Botoks ve dolgu ile burun estetiği

Botoks ve dolgu ile burun estetiği

Dr. Ceyda Şener

Burun ve çevresinde botoksun kullanıldığı alanlardan biri, gülünce ortaya çıkan tavşan çizgileri. Özellikle estetik ameliyat geçiren kişilerde, kemikler biraz fazla alınıp çukurlaşma olduğunda, gülünce burun kenarlarında oluşan çizgiler daha da belirginleşip, yaşlı bir ifade verebiliyor. Botoks enjeksiyonu ile, ‘Bunny Line’ adı verilen bu çizgileri iyileştirmek mümkün. Eğer burun ucunda hafif bir düşüklük varsa, burun ucuna uygulama yaparak, burnu hafifçe kaldırabiliyoruz. Aynı şekilde burun deliklerinin altındaki kaslara bu proteini vererek, burun kanatları geniş kişilerde daha hoş bir ifade yaratabiliyoruz. Bu şekilde, hafif kemerli bir burunda, estetik ameliyata gerek kalmadan, düzeltme yapmak zor değil.

Bu yöntemde, burun sırt bölgesine dolgu maddesi yerleştiriliyor. Anestezi gerektirmeyen bu pratik işlemin ardından, burun ucuna botoks yapılınca düzgün bir burun ortaya çıkıyor. Bu uygulama burnunun üstü düzgün olmayan ve burun ucu düşük kişiler için uygundur. Burun ucu için inceltme gerektiren durumlarda ise estetik ameliyat yaptırmak en doğrusu.

Botoksla burun estetiği uygulamasında, ağrı, şişlik, morluk ya da burun ameliyatları sonrasında oluşabilecek nefes zorlukları söz konusu değil. Belki de bu nedenle, burun estetiği için gelen hastalarımızın çoğunu, lise son sınıf ya da üniversite öğrencileri oluşturuyor. Pratik ve estetik ameliyata göre daha ekonomik olan bu uygulamadır. Yöntemin 1-2 yıl kalıcılığı var. Böylece kişi, görüntüsünden memnun kalırsa, uygulamayı tekrar devam ettirebiliyor. Ancak işlemin, uzman bir doktor için bile, çok dikkat ve deneyim isteyen bir uygulama olduğunu belirtmekte yarar var. Yüzün alt bölümünde yapılan tüm uygulamalar gibi, burun botoksu da çok dikkatle uygulanması gereken bir teknik. Genel olarak botoks ve dolgu maddelerinin taşıdığı riskin ötesinde bir risk taşımayan burunda botoks uygulaması, 20-50 yaş arasındaki hastalar için çok daha uygun.

 BOTULİNUM TOKSİNİ VE DOLGULAR

Botulinum toksini ve dermal dolguların eşzamanlı kullanımı, kırışıklıklar için idealdir. Bu birleşik yaklaşım, ayrı ayrı kullanıma göre daha kalıcı sonuçları teşvik etmektedir. Biyolojik olarak ayrışabilir dolgular, enjekte edildikleri alandaki kasların hareketinden etkilenirler. Botulinum toksini, paralize edici ajan olarak, kas kasılmasını azaltır, biyolojik ayrışabilir dolguların kısa bir sürede çekilmesi problemini önler. Dolgunun performansını geliştirdiği düşünülebilir. Dolgular ayrıca, botulinum toksininin sonucunu da geliştirebilirler. Dolgular, mikro doku genişleticiler olarak düşünüldüğünden, dermis kalınlaşır ve mimik hareketlerle daha az kırışıklık üretilir. Sıralama olarak, önce kırışıklığın dinamik bileşenini botulinum toksini ile tedavi etmek, toplam etkisini gösterdikten sonra, dermal dolgu gerekip gerekmediğini analiz etmek gerekir. Bu karar için 15 gün kadar beklenebilir. Bununla beraber, bazı hastalar aynı seansta her iki terapiyi birden almayı tercih etmektedir. Deneyimine dayanarak, doktor, botulinum toksininin istenen sonucu elde etmek için tek başına yetersiz olacağına karar verebilir. Bu durumlarda her ikisi de aynı seansta enjekte edilebilir. Kasa önce botulinum toksinini sonra dermal dolguyu enjekte etmek tercih edilebilir.

 BURUNDAKİ KILCAL DAMAR TEDAVİSİ

Burun estetiğinde botoks ve dolgu kullanımından bahsederken özellikle orta yaş civarında kimi hastalarımızın burun üstü ve çevresini kaplayan foto yaşlanmaya bağlı estetik olarak hoş bir görüntü yaratmayan ince kılcal damar ağ sorunları da gündeme geliyor. I2PL lazer tedavisi ile ayda bir yapılan atışla 3-4 seansta bu vücutta kullanılmayan içi kan oturmuş torbacıklardan kurtulabilir ve daha temiz, genç görünüşlü bir burna sahip olabilirsiniz.