Brezilya'da krize futbol molası

"Futbolun anavatanı" olarak görülen Brezilya'da, 2014 FIFA Dünya Kupası öncesi yapılan gösteri ve protestolar, turnuvanın başlamasıyla yerini futbol heyecanına bıraktı.

Brezilya'da krize futbol molası

Brezilyalıların hayatında güçlü bir unsur olan futbol sayesinde, yaşam standartlarından şikayetçi halkın mutsuzluk ve umutsuzluğunun yerini keyifli bir atmosfer aldı.

Brezilya’ya futbolu kimin, ne zaman getirdiği tam olarak bilinmese de İngiltere’de ortaya çıkmasının ardından Brezilya’ya sıçrayan bu oyunun, "Futbolun anavatanı" özelliğini elde ettiği tartışılmaz. Kimilerine göre Sao Paulo’da tren rayları inşa eden bir İngiliz demir yolu işçisinin oğlu Charles Miller, kimilerine göre ise 1890’lı yılların sonunda Rio de Janeiro’da ilk futbol sahası tohumlarını atan İskoçya’nın Busby kentinden gelen boya işçisi Thomas Donohue.

Başlarda Brezilya’nın üst sınıfıyla sınırlı olan futbol, zaman içerisinde samba, karnaval ve sahil kültürünün birleştiremediği insanları bir araya getirerek her yere yayıldı ve sosyal bölünmelerin ötesine geçti.

Brezilya’da futbol "hayat" demek

Brezilya’da futbolun günlük yaşama etkisi, belki de diğer tüm ülkelerde olduğundan fazla dikkati çekiyor.

AA muhabirine ülkedeki futbol tutkusu hakkında konuşan, futbolcu, yazar ve son dönemde yayınlanan "A’dan Zico’ya" (A to Zico) isimli kitabın yardımcı yazarı Mauricio Savarese, "Futbol, Brezilyalıların otoriteye karşı meydan okumasını sağlayacak kadar onlara derinden konuşur, onlar da bunu sürekli yinelerler. Başta iş saatlerinde futbol oynayarak patronlarına meydan okuyan işçi sınıfıydı. Daha sonra 1920’lerde hayatlarını futbola adayan ve bir zamanlar köle olan siyah nüfus oldu" ifadelerini kullandı.
Savarese, 1964-1985 yıllarındaki diktatörlük döneminde futbol delisi Brezilyalıların, pankartlar, slogan ve futbol stadyumları çevresinde düzenledikleri huzur bozucu toplantılarla askeri rejime meydan okuduklarını da sözlerine ekledi.

Dünya Kupası boyunca Brezilya’da yaşam

Dünya Kupası süresince mili takım, Brezilyalıların hayatında önemli bir noktaya oturur.
Yerel medya, Dünya Kupası’na hazırlık sürecinde kendilerine benzeyenin peşine düşer, taraftarlar arasında futbol kartları değiş tokuş edilir ve görkemli dergi kapakları gazete bayilerini süsler. Her yaştan, etnik kökenden ve sosyal sınıftan tüm halkın tek vücut halinde ülkesini maçlarda canla başla destekledikleri görülür.

Turnuva öncesi sancılı geçti

2014 FIFA Dünya Kupası’nda futboldan beklenen tablo, coşkulu ve keyifli bir atmosfer, yeşili ve sarıya bürünmüş futbol aşığı Brezilyalılardı.

Ancak turnuvaya giden uzun yolda coşkunun yerini eleştiri ve olumsuzluklar aldı. Maçların yapılacağı statların inşasında hayatını kaybedenler, gecikmeler, rüşvet iddiaları ve yüksek hükümet harcamaları ana gündem maddesi oldu. Turnuvaya giden yolda sönük ve coşkusuz bir hazırlık dönemi yaşandı. Festivallerin önemli bir parçası olan geleneksel duvar resimleri, yollara tebeşirle yazılmış yazılar yoktu.

Ancak Dünya Kupası öncesindeki tablo, turnuvanın başlamasıyla değişti. Sao Paulo’da yoksul bir bölgenin hemen yanına inşa edilen statta açılış töreni yapılırken, bir yandan içeceklerin içildiği, müziğin gökyüzünü inlettiği coşkulu mangal partilerini görmek mümkündü.

24 yaşında öğrenci olan Thiago Araujo, Dünya Kupası heyecanını dile getirirken, "Bu gerçekten heyecan verici. Brezilya, Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmayı uzun süredir bekliyordu. Nihayetinde bugün burada. Şampiyonluk için en büyük şansımız ise Neymar" şeklinde görüş belirtti.

Başkent Brasilia’da emekli bir esnaf olan 62 yaşındaki Neusilia Ramos ise "Bundan birkaç hafta önce ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle heyecanlı değildim. Fakat şu an kupanın atmosferini tam anlamıyla hissediyorum. Futbolla birlikte Brezilyalılar tüm dertlerini ve sorunlarını unuturlar" dedi.

Brezilya’daki coşkuya karşılık milli takımın üzerindeki baskı da gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Seyircileri önünde 6. Kez Dünya Kupası zaferine ulaşmaları, belki de ülkedeki sosyal yaşam standartlarını yeterli bulmayan halkın yaşadığı gerginliği bir nebze olsun azaltma şanslarına sahipler.

Olaylar yerini Dünya Kupası coşkusuna bıraktı

Brezilya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda sahaya çıkmasıyla ülkedeki coşku zirveye ulaştı.
Yeşil ve sarı bayraklar arabaları ve evleri süsledi. İnsanlar, renkli peruklar ve spreyle boyanmış saçlarıyla sokaklarda dans etti, dört bir yandan vuvuzela sesleri duyuldu.

Birçok Brezilyalının maçı izlemeleri için yarım gün izin verildi, her zaman yoğun trafiğe maruz kalan Sao Paulo caddelerindeki trafik kuyruğu ise 300 kilometreye kadar ulaştı.

1950 yılından beri ilk defa Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan ülkede turnuva öncesi yaşananları eleştiren bir grup insanın sesi, yaşananları geride bırakarak Dünya Kupası heyecanını yaşamak isteyen insanların gölgesinde kaldı.

Savares, "Brezilyalıların aklı başına geldi ve Dünya Kupası, ülkeyi başka bir şeye dönüştürecek çok büyük bir etkinlik olarak algılanıyor. Brezilyalıların duyguları çok değişkendir, bir bakarsın sinirlenirler, bir bakarsın coşkuyla alkışlamaya başlarlar" diye konuştu.

Son bir yıl içerisinde Dünya Kupası’nın Brezilya halkına yaşattığı duygular da buna tekabül ediyor. Birçok Brezilyalı bir milyonun üzerinde insanın 300’den fazla şehirde hükumeti Dünya Kupası harcamaları nedeniyle protesto ettiği yılın büyük gösterilerinin etkisi altında kalmıştı. Ancak bu gösterilerin, Dünya Kupası’nın başlamasıyla geçen yıla oranla küçük çapta kaldığı gözlemleniyor.

Brezilya’da her şey yolunda gitmese de ülke, yeni bir sayfa açmışa benziyor ve futbolun en büyük etkinliğine ev sahipliği yapmanın heyecanını tam olarak yaşıyor.

AA