Yeni Yazısı > Bürokrasi cinayet işliyor - 10.09.2009

Bürokrasi cinayet işliyor
10 Eylül 2009

Kendi kendime sorup duruyorum... Altından bakıyorum üstüne koyuyorum, yine de anlayamıyorum. Siz bu ülkenin başbakanı olsanız... Ardı ardına iki seçim kazanmış olsanız... Elinizin altında son derece önemli bir çoğunluk ve başka hiçbir iktidarın sahip olamadığı bir dost medya bulundursanız... Neredeyse bir eliniz balda, bir eliniz yağda olsa... Üstüne üstlük, bu ülkenin kaderini değiştirecek iki dev açılımı başlatmış olsanız ve o açılımlar için kamuoyu desteğine büyük ihtiyacınız bulunsa... Eleştirilerine sinirlendiğiniz medya grubu ile gerilim tam azalmış ve bir modus vivendi’ye (geçici anlaşma) girildiği bir sırada ve genel seçimlere 1.5 yıl kala, böyle mi hareket ederdiniz?

Başbakan Erdoğan’ın hedefini artık çok açık şekilde anlıyorum. Ancak bunun nedenini, işin arkasındaki mantığı kavrayamıyorum. İktidar, özellikle son attığı adımla, hedefinin ne olduğunu çok net biçimde ortaya koydu. Emrindeki Maliye Bakanlığı denetimcilerinin, Doğan Grubu’na yazdıkları son cezanın (3 milyar 755 milyon TL) Türkçe’ye tercümesi çok açıktır.

İktidar, Doğan Grubu’nu yok etmek istiyor. Bu gruba kesilen yeni ceza, bırakın ödenebilmesini, dava açmaya kalksanız dahi, gereken teminatı yatırmakta zorlanacağınız ağırlıkta. Bunun altından kalkmak, eğer imkansız değilse, çok çok zor. Bu soğukkanlı bir şekilde planlanmış bir cinayettir.

İktidar, Aydın Doğan’a pes ettirmek istiyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böylesine bir gözdağı veya ceza görülmemiştir. Öldürücü bir darbedir. Doğan’ı, gazetelerini, televizyonlarını satmaya, işlerini tasfiyeye zorluyor. Piyasadan çekilmeye itiyor. İktidar ne derse desin, istediği kadar “Biz hukuktan yanayız. Yasa ne diyorsa onu uyguluyoruz” desin, bu “Doğan’ı yok etme çabası” olarak görülüyor. Sorarım sizlere, Doğan Grubu dışında hangi şirkete girildi ve hangisine böylesine öldürücü bir ceza kesildi?

Lütfen, şimdi birileri kalkıp abuk sabuk açıklamalarla zekamıza hakaret etmesin. Bu olayın tamamen masum bir Maliye denetimi olduğunu, birbirinden iyi niyetli denetimcilerin Doğan Grubu’na ait tüm şirketleri kontrole gitmişken birden bire, hiç beklemedikleri usulsüzlüklerle karşı karşıya kalıverdiklerini, başbakanın bu konuyla hiçbir ilgisi olmadığını anlatmaya kalkmasın.

Neden böylesine ters tepecek bir adım atılıyor?

Peki neden? İşte anlayamadığım bu... Neden? Son genel seçimde kaybettiği puanların bir bölümünün medya ile kavgasından kaynaklandığını kabul etmesine rağmen, yeni seçimlere 1.5 yıl kala, bu defa bırakın kavgayı, aynı medyayı kalbinden vurmaya kalkmak neden?

Ben bu yaklaşımın içinde hiçbir siyasi mantık göremiyorum. Aydın Doğan’ın ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilemiyorum. Şu anda soğukkanlılığını kaybetmiyor ve hukuk mücadelesinden vazgeçmiyor. Doğrusunu yapıyor. Peki, yarın ne olacak? Başbakan istediğini elde ederse, kazanacak mı? Eleştirilerinden rahatsız olduğu bir medyayı yok edince önü mü açılacak? Hayır, tam aksine, başbakan işlerin bu noktaya gelmesinden çok pişman olacak. Bürokrasiyi ayaklandırıp bu grubun üzerine yolladığından, mekanizmayı bir defa işletmeye başlattıktan sonra belki de istese dahi durduramadığından dolayı çok pişman olacak.

Ancak artık iş işten geçti. Ok son defa yayından çıktı. Ya başbakan gerçekleri görüp, ne yapıp edip bu okun hedefine varmasını engelleyecek veya o ok ileride dönüp dolaşıp onu da vuracak.

Herkesi korkutuyor sonunda kendi korkacak

Başbakan bu yaklaşımıyla, belki de istemediği hayaletleri etrafına topluyor. İstemeden, onu destekleyenleri de korkutuyor. Yabancı yatırımcıları korkutuyor. Bundan böyle Türkiye’ye büyük yatırımla gelmek isteyenler iki defa değil, on defa düşüneceklerdir. Hele Avrupa ve Amerika’da Erdoğan’ı yere göğe koyamayan yabancı ülkeler de, artık eski yaklaşımlarını göstermeyecekler. Erdoğan istediği kadar, yabancı güçleri umursamadığını söylesin veya öyle davransın, sonunda bunun faturasını kapısının altında bulacaktır. Türk iş çevreleri de panik içindeler. Bugün için korkularından, Aydın Doğan’a sadece gizlice kapalı kapılar arasında destek veren ünlü iş adamları da, bu “denetimlerden” kendilerine göre önemli bir mesaj çıkardılar. Artık kimse ters bir ses çıkaramayacak. Ancak bu da çok uzun sürmeyecek. Günü geldiğinde, desteklerini çekecekler. Erdoğan çok hata etti. Eleştirilerden kurtulmak için nükleer silah kullandı. Bomba gerçekten patlarsa, nükleer bulutlar Ak Parti’yi de yok edecektir.