Canlı yayında bir ayaklanma izliyoruz...
04 Şubat 2011

Müthiş bir olayla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar böyle bir şey görmedik. Mısır’da yaşananları anında ekranlarımızdan canlı yayınlarla izliyoruz. Adeta bir macera filmi gibi... Önceki gün ve dün gördüklerim ağzımı açık bıraktı. Ekranın bir yanında, Amerika Başkanı Obama açıklama yapıyor ve Devlet Başkanı Mübarek’in ayrılmasını tavsiye ediyor, gazetecilerin sorularını yanıtlıyordu. O gitti, ardından Başbakan Erdoğan ekrana geldi ve o da aynı yönde konuştu. Aynı anda, ekranın diğer yarısında ise, Mübarek’in can çekiştiği anlamına gelen görüntüler akıyordu. Kahire sokaklarındaki çatışmaları, Tahrir (Özgürlük) Meydanı’nda at ve develere binmiş Mübarek yanlısı grupların protestocuları kovalamasını, kanlı çatışmaları izledik.

[[HAFTAYA]]

Fellini filmlerini andıran bir görüntü vardı. Şimdiye kadar canlı yayında felaketler izledik, yangınlar gördük, insanların öldürülüşünü, savaşları izledik. Ancak hiçbir zaman canlı bir halk ayaklanması ile karşılaşmadık. Daha da ilginci, bütün bu gelişmeleri dünyaya El Cezire televizyonu yansıttı. Katar Emiri tarafından kurulmuş olan bu kanal, bölgeye adeta demokrasi dağıtıyor. Oysa Katar’da da demokrasi yok. Şeyh’in demokratik bir rejimle hiç ilgisi bulunmuyor ancak Arap dünyasını değiştiren bu kanala yılda milyonlarca dolar harcıyor. El Cezire kanalı, Irak istilasıyla patlama yaratmıştı, Mısır ayaklanmasıyla ise, en parlak dönemini yaşıyor. Belki de bu yayınıyla Mübarek’in sonunu hızlandırıyor. Mübarek, yavaş yavaş bataklığa gömülüyor. Her kıpırdayışında biraz daha batıyor. Bizler de bu trajediyi dakikası dakikasına yaşıyoruz. Bu iletişim harikası, dünyayı gerçekten bir köye dönüştürdü. Herkes herkesin ne yaptığını görüyor, duyuyor ve bir diğerinin iç işleri hakkında görüş açıklayabiliyor. Ders almamızda yarar var...

İsrail bir müttefik daha kaybediyor...

Mısır’daki olaylar en çok İsrail’i kaygılandırıyor. Mübarek’in gitmesiyle, yerine ister Müslüman Kardeşler ister El Baradey gelsin, her şey değişecek her şey bambaşka olacak. Artık Gazze’yi işgal ederken, sınırlarını kapatıp İsrail’in işini kolaylaştıran bir Mısır olmayacak. Hamas’ı yok etmek için, Gazze’yi besleyen tünelleri iptal eden bir Mısır kalmayacak. İsrail için, Mübarek’in gidişi kolay kolay hazmedilecek bir şey değil. Eğer bugüne kadar gelinmiş, İsrail her istediğini fütursuzca yapabilmişse, bu Mübarek’in Amerika’dan her yıl aldığı 3 milyar dolarlık “yardım” veya “bahşiş” sayesinde oldu. Mübarek’siz bir Mısır, bölgedeki tüm dengeleri farklılaştıracak. Bundan böyle Filistin sorununda yepyeni bir döneme giriliyor. Çok daha kanlı, çok daha tehlikeli bir süreç başlıyor. Bu durum sadece İsrail için değil, aynı zamanda bölge için de çok istikrarsız bir süreci beraberinde getirecek. Merak ediyorum acaba İsrail bu gerçekleri görüp, tutumunu değiştirecek mi? Yoksa sırtını ABD’ye dayayarak eski şımarıklıklarını sürdürecek mi?

Türkiye, Mısır’ın yerini alamaz...

Bazı gözlemciler son gelişmeleri yorumlarken, Türkiye’nin ortaya çıkan boşluğu dolduracağından ve bölgedeki konumunu güçlendireceğinden söz ediyorlar. Öylesine bir hava yaratılıyor ki, sanki Mısır siyaset sahnesinden ayrılacak ve liderliği Türkiye kolaylıkla alabilecekmiş gibi bir beklenti doğuyor. En büyük tehlike böyle bir rüyaya kendimizi kaptırmamızdır. Kendimizi aldatmayalım. Türkiye, hiçbir şekilde Mısır’ın işlevini ve liderliğini üstlenemez. Mısır, ne kadar karışırsa karışsın, Araplar için bu dünyanın lideridir ve öyle kalacaktır. Nedenleri de çok basittir. Mısır, Arap’tır. Ne Türkiye, ne de İran Arapların gözünde onlardan biri değildir ve Mısır’ın yerini dolduramaz. Murat Bardakçı’nın deyimiyle “Mısır, Mısır’dır...” Ayrıca Mısır, coğrafyasıyla da anahtar ülkedir. Bu haritaya bakın, durumu göreceksiniz. Bugüne kadar tüm savaşları Mısır başlatmış, Mısır kaybetmiş ve Camp David anlaşmasını da Mısır yapmıştır. Onun yerini kimse alamaz. Ancak Türkiye de hazırlıklı olmalı. Mısır’ın yerini alamayacak ancak Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin başlattığı yeni bölge politikalarıyla da, Ankara artık işin içindedir. Bundan böyle, gelişmeleri kenardan seyredip kurtulmak veya belirsiz bazı açıklamalarla işin içinden sıyrılmak imkansızlaşacaktır. Yeter ki, oyun iyi oynansın ve kaş yapayım derken göz çıkarılmasın. Midyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım.