Yeni Yazısı > Büyük Türk futbolu !!! - 22.10.2010

Büyük Türk futbolu !!!
22 Ekim 2010

Gazeteciler bilir, en büyük satışlar, tirajlar yazın gerçekleşir. İnternet siteleri de ziyaret rekorlarını o dönemlerde yaparlar.  Çünkü futbol kulüplerimiz transfer rekorları kırarlar, avrupada transfer etmedikleri yıldızlar kalmıyor. Transfer sezonunun sonunda da, bazı istisnaları saymazsak, ne kadar sorunlu , sakat futbolcu varsa Türkiye’yi büyük pazarlıklar sonucu kabul ederler !!!
İtalya’da, Almanya’da, İspanya’da, Brezilya’da 500.000 €’ya oynayan yıldızlar(!) Türkiye’de vergisiz 2.000.000-3.000.000 €’ya imza atarlar. 1-2 sezon sonra da, 2 türkçe kelime etmeden de, paralarını, tazminatlarını alıp, taraftarları ve Türkiye’yi çok sevdiklerini söyleyerek bir daha dönmemek üzere ülkemizden ayrılırlar.  Olsun, halkımız bunlara aldırmadan istisnasız tüm yıldızlarımızı baş tacı eder.  Havaalanı insan seli olur, imza törenlerine koşarlar, formalar alınır, her gün haberleri gazete, internet ve tv’den izlenir.  
Şimdi de çıkan sonuçlarımıza bakalım :
Yıldızlarla dolu takımlarımız sayesinde adını öğrendiğimiz takımları hatırlayacak olursak :
Otelul Galati,
Anorthosis,
Metalist Kharkiv
Tromsö
Karpaty Lviv

Avrupada aldığımız skorlara bakacak olursak
Bodo Glint 1-1
Paok 0-1; 1-1
Young Boys 2-2;0-1
Panathinaikos 1-4
Liverpool 0-8
Leverkuzen  1-5
Dinamo Bukres 1-2
Steaua Bukres 1-2
Helsingborg IF 2-3
Olympiakos 0-3
Harcanan paralarada, Avrupada 6.’yız. Şampiyonlar liginde, bizden daha çok para harcayan liglerden 3-4 takım katılırken bizden genelde 1 takım katılır. Katılınca da 0 çektik, 8 yedik, 3 maçta 5 şut atabildik. Uefa’da 3 sene üst üste guruplardan çıkamayan takımımız oldu.
Milli takımımız da, ya hep ya hiç oynuyoruz. Dünya 3.’sü olduk 2 turnuvaya katılamadık bile. Azarbeycan, Estonya, Malta , Moldova ,Bosna Hersek, Gürcistan, Makedonya, Letonya gibi takımlara tarihi başarılar tattırdık. Sahamızda 10 kişi kalan Belçika’yı yenince zafer sayar olduk.
Evet örnekler belki özellikle seçildi fakat harcanan paralara, 75 milyonluk ülkenin ilgisine, yazılanlara, konuşulanlara beklentilere bakılacak olursa bu örnekler çok acı ve çok fazla. Keşke bize yakışan bu kadar zafer yazabilseydik.
Bu sonuçların sonunda, ülkemizin büyükleri sadece bize büyük.  Dün geceye dönersek : Evet Porto gelenegi olan bir futbol fabrikasi olabilir fakat benim ülkemin en çok konuşulan “rüya takımı” sahasında 10 kişi kalan rakibinden 3 gol yememeli. Şampiyonum, Manchester’de kaleye ilk şutunu 90.dakikada atmamalı. Diğer büyüklerimiz zaten hiç yoklar bile.  
Bu tablonun sebeplerini 1-2 paragrafla irdelemekle değil önlem almakla değişir. 6+2+2 diye bir kural ne milli takıma ne kulüplerimize yarar? Her sene alt yapıya önem diyoruz ama bir türlü adım atılmiyor. Takımlarımızda 20-22 yaşında oynayanlar parmaklarımızla sayabiliriz. O gençler için hep : Tecrübesiz  deriz ama Lille ve Young Boys gibi yaş ortalaması 23 olan takımlara karşı eziliriz.  Uefa kupası ve Dünya 3.’lüğü bizi senelerce uyuttu, inşallah Avrupa yarı finalin uykusu uzun sürmez.