Yeni Yazısı > Berkin'den İbrahim'e... - 24.06.2014

Berkin'den İbrahim'e...
24 Haziran 2014

"Zaman öldürülmüş bir çocuğun yaralarını iyileştiremez"

Berkin vurulalı 373 gün oldu. Hayat hiç durmamıştı, Berkin öldüğünde bana durdu gibi gelmişti ya meğer durmamış, yavaşlamış… İnsan unutmamak için türlü türlü yollar deniyor, 14’ünde bir çocuğun ölümünü…

Nasıl oldu, ne oldu uzun uzadıya anlatmanın da manası yok diyorum kendi kendime, sonra kararsızım yine de anlatsam diyorum… Böyle zamanlarda daha çok okuyorum. Bana akıl verir kelimeler düşüncesindeyim. Tam bu dönemde “Haziran’da Bir Fidan: Berkin İçin…” kitabının tanıtım yazısı düştü mailime. Bir iki güne de elime geçti kitap.

Kitabın masama geldiği gün bir çocuk daha -İbrahim Aras-  polis tarafından vahşice öldürüldü. Kafası paramparça edildi. Kimse konuşmadı, kimse yazmadı, kimse hatırlamadı…  "En fazla bir yıl sürer / yirminci asırlarda / ölüm acısı” derler ya ben o gün anladım sürmezmiş bir yıl bile… Acısı annesine, babasına kaldı.
“Haziran’da Bir Fidan: Berkin İçin…” kitabını derleyen Levent Turhan Gümüş, ‘Çocukluğumuz saldırı altında’ demiş… Çocukluğumuz, çocuklarımız, gençlerimiz, erk gibi düşünmeyen herkes tehlike altında… Ama elbette en çok güzel gülüşlü çocuklarımız…

“Haziran’da Bir Fidan: Berkin…” kitabı Yaşar Kemal’den Stig Daggerman’a, Asa Lind’den Seyla Tanya Varer’e, Mustafa Delioğlu’ndan Mahmutcan Papiroğlu’na, Şeyhmus Diken’den Şafak Pavey’e çok sayıda yazar ve çizeri bir araya getirmiş. Kalemi eline alan her yazar ‘Ah’ diyerek başlamış gibi, hatırlatmak, unutturmamak için yazmış.

Pek çok öykü, roman, çizim ve masalın yer aldığı kitabın geliri Berkin Elvan’ın ailesine gidecek. Üstelik bu kitap yalnızca Berkin’i de anlatmıyor. Devlet dersinde öldürülüp, ardından ‘elinde patlayıcı vardı’, ‘arkadaşları öldürmüştür’, ‘o zaten terörist’ gibi cümlelere maruz kalan tüm çocukların hikâyesini anlatıyor. Bir haber metninden ziyade yürekten gelen kelimelerle, edebiyatla…

Kitap, Berkin’in yoğun bakımda olduğu günlerde hazırlanmaya başlanmış. Levent Turhan Gümüş, “Berkin uyurken, başucundaki sevenlerinin ona okuyacağı masallar, kulağına fısıldayacağı öyküler yazmalı. Böylece uyandığında elinde okuyacağı bir kitabı olur, başucunda onun için yazılmış bir kitap bulunur” demiş… Ancak kitap hazırlanma aşamasındayken o kara haber gelmiş ve bir süre de kararsız kalınmış umut öykülerinin basılmasına.

Kitapta emeği bulunan Ebru Akkaş Kuseyri bu süreci kitabın önsözünde şöyle anlatmış: “İki yüz altmış dokuz gün sürdü onun uykusu, bizim umudumuz… Sonra Berkin’in kara haberi geldi. Kalakaldık. Güzel çocuğu binler, on binler, milyonlar uğurladık. Umut öyküleri gözümüzün önünde yitip gitti. Berkin’le birlikte toprağa verdik onları. Kitabı tamamlayıp tamamlamamakta karasız kaldık. Sonra baştan beri desteğini esirgemeyen bir şair abimiz şöyle dedi: “Bir çocuğun hayatı için ne yapılsa yine de hep yapılmamış bir şey kalır. Bir çocuğun ölümünden sonraysa yapılacak bir şey hep vardır, siz de o bir şeylerden binini yapın!’”

30 yazı ve 11 çizimle Berkin’in yaşıtları Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Enes Ata ve daha nicesine yer verilmiş kitapta… Her yazar kendi durduğu yerden anlatmış acısını. Daha önce de bir yazımda ifade etmiştim; ne zaman umudumu yitirmeye başlasam okurum. Edebiyat, her geçen gün içinde kaybolduğumuz karanlıkta, bir ışık gibi geliyor bana. Aynı zamanda bu tarz derleme kitaplar, durup ‘ne oluyor’ diye bakmaya vaktimizin olmadığı anların da hafızası oluyor. Bir nevi geçmişe gömülmeye çalışılan gerçeğin direnmesidir edebiyat.

Gün gelir hafızamızın bizi yanıltmasına izin veririz, elimizde çok güçlü bir hazine var: Edebiyat. Haziran’da Bir Fidan’ı karanlığa kapatılmaya çalışılan çocukluğumuzun ışığı olması ve hiç unutmamak için okumalı…

Haziran'da Bir Fidan: Berkin İçin, Der: Levent Turhan Gümüş, Ayrıntı Yayınevi, 2014

Haftanın Önerileri:

1) Emanet Şehir, Levent Cantek - Berat Pekmezci, İletişim Yayınları, 2014

2) Beyaz Dünya, Andrew Mcgahan, Çev: Kerem Işık, Ayrıntı Yayınları, 2014

3) Tezer Özlü'ye Armağan, Der: Sezer Duru, YKY, 2014