Bu sezonun alnı ak gidenleri...
11 Ekim 2009

Sezonun "çok sevilip de küme düşecek beşlisini” de vermek şart oldu.
İlk düşecek olan Yaprak Dökümü. Nedeni yayıncı kanalın bu kez gerçekten son bahar sözünü tutup ocak ayı itibarıyla izleyiciyle ilişkisini kesmesi dizinin. İlk elden güle güle diyelim!
Düşenlerde ikinci sıra Elveda Rumeli’nin olacak. Zayıf başladığı yılı tamamlayacak elbet ama başladığı sıralamada değil. Hikayenin kişilik değiştirmesi bir anlamda ölümü dizinin. Bye bye!
Üçüncü sıradaki gidici de net; Son Bahar. Yayıncı kanalın en istikrarlı dizisiydi ama hikaye ömrünü tamamladı. Oyuncular sıkıldıklarını belli etti. İzleyiciden de yanıt geldi; yolculuk var!
Dördüncü sırayı Küçük Kadınlar’a veriyoruz. Salı gecelerinin lokomotif dizisiydi. Saatini kırdı ama. Bir de kimin eli kimin cebinde, işler karıştı. Kafalar da ardından. İyi yolculuklar!
Beşinci sırada Melekler Korusun var. Yayıncı kanal Show TV her ne kadar dizi kaldırmada gönülsüzse de sezon sonunu tamamlayacak kadar barutu kaldı dizinin. Yolu açık olsun!

Ne nostalji ama...
Star’da Cuma Gecesi Sineması’nın giriş jeneriği yıllar öncesine taşıdı beni. Yaşı yirmilere gelenler hayal meyal hatırlar. Bir önceki kuşak da çok net; Parliament Sinema Kulübü’nündü o görüntüler ve müzik...
Hatta All My Life şarkısını, sonraki yıllarda radyoda her dinlediğimde pazar geceleri eve nasıl da kapandığımızın resmi canlanırdı hayalimde. Anılar, hep anılar...
Kanal o kuşakta iyi filmler gösterecek buna eminim. Ama yıllar önceki o tadı alabilecek miyiz; çok emin değilim. Çünkü kulübün gerçekten kulüp olduğu yıllarda sadece bir dizi izlenirdi pazarları; Bizimkiler. Zaten o da aynı kanaldaydı...
Dilerseniz şimdi karşıdaki dizileri saymayayım bile. Zor ama nostaljik bir yolculuk yapacak Cuma Gecesi Sineması’yla Star!

Bir 'şık transfer!
Kanal D Haber’in sıkı yüzlerinden Fatih Portakal, bir ay önce Murat Erdin’in gönderilmesiyle boşalan Konuşan Türkiye mikrofonunun yeni sahibi oldu...
Erdin’in bireysel şova çevirmesinden önce hakikatken severek dinlerdim Best FM’deki programı. Ama Hürriyet Ankara bürodan Metehan Demir’in sözlerini kesmesiyle ve sıklıkla terslemesiyle soğutmuştu programdan beni Murat... Şimdi onun yerini Fatih Portakal aldı. Ve eminim geçenlerde bir yazımda geleceğin potansiyel anchormani olarak not düştüğüm Fatih çok başarılı olacaktır o mikrofonda... Meseleleri haber anlattığı gibi anlatsın yeter! Hayırlısı olsun...

Çekirdek terörü!

Önce sigaralı sahneler buzlandı ekranda. Şimdi içkili sahnelerin hepsi temizlenecek. Markalı sahneler deseniz sanki buz devri. Bir de yeni öneri var...
İsmini vermeyen bir izleyicim, son zamanlarda dizilerde artan çekirdek tüketme kültürüne takılmış. Çekirdeğe itirazı yok, yiyiş biçiminin buzlanmasını istiyor...
Diyor ki; “Mesut Bey, kuruyemişleri yiyip kabuklarını tükürür gibi yere atıyorlar. Sıradan bir izmarite bile yere atıldığında çevre cezası var. Peki bizim yüzümüze tükürür gibi kabuk atanlara niye yok?”...
Ben ceza ve sansür konusunda alerjik bir bünyeye sahip olduğum için bu görüşe bir yorumda bulunamayacağım. Sadece tartışmaya açacağım; “Gerçekten ekranda çekirdek terörü var mı?”

DİKKAT KAN ARANIYOR
Kanal 7’de sıklıkla oluyor. Eski bir radyo alışkanlığıydı. Şimdi televizyonda alt yazı bantlarında popüler... Memleketin çeşitli hastanelerinde yatan hastaların acil kan ihtiyacı bu bantlarla anons ediliyor. Ekran başından kalkıp hastanelere koşturan var mıdır bilemem ama televizyonun içindeki melek işini iyi yapıyor. Bravo diyelim!

Kaybedene bağırılır mı?
Acun Ilıcalı (Show TV) 500 bin lirayı vermeye kararlı. İçinde büyük ödül bulunan kutuların sayısı yediye çıktı. Çarşamba akşamı yarışmacı kız, yüksek orana rağmen bulamadı ödülü...
O, 300 TL ile yarışmadan ayrılırken arkadan çığlıklar geliyordu; “Beni dinleseydin, benim kutumla yürüyecektin 500 bine”. Ciddi, azarlayan çığlıklardı bunlar...
Son zamanlarda sıfır çeken yarışmacıları kutu sahipleri dövmekten beter ediyor. Zaten bitmiş bir insanın üstüne böyle gidilir mi; kan çıkar bir zaman sonra o hattan...
Bir de 24 kutunun hepsi 500 bin olunca mı çıkacak bu meret? Tamam Acun da sıkıldı ama bizi de kastı bu kadar muamma!