Bir zamanlar bozkırda klasik müzik vardı
18 Mayıs 2017

“Cumhuriyet bir insanlık projesiydi” diye anlatıyor Prof. Ersin Onay, “Biz de Anadolu bozkırının ortasında, dağ başında, kirpilerden başka bir şey yok, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’ni kurmak için çalışırken cumhuriyetin ilk dönemlerinde Cebeci Konservatuarını 3 kerpiç evle bir tekkede açan, öğrencileri yetimhanelerden gelen çocuklardan oluşanların heyecanını yaşadık.”

Daha ikinci yıllarında halka açılmak için Ankara Hipodrom’da konser vermek istiyorlar. Temmuzun ortasında Ankara’da klasik müzik konserine kim gelecek diye eleştiriler gelirken 10 bin kişi, minderini kapıp geliyor, Suna Kan’ı, Gürer Aykal’ın şefliğinde orkestrayı dinlemeye.

Anadolu’ya müzik

Ersin Onay, bu müzikal serüvenlerini anlattığı “Topraktan Sahneye” kitabının tanıtımını, o dönemin tv röportajları, videolarından oluşan görsellerle de süsledi. Hikâyeler göz yaşartıcı, kimi zaman hüzün, kimi zaman kahkahayla karışık. Hele ilk başlangıç, bana Köy Enstitüleri’yle yapılan eğitim devrimini hatırlatıyor, onun müzikal versiyonu gibi.

“Sokaktaki adam klasik müziği anlamaz, dinlemiyor diye bir şey yok. İyi bir şey yapar, ayağına da giderseniz, gelip dinliyor” diyen Ersin Onay, Anadolu turnelerini ve konserleri de bu nedenle gerçekleştiriyor. TCDD’nin özel treniyle, izleyicisini de alıp giden orkestranın antik kent Phaselis’deki konseri olağanüstü. Yurt dışından gelen öğrencilerin de katıldığı yaz okulu anıları da öyle. Ayvalık’da bir yaz okulu açan Prof. Filiz Ali’nin sorularıyla zenginleşen anılar bitmek bilmiyor.

İki Cumhurbaşkanı

Marmaris’de BASSO’nun vermek istediği konsere dönemin Belediye Başkanı izin vermiyor ama orada yaşayan eski cumhurbaşkanı Kenan Evren’in geleceğim diye haber yollaması, ardından zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın da katılacağını bildirmesi, belediyeyi konseri yapmak zorunda bırakmasının ötesinde, iki cumhurbaşkanının buluştuğu bir konser olarak hafızalara kazınıyor!

O günden bugüne geldiğimizde İstanbul’da kapalı duran AKM, doğru düzgün bir konser salonumuzun bile olmayışı, 16 yıldır hiçbir devlet yöneticisinin hiçbir klasik müzik konserine katılmaması, koşar adım geriye gittiğimizi göstermiyorsa nedir? Şimdi gündemde klasik müzik yok, ok atma müsabakaları var! Cumhuriyet değerleri yerine Osmanlı hayranlığı. Anılar ise Topraktan Sahneye, Ersin Onay, Sun Yayınları’nda...

Size bayram yapmayacaksınız demedik mi?

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerine, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer adına Müsteşar Zararsız tarafından il müdürlüklerine yollanan genelgeyle Ankara dışında yasak getiriliyor, yıl 2012! Zaten o yıl terör denilmiş 30 Ağustos iptal edilmiş, Van depremi denilmiş 29 Ekim törenleri iptal edilmiş.

19 Mayıs’ın iptali ise hava soğuk, çocuklar hasta oluyor!

2014’de Soma faciası iptal nedeni!

Çok üzgünüz ya. 2013 yılında açık havada yapılan bütün stat gösterileri yasaklanıyor.

Artık her yıl, Ankara, İstanbul gibi büyük kentlerde başta askeri okul öğrencileri olmak üzere, liselilerin yaptıkları müzikli spor gösterileri, kuleler tarihe karışıyor! O gösterilere hazırlanmak için derslere girmemeler, başka öğrencilerle tanışmalar, kaynaşmalar da nostaljik oluyor. Aslında iki nedeni var bu öfkenin: biri kızlı erkekli gösterilerdeki kıyafetler!

Diğeri cumhuriyet değerlerinin tümüne karşı çıkış! 2016 yılında Danıştay bu genelgeyi iptal ediyor. Devletin iptal ettiği 19 Mayıs etkinliklerine CHP’li belediyeler ve halk sahip çıkıyor, her ilde ayrı kutlamalar yapılıyor. Ama devlet bu, bu kez onlara da yasak kararları çıkıyor!

Bu yıl Beşiktaş Belediyesi’nin yapmayı planladığı 19 Mayıs kutlamalarına “güvenlik!” gerekçesiyle izin verilmiyor. Neyse ki şehitler, kazalar gibi bir gerekçe yok. Amaç ve niyet belli. Güvenlik nedense hiçbir devlet etkinliği ve mitingine bahane olmuyor!