Yeni Yazısı > Benzemek - 19.09.2009

Benzemek
19 Eylül 2009

Benzetmek
Her ne kadar AB Treni
Diyarbakır’dan geçecek ise de
İstanbul’u teğet geçse bâri.
Güneydoğu illerimizi İstanbul’a
benzetme sevdası, hiç hoşuma
gitmiyor.
Geleneği, göreneği, müziği, mutfağı,
mimarisi toptan iflas etmiş bir İstanbul’a
niye benzetelim güneydoğu illerini?
Bırakın böyle kalsın.



Parolayı da bulmuşlar:
- Önce insan.
İstanbul’da hangi insan bu?
Yarısı bozuk sicilliyse öbür yarısı da
haksızca lekelenip teşhir edilen...
Meydanı şantajcılara, infazcılara ve
karavicdanlılara terkeden bir
çaresizler ordusu mu?
- İstanbul’da insan nedir sahi?
Ticarette arsız ve yüzsüz davranan,
rekabette sürekli belden aşağı vuran,
nezaketten uzak, sevgiden ırak...
Kavga etmeyi bilmediği için barışmayı da
bilmeyen bir kandavalılar gürûhu mu?
- İnsan nedir bu şehirde?
Ya sürekli ihya olan, ya da
rakiplerini kesin imha için her yolu
mübah gören bir çarıklı erkân-ı harp
sosyetesi mi? Cumbadan rumbaya
geçen görgüsüzler grubu mu?
Yoksa dereboyu sâkinleri mi?

*

Vazgeçelim bu sevdadan.
Güneydoğu illeri hiçbir şekilde
İstanbul’a benzetilemez. Özenilecek
yanı yok İstanbul’un.
- Eski film ve romanlarda kalmış
bir beyefendiliği vardı, gitti.
- Enfes bir Türkçesi vardı, kaybetti.
- Estetiği, kulak zevki ve damak tadı
zaten velâyet altına alınmıştır.
Oysa mertlik dahil kendi
değerlerini çok iyi muhafaza edebilen
doğu illerimiz, yoksul bile olsa bâri
mutlu ve gururlu yaşıyor.
Gölge etmeyelim yeter.
Yarın bayram, değil mi?
İstanbul’a bir bakın.
Ne dediğimi anlarsınız.

[email protected]
Faks: (0212) 505 62 32