Yeni Yazısı > Çalışan anneler üzülmesin - 22.08.2013

Çalışan anneler üzülmesin
22 Ağustos 2013

Bana gelen pek çok elektronik postada çalışan anneler, süt izni bittikten sonra çalışmayı bırakmak ya da bırakmamak arasında kararsız kaldıklarını ve minicik bebeğini bırakıp gitmenin vicdani rahatsızlığını anlatırlar. “Sizce ne yapmalıyım?” gelen postaların en can alıcı sorusudur. Hepsine aynı şeyi söylüyorum. Çalışmak, size çok iyi gelecek. Bebekten sonra ister istemez afallayacaksınız. Bir anda kendinizi, hiç yaşamadığınız bir koşturmacanın içinde bulacaksınız. İlk zamanlar o bebek kokusuyla sarhoş olacaksınız fakat bir süre sonra kendinize vakit ayırmanın dayanılmaz ihtiyacını hissedeceksiniz. Çalışmak, size iyi gelecek.

Diğer yandan çalışan anne, çocuğuna iyi bir rol model olur. Kız çocukları çalışan annelerini örnek alacak, ileride kendi de çalışacak ve ayakları yere sağlam basan bir birey olacaktır. Erkek çocukları, annesinin çalıştığını görecek, kendi işini kendi halletmeyi öğrenecek ve çalışan kadınlara saygı duyacak, kendi hayatına girecek olan kadının da çalışmasını destekleyecektir. Ironik olan, çocuğumuz için işi bırakmayı düşünüp, onun iyiliği için birlikte daha fazla vakit geçirmeyi isterken , ileride çocuğumuzun hayatına dair etkin bir rol model olabileceğimizi pas geçmektir. Tüm anneler hayat boyu vicdanlarıyla muhasebe halindedir. İster çalışan anne olalım, ister evde olalım farketmiyor.

İkiz annelerinin durumu belki bir parça daha zordur bu koşullarda. Evde onu bekleyen iki minik bebeğinin olduğunu bilmek, zaten vicdanını iki kat dağlarken, bir de onlara bakacak iki yardımcı insanı organize edebilmek, inanın bana zordur. Tek bir yardımcıyla iki bebeğe bakılamayacağını tüm ikiz anneleri bilirler. Yakınlarınızdan yardım almak ve çocuklarınızın düzenini işe başlamadan oturtmak, yapacağınız en doğru hareket olacaktır.

Uyku düzeni, yemek düzeni, panik olmayan yardımcılar


İşe dönmeden önce, bebek ya da bebeklerinize bakacak olan yardımcılarınızla (yakın akrabalarınız ya da bakıcınız) bir toplantı yapmalısınız. Uyku ve yemek saatlerini belirlemeli, düştükleri ya da ağladıklarında panik yapmamalarını tembihlemelisiniz. Belki aklınıza takılabiilecek her detayı bir liste yaparak buz dolabınıza asabilir ve onlara rehber olabilirsiniz. Bebekleriniz büyüdükçe huyları değişeceği için, 3 aydır uyguladığınız yöntem dördüncü ayda değişmeye başlayabilir. Bunu kendinize dert etmeyip, yeni düzene geçebilirsiniz. Her çocuk akşam 8’de uyuyacak diye bir kural yok, sizin eve geliş saatinize göre çocuklarınızın uyku saatlerini değiştirebilirsiniz.

Çalışan annelerin en büyük sorunlarından biri vicdanlarıdır aslında. En çok yapılan hatalardan biri de bu yüzden yapılır. “Yeteri kadar vakit ayıramadığım için, eve geldiğinde tüm şımarıklıklarına katlanıyorum. Hatta en çok onu ben şımartıyorum ve bu yüzden evde bana nefes aldırmıyor” diyor pek çok anne. Bebek ya da çocuk, yaşı kaç olursa olsun, her zaman onunla konuşun. Yaptığınız işi, ne için yaptığınızı, bir gün büyüdüğünde onun da çalışacağını anlatın. Tıpkı okula gitmek gibi, işe gitmenin de iyi bir şey olduğunu söyleyin. Çocuğun anlamadığını düüşünmek en büyük yanılgıdır. Her gün bunları anlatmaktan sıkılmayın. Hem size iyi bir telkin olur, hem de çocuğunuza.