Cadılar Bayramı'nı mı kutluyoruz?
28 Ekim 2010

Sabah haberlerini izledim ve kendimi korku tünelinde hissettim: Fransa’dan en büyük nişanı aldığında yanında olduğum, Dünya Ticaret Odaları Başkanlığı’nda bile önemli bir görevi olan ve parlak bir geleceği olduğunu düşündüğüm İTO Başkanı Murat Yalçıntaş adaleti etkilemek için rüşvet vermekten tutuklu! Gözümüzün bebeği, milli gururumuz olan ordunun gözbebeği deniz kuvvetlerinin yine muvazzaf ve emekli subayları sıra sıra savcının önünde. Artık ‘darbe yapmak’ gibi bir kısım ‘beyaz Türk’ tarafından hasretle beklenen bir suçlamayla da değil üstelik, fuhuş, askeri casusluk gibi, bir askerin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayan suçlamalarla! Askerlerin evleri, karargâhları, sağ sol, polis tarafından basılıyor, kıyamet kopuyor! Bir gazeteci, hiç bir suç unsuru bulunmadan tutuklu yargılanmasının 600’üncü gününü doldurdu Silivri’de!

[[HAFTAYA]]

Bir üniversite rektörü niye yargılandığını bile bilmeden yine bir yılı aşkın süredir tutuklu. Hasta, herhalde içerde ölmesini bekliyorlar. Artık içerde olduğunu bile unuttuğumuz Alb. Çiçek, bir ıslak imza tutturuldu, aylardır tutuklu! Korku tüneli az gelir bu tanımlamaya. Korkunç. Bu suçlamalar doğruysa hepsinin suratına tükürmek geliyor içimden. Heyhat! Yüreğim kuşkulu. Aklım almıyor. Yargıya güven duymuyorum. Davaların çoğuna inanmıyorum! Bu nasıl bir ülke ki askeri, polisi, (gözaltına aldıkları kadını ormana götürüp tecavüz ettikleri iddia ediliyor!) tüccarı, öğretim üyesi, gazetecisi iflas etmiş bir toplum! Ar ve haysiyet kalmamış. Herkes kötü, herkes suçlu. Ne oluyor yahu? Bağırsaklar mı temizleniyor? Ah keşke böyle olsa, ah keşke inansak, inanabilsek!

Adaletten n’aber?

Ne yazık ki anayasa değişikliğine verilen bütün o EVET oylarına ve o değişikliğin getirdiği tek somut değişiklik olan HSYK’nın yeni üyelerine rağmen adalete inancımız yok! Bu muydu adalet reformundan beklenen? Tamamen iktidar yanlısı üyelerle yeniden yapılandırılan ve dikensiz gül bahçesine döndürülen HSYK’ya tahsis edilen yeni arabalar, yeni koskoca bina, yeni ıvır zıvırla mı düzelecek adalet? Tutukluluk süreçleri, yansız yargılama, ha? Casusluk ve fuhuş operasyonu kapsamında sorgulanan 6 muvazzaf subay, savcının tutuklama isteğine rağmen serbest bırakıldı. Tamamen aklansalar bile bir subayın askeri sırları satma ve fuhuşla tehdit gibi iddialarla sorgulanmış olması bile alınlarına yeterince kara çalınması demek değil mi? Türkiye neden bir cadı kazanına döndü? Hepimiz mi cadı olduk? Yok mu temiz olanımız? Buna adalet yanıt verecekti, hangi adalet? AKP’nin, Cumhurbaşkanı’nın adaleti mi?

CUMHUR’ BU KEZ DENİZDE

Yine de kutlanıyor cumhuriyet! ‘Cumhur’un başını bağlıyalım mı, açalım mı tartışmalarına rağmen, merkezi ve yerel otoritelerden özel teşebbüse kadar herkes, en azından İstanbul’da ve soğuk havaya rağmen, bir kutlama telaşında. Hemen bilgilendirmek istiyorum. Beni en çok heyecanlandıran Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ndeki resmi resepsiyon değil. Yemekler de kötüdür, saatlerce ayakta durmak da. Tabii ki etrafa bakınıp kulis yapmak heyecanlı ama çağırmıyorlar ne yapalım, başımızı bağlayacak değiliz çağrılmak için! İstanbul’da Valimiz Hüseyin Avni Mutlu’nun resepsiyonuna davetliyim, yerel bazda önemliyiz demek ki! Ama beni yine de en çok heyecanlandıran, uzun çalışmalardan sonra yenilenerek açılan Pera Palas’ta yapılacak Cumhuriyet Balosu. Bir roman atmosferinde geçeceğine eminim! Fakat yine de İstanbul’da kalmış olsaydım bu kez denizde başlardım töreni izlemeye. Boğaz Köprüsü üzerinde yapılacak ışık ve havai fişek gösterisini izlemenin en güzel yolu denizde olmak! Armada Oteli, konuklarını tekneyle denizde ağırlıyor, sonra Ahırkapı’dan otele götürüyor, balo için. Tango yapılacağına eminim. Ama sadece bu değil, 45 TL’ye bile denizde yemekli, içkili tekne turları var, gösteri saatinden başlayarak gece yarısına kadar eğlenmek için! www.bogazturlari.net adresinden daha fazla bilgi alabilirsiniz. Lüfer tekneleri de yine aynı saatlerde tur yapıyor. Bir başka heyecan verici kutlama ise cumhuriyet koroları. Katılımcıların korist oldukları bu konserlerin sayısı da şarkı söyleyenler de her konserde artıyor. Geriye ne kaldı bilmiyorum ama biz hâlâ cumhuriyetin kuruluşunu kutlamaya devam ediyoruz!