi politikasının işsizlik ürettiğini iddia etti. Herkesin refahtan pay aldığı bir Türkiye’yi halkın iktidarında kuracaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, Teşvik Uygulama Müsteşarlığını kuracaklarını belirterek, iş adamlarının teşvik almak için yaptığı bürokratik işlemlerin farklı kurumlara değil, tek bir müsteşarlığa başvurmasını sağlayacaklarını söyledi.
"İş adamının önündeki bütün engelleri kaldıracağız, yeter ki sen yatırım yap arkadaş, istihdam yarat, önündeki engelleri kaldıracağız" diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye’de bürokrasiden şikayet eden iş adamını bırakmayacağız, bürokrasiden şikayet ortadan kalkacak. Biz iş adamlarımız, Mısır’a gitti, niye Mısır’a gidiyorlar? Türkiye’de toprak mı kalmadı, fabrika yeri mi yok? Ürünlerini satamıyorlar mı? Buradan söz, Mısır’ın sağladığı bütün olanakların daha fazlasını Türkiye’de sağlayacağız. Onlar Doğu, Güneydoğu’ya gelsinler, yatırım yapsınlar, istihdam yaratsınlar yeter ki gerekirse vergi dahi almayacağız.
KOBİ’lere, sıfır faizli kredi vereceğiz. Ne kadar vergi veriyor, ne kadar sosyal güvenlik primi ödüyor, diyelim 100 lira. 100 lira öderse bir yıl sonra bankadan 100 lira sıfır faizli kredi alacak. Yatırım yapacak, istihdam yaratacak, bu proje Türkiye’yi ayağa kaldıracak projelerden birisidir. İşveren vergisini ödeyecek, primini ödeyecek, nasıl olsa kredi olarak alacağım diye. Böylelikle devletin vergi, prim tahsis edemiyorum olayı kalmayacak. Her seferinde uygulanan politikalar nedeniyle borç batağına batıp da vergisini, sosyal güvenlik primini ödemeyen iş adamı için 2 yılda bir mali af da çıkamayacak. Ne kadar vergi verir, ne kadar sosyal güvenlik primi ödersem o kadar çok kredi alacak."

-"EN BÜYÜK BÜROKRATİK OPERASYONU BAŞLATACAĞIZ"-

Kılıçdaroğlu, Gelir İdaresi Başkanlığını da bağımsız, özerk bir kurum haline getireceklerini, tüm sosyal güvenlik primlerinin de Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından toplanacağını belirterek, "Cumhuriyet tarihinin en büyük bürokratik operasyonunu başlatacağız. Milyonlarca kağıdı tedavülden kaldıracağız. İş adamı vergisini vergi dairesine, primlerini sosyal güvenlik kuruman verir. Bunun akılla bağdaşır yönü var mı?" dedi.

İş adamlarının değişik kurumlara birden fazla beyanname verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, bu projeyle bürokraside Cumhuriyet tarihinin de en büyük tasarrufunu gerçekleştireceklerini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, "Gelir İdaresi Başkanlığı, millete hizmet eden, vergileri adil toplayan, bürokrasiyi kaldıran, güçlü, tutarlı, herkesin saygı duyduğu bir idare haline gelecek. Oradan, siyasi otoriteyi kaldıracağız. Başkanlık, sadece vergileri toplayacak, kuralları koyacak" diye konuştu.

Ekonomi idaresinde de çok başlılık olduğunu, ekonomi yönetiminde dağınıklık olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Hazine, maliye, planlama bir tarafta. Birisi karar alır, öbürü uymaz. O nedenle Türkiye bu nedenle. Bakmayın siz gazetelerin ’ekonomide çok başarılıyız’ dediklerine. Bunlar doğru değil. Başarılı olsalardı 9 yılda 4 kez af kanunu çıkarmazlardı" dedi.

-"CHP VARSA HERKES İÇİN VAR"-

Engellilerin sorunlarına da değinen Kılıçdaroğlu, bu vatandaşların Türkiye’de dört duvar arasına hapsedildiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Onların da gezme, konuşma, çalışma hakları yok mu? Onu da aşacağız. Hayatın her alanına dokunacağız" dedi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sendikaya gittik, projelerimizi anlattık. Doğrudur dediler. Çiftçilere gittik, projelerimizi anlattık, doğrudur dediler. İşveren Sendikaları Konfederasyonuna gittik, ekonomi projemizi anlattık, doğrudur dediler. Ciddi bir projedir dedik. Onun için diyorum, ’Söyleyecek çok lafımız var’. Birisi ’siz bu konuda ne yapacaksınız’ diye sorduğunda yanıtını hemen verebilecek durumdayız. Hayatın her alanında söyleyecek lafımız var. İnsanın her çağı için de söyleyecek sözümüz var. Çocuklar için de, gençler için de, orta yaşlılar için de var. Kadınlar, erkekler, yaşlılar için de var. Hayatın her alanıyla ilgili projemiz var. Şunu hiçbir arkadaşımın unutmasını istemiyorum; CHP varsa herkes için var."

Kılıçdaroğlu, seçim sürecinde 81 ile gideceklerini belirterek, bazı illeri birkaç kez ziyaret edeceğini, günün 24 saatini değerlendireceğini, hedefe hızla, azimle, güçle ulaşacaklarını söyledi. "Bizim hedefimiz kutsal bir hedef. Bizim hedefimizi insan odaklı bir hedef. Bizim hedefimiz bu güzel ülkede çocukların ailede huzur içinde yaşadıkları, gelecek güvencesi olan bir Türkiye yaratmak" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini "CHP varsa herkes için var" sloganıyla bitirdi.

-NOTLAR-

Seçim bildirgesinin açıklanması ve aday tanıtım toplantısı nedeniyle, parti genel merkezi CHP flamaları ile donatıldı.
Toplantı nedeniyle milletvekili adayları sabah erken saatlerde partiye gelmeye başlarken, parti çevresinde ise seyyar satıcılar tarafından adaylara yönelik çeşitli promosyon ürünlerin satıldığı stantlar açıldı.
Kılıçdaroğlu, salonda eski Genel Başkan Deniz Baykal ile yan yana oturdu. Yaklaşık 1 saat süreyle konuşma yapan Kılıçdaroğlu, konuşmasına başlarken de bitirirken de ayakta alkışlandı.
Toplantıda CHP’nin "Çocuk Bütçesi" ile ilgili hazırladığı reklam filmi de tanıtıldı.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından toplantı yaklaşık yarım saat basına kapalı olarak devam etti. Basına kapalı bölümün de tamamlanmasının ardından Kılıçdaroğlu, salondan ayrılan Baykal’ı aracına kadar uğurladı.
Toplantıda adaylara içinde seçim bildirgesi ve CHP projelerini anlatan kitapçıkların bulunduğu çantalar dağıtıldı.
 

6