Yeni Yazısı > Büyük kavga çıkabilirdi... - 29.12.2009

Büyük kavga çıkabilirdi...
29 Aralık 2009

Corci yılların makyaj ustası. Film ve reklam setlerinde kullanılan plastik makyajı ülkemizde ilk uygulayanlardan. 37 yıldır işin içinde... Okan Bayülgen kimin makyajını yaparken zorlandığını sordu önceki akşam Corci’ye. Hiç beklemeden “Bülent Ersoy” yanıtını aldı. Açıklaması da ağırdı hani... “Çünkü onun suratı erkek anatomisini taşıyor. Çok uğraşmak gerekiyor. Bir de kaprisi var ki...” diye devam etti sözleri... Allah’tan Ersoy’un ekranı yok bugünlerde. Yoksa birçok cepheden kendine açılan yaylım ateşe aynı ağırlıkta yanıt verirdi. Magazinciler için büyük kayıp diyelim!

Çok izlenen diziler özenli özet yapmalı!

Ezik Domates Ödülleri’nde aldığımız ahların mağduru (!) olarak hafta sonunu af buyurun boşaltım sistemindeki arızayla yatay olarak geçirmek zorunda kaldım... Televizyon karşısına yatay uzanan her gözde olduğu gibi bende de bir anlam kayması oldu eminim. Ne programlar tat verdi, ne de merakla beklediğim diziler... Bu yüzden, gümbürtüye giden önemli detaylar için okurumdan özür dilerim. Yine de izlenecek bir sürü şey buldum. Biri de Ezel’in özetiydi... İyi bir yöntem bulmuş yayıncı kanal. Yapım firmasına enfes bir özet çıkarttırmış. İlk bölümünden itibaren hikayeyi ve karakterlerin kişisel öykülerini sırasıyla taşıdı ekrana. Bir buçuk saat içinde yaklaşık 10 haftanın özeti yapıldı ki, kolay iş değildi... Genelde özet bölümlerde gördüğümüz itinadan uzak montaj yerine başlı başına bir bölüm kurgusuydu izlediğimiz. Ben çok zevk aldım. Ve aklıma bir şey geldi... Bazen, irademiz dışı nedenlerle sevdiğimiz dizi ya da serilerden kopmak zorunda kalıyoruz. Arada bir, kanallar yapımcılara böyle sıkıştırılmış özetler hazırlatarak toptan çıkmamızı engelleseler. Ne şık olur... Kaçırdım artık, izlemeyeyim çaresizliğinden de kurtulmuş oluruz. Hadi bakalım; Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Canım Ailem ve çok izlenen diğerleri. Görelim, nereden nereye geldiğinizi?..

Sıra yamaklarda...

Yılmaz Erdoğan’ın aralara girmediği haliyle ve arka arkaya bağlanan skeçlerle Çok Güzel Hareketler Bunlar, deyim yerindeyse su gibi izlendi bu hafta... Bu tarzdan zincirleme skeçler aynı zamanda Mutfak ekibinin de geldiği noktayı göstermesi açısından önemli...

Çocukların ilk haliyle şimdiki halleri arasında ciddi bir makas var. Bu mutfak aşçıyla dolmuş, sıradaki yamaklara yol açmak lazım. Ne dersiniz bu da yeni yetenekler açısından Çok Güzel Hareket olmaz mı? Yeni yılda yeni isimlerin katılımını bekliyorum kadroya...

S.K. çakma olabilir mi?

Medya Kralı’nda (Kanal D) işler ağır aktı bu hafta. Okan’dan izleyicisini güldürmesini bekleyen kalabalıklar daha çok sosyal mesajlarla yetinmek zorunda kaldı... Bir ara Ayşenur Yazıcı’nın Çin’de yaşayan safdil izleyicisi S.K. yayına alındı. Okan haftalardır videosunu gösterdiği kadınla yüzleşti. Hakikaten programın en komik anlarıydı... S.K., Çin’de evlat edindiği çocuğunun böcek yemesinden korktuğunu filan yöresel şivesiyle anlattıkça stüdyo yerlere yıkıldı... Sonradan adının Selda olduğunu söyleyen kadını biraz dikkatle dinleyince, acaba dedim içimden; “Acaba bizim Zeki Kayahan Coşkun’un Matrax ekibindeki Adanalı ablamız olabilir mi bu?”. Tarzı ve sesi çok benziyordu... Okan, kadının Çin’den bağlandığını telefon numarasıyla teyit etti ama aklımda da bir soru işareti kaldı. Yeni televizyon fenomeni acaba yine Matrax’tan mı çıkmıştı? Zeki ses ver bakalım; S.K. (nasıl kısaltmaysa) senin ekibinden mi?..

Mizah dergisi gibi...

Wipe Out 2 (Show TV) son zamanlarda izlediğim en iyi komedi filmi tadındaydı. Öncelikle bu yılki kurgusu yarışmayı sıradan bir aksiyon silsilesi halinden çıkarmış, özenli bir gülmece içeriğine sokmuştu...

Çok güldüm hakikaten. Montajda yarışmacıların aldığı şekiller üzerine yapılan karikatürlere, yarışma esnasında sarf edilen sözlere uygun olarak araya giren yerli film göndermelerine ve son olarak Orhan Ayhan ağabeyimizin su gibi akıp giden anlatımına...

Eğer, vaktiniz varsa pazar akşamları sadece birkaç dakika bile olsa göz atın yarışmaya. Kim kazanacak merakından çok, ne espri gelecek merakı için. Mizah dergisi gibi yahu!

Yeni doktorumuz bulundu!

Prof. Dr. Cihan Aksoy. Bu ismi bir yere not edin. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı kendisi. Son zamanlarda sıklıkla Doktorum (Kanal D) programına çıkıyor... Ve doğru; programın tanıtımlarında dendiği gibi Türkiye’nin ağrılarını dindiriyor, yüzümüzü güldürüyor. Daha önce tıp aleminden şov dünyasına akan bir sürü isim oldu. Çoğunluğu kaybolup gitti... Bildiğim kadarıyla, ABD’de en çok izlenenler arasına giren Dr. Mehmet Öz dışında pek fazla isim de kalıcı olmayacak. Fakat...

Bakın bu önemli. Cihan Aksoy bir fenomen gibi yükseliyor izleyici algısı içinde. Ve bir süre sonra Ahmet Maranki reytinglerini bulacak, geçecek de... Ve bilim kazanacak. Ot, çimen ya da safsata yerine...

Aşk-ı Memnu her yerde...

Halk Düşmanları son dönem izlediğim en iyi filmlerden biri. DVD’si Kanal D Home Video’dan çıkmış, edindim. Bir de rafta ilginç bir sürpriz vardı; Aşk-ı Memnu serisi... O da DVD haline getirilmiş. Kaçıranlar için iyi bir fırsat. Hazır diziye girmişken, Aşk-ı Memnu’nun son bölümünde dinlediğimiz Toygar Işıklı-Ajda Pekkan düeti dillere pelesenk olmuş durumda... Kimin telefonu çalsa melodi aynı; Bir Günah Gibi, sahi dikkatinizi çekti mi?..