Bülent Arınç'tan çarpıcı açıklamalar
30 Ağustos 2009

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç , “Demokratik Açılım” konusunda çok önemli açıklamalarda bulundu. Arınç “Hükümetin yapacağı işi doğru düzgün ve sonuç alacak şekilde yapması lazım. Bunun için de konuşabileceği herkesle konuşup alabileceği en yüksek mutabakatı alacak ve yola çıkacak. Bunu birileri beğenebilir birileri beğenmeyebilir. Ama hükümet ben bu işi yapacağım diyorsa bunların sonunda buna başlaması gerekir” değerlendirmesini yaptı. Devlet Bakanı Bülent Arınç, gazetelerin Ankara temsilcilerine önceki akşam Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü binasında bir iftar yemeği verdi. Arınç ile Kürt sorunu ve siyasetteki son gelişmeler üzerine uzun uzun sohbet etme imkanı bulduk. Hükümetin en etkili isimlerinden biri olan Arınç, iftar sofrasında da farklı ve cesur söylemiyle dikkati çekti.

Arınç çözüme dair görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: Güneydoğu’da bir adet var. Kavga bitirmek isteyen başörtüsünü yere atıyor. Kavga edenler ayrılıyor. Her halde o iş de Başbakan’a düşüyor. Şeyh Edibali’nin dediği gibi. “Küstüm, oynamıyorum” demek, iktidarın yapacağı bir şey değil. Muhalefette bunu söylemek daha kolay. İktidar kanadı, alttan almak durumunda. Başbakanı da aşağıya çekmeden bir yol bulunabilir. İşte akil adam çözümü denilen budur. Bu iş çözülecekse herkesle görüşülür. Deniz Baykal gelmeyin dese de, itse de görüşülebilir. Bu işi çözecekse Baykal’ın elini bile öperiz. Yaşı da buna müsait! Bu işi çözmek ne gerekiyorsa yapmalı. Bu işlerde siyasi mutabakat şart. İdamın kaldırılmasını hatırlayalım. Bahçeli karşı olmasına rağmen hükümette mutabakat oldu. Bahçeli için zehirli su içmek gibi bir şeydi. İdam kaldırıldı. Ben bu işte de Bahçeli’den ve partisinden katkı bekliyorum. Hayal ediyorum, diyelim... Bülent Arınç’ın çeşitli konulardaki görüşleri şöyle:

DEMOKRATİK AÇILIM SÜRECİ

İçişleri Bakanı Beşir Atalay gelinen süreci yarın basın toplantısı yaparak tekrar ortaya koyacak. Ben bu çalışmaları önemsiyorum. Kategorik karşı olanlar bu iş ne olursa olsun böyle olsun diyenlerin yanında değilim. Türkiye’de yaşananlar, geçtiğimiz yıllardaki acı tatlı tecrübeler bir şeyler yapmamız gerektiğini ve en iyi konjonktürün şu anda mevcut olduğun gösteriyor.

MUHALEFETİN TUTUMU

“CHP ve MHP sizinle konuşmayız” diyor. CHP tabanında yüzde 40’lık kitle genel başkanlarının tutumunu tasvip etmiyor. AK Parti bu süreçte başarılı olursa halkın büyük çoğunluğunun onayladığı güven ortamı oluşursa halk bundan dolayı ödüllendirir. Aksi takdirde başarısız kılınırsa bu seçim kaybına bile yol açabilecek bir risktir. İki parti de özellikle bunu bekliyor. AKP yıpransın önü kesilsin, vatan hainliği ile suçlansın halkta derin kaygılar meydana gelsin hatta düşmanlığa dönüşsün ve biz CHP ile MHP iktidar kazanalım diye düşünüyor olabilirler. Şimdi ortaya konan düşünce ve fikirlerde DTP’nin bazı düşünceleri MHP’den ve CHP’den çok daha ileri. Siyasi mutabakat olması gerektiğin söylüyoruz. İktidar muhalefet. Hepsini kastediyoruz. Ama parlamento içinde de zaten Anayasa Değişikliği olacaksa muhalefetle görüşmeleri bir seviyede yapıyoruz. Kanalları açık tutmak lazım. İletişim imkanları olmalı. Ama en büyük engel kötü çirkin üslup ve birbirinden uzaklaşmak. MHP’li Oktay Vural’dan her gün hakaret yemek bize artık ağır geliyor. Çirkinlikte kimse Vural ile yarışamaz. Kamer Genç bile bana daha şirin gözükmeye başladı.

TERÖRİSTLERİN DURUMU

Org. İlker Başbuğ da Org. Yaşar Büyükanıt da önemli olan dağa çıkışları durdurmak ve dağdakileri indirmek demişti. Dağda eylemde bulunmuş ya da bulunmamış suç işlediği konusunda belli olmayan insanlar var. Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesi, eylemlere katıldığı tespit edilemeyenlerin serbest kalmasına imkan veriyor. Bu durumun özendirici olacağını sanıyorum. Ancak “Gelin adalete teslim olun” ifadesini kullanmak yerine” “Gelin annenize babanıza kavuşun” demek psikolojik olarak daha büyük etki yaratır. Terör örgütü liderlerinin başka bir ülkeye gidişi söz konusu olabilir. Liderlerin dağdan indirilişi ve Mahmur Kampı’nın durumu da çok kritik. Bu kampta 11-12 bin kişinin olduğu söyleniyor. Buranın Birleşmiş Milletler gözetiminde boşaltılması düşünülebilir. Kandil’in silahsızlandırılması da çok önemli.

DTP YASAL PARTİDİR

Bu toplumda karşılığı olan bir süreç. Başladıktan sonra İmralı’yı da aşan, DTP’yi de aşan bir süreç var. Siz DTP’yi teröristle bir tutar, yasal olmayan bir parti yerine koyarsanız, Güneydoğu’da masum Kürt’le teröristi aynı kefeye koymuş olursunuz.

TEĞMENİN EDEPSİZLİĞİ

Akan kan dursun diyenler, bizzat şehit cenazesinin b.aşında duran anneler. Öyle bir aşamaya geldi ki anneler hakkımı helal etmiyorum demeye başladı. Hele ki şu teğmenin edepsizliği, yaptıklarından sonra. Düşünün ki 5-6 aydan beri bir çatışmasızlık süreci yaşanıyor. Keşke daha da yaşansa. Keşke çatışma olması, mayın patlamasa, bundan memnun olmak gerekir. Bitmesini istemeyenler olabilir mi? Olabilir.

AMERİKA FAKTÖRÜ

Demokratik Açılım konusunun Amerika’nın projesi olduğunu söylemek hayal görmekte eşdeğerdir. “Amerika yazdı, AKP uyguluyor demek” geri zekalı işidir. Ancak uluslar arası konjonktürün sorunu çözmeye uygun olduğu açık.

GÜL’ÜN KATKISI

Cumhurbaşkanı söyleyeceğini söyledi. Böyle bir imkanın var olduğu ve fırsatın kaçmaması gerektiğini Türkiye’nin iyi şartlarda iyi imkanlarda bu sorunu çözmesi gerektiğini ima eden konuşmaları oldu. Devletin milletin birliğini temsil eden bir makamdan her gün siyasi partilerle buluşup “gel bakalım” demesi de mümkün değil. Kaldı ki MGK hakkında size bilgi vereyim dediği insandan red yanıtını aldı. Bütün bunları dikkate almak lazım. “Sen Bizans tekfuru musun?” diyen insanların üslubuyla Cumhurbaşkanı neyi ele alacak?

SEÇİM TARİHLERİ

Milletvekili seçimleri 4, cumhurbaşkanlığı seçimini ise 5 yılda yapılacak gibi görünüyor ancak geçici bir hüküm konulmadığı için bu da tartışma konusu. Bu konudaki kişisel kanaatimi sorarsanız, genel seçimler 5, cumhurbaşkanlığı için ise 7 yılda bir yapılmalı. 2011’de genel seçimlerin yapılması halinde 2010’un büyük oranda hazırlık kampanyalarıyla geçeceğini vurguladı.

ŞİMDİLİK ADAY DEĞİLİM

Cumhurbaşkanı’nın görev süresi 2012’de doluyor. Cumhurbaşkanını bundan sonra halk seçeceği için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bir kez daha aday olmasını mümkün. Ben şimdilik cumhurbaşkanlığına aday olmayı düşünmüyorum. Bazı ülkelerde 200 bin kişi bir araya gelip imza toplayarak cumhurbaşkanı adayını belirleyebiliyor. Bizde de böyle olup olmayacağı tartışılacak.