Yeni Yazısı > Birikmiş notlar - 08.10.2010

Birikmiş notlar
08 Ekim 2010

Şuradan başlayalım. Meclis, Anayasa Mahkemesi’ne ilk üyeyi seçti: Hicabi Dursun... Hayırlı olsun...

Aldığı oy: 256.

Ne var ki, Meclis, kimi seçtiğini, niçin seçtiğini bilmiyor. Tanımıyor. Hicabi Bey de kendisini seçenleri bilmiyor ve tanımıyor.

Ama ne gam?

Seçip Meclise yolladığımız 550 milletvekilini sanki biz tanıyor muyuz?

Efendim, tanıyıp da zaten ne olacak? Eşe dosta iltimas geçeceğimize, yüzünü bile görmediğimiz, ismini bile duymadığımız, huyunu suyunu hiç bilmediğimiz insanları seçmek, belki de daha doğru.

Bunu geçelim.

[[HAFTAYA]]

***

Öbür not...

Okumuş etmiş, talim terbiye almış adamlar bunlar. Üstelik milletin vekilleri.

Adalet Bakanlığından izin istiyorlar. Cezaevindeki bir tutukluyu ziyaret için.

Bakan, şart koşuyor:

- Ziyaret sonrası, davayı etkileyecek bir açıklamada bulunmayın.

Söz mü, söz.

Bir de bakıyoruz ki, çıkışta gazetecilere şakır şakır konuşmakla kalmayıp, gece de televizyona çıkıyorlar. Hani verdikleri söz? Kaldı ki, ziyaretine gittikleri tutukluya da kötülük bu.

Görüyor musunuz?

En büyük problemi nedir Türkiye’nin:

Ciddiyetsizlik.

*** 

Bir de şu var...

Son not olarak...

YÖK’ün uygulamasına dikkat.

- Karşı çıkan pek olmadı.

Hayırdır inşallah.

Eğer Kılıçdaroğlu, Kemal Anadol gibi arkadaşları zaptedebilirse, herhalde kulvar değiştirecektir. Hep istemezük değil bilakis, sürekli isterük taarruzu.

Ah keşke.

Çünkü CHP, öğretmen partidir. Üstelik 6 ok’tan biri de Halkçılıktır... Türban velev ki siyasi simge... Ama bu toprakların gerçeğini yansıttığına göre, onu hâlâ yok saymak, CHP’ye zaten yakışmıyordu.

Allahaşkına...

CHP, hep kötü kişi olmaya mecbur mu? Bir kerecik de sükût birader.