Yeni Yazısı > Benim dengemi bozmayınız - 05.06.2014

Benim dengemi bozmayınız
05 Haziran 2014

Ekolojik dengenin bozulmasıyla, hepimizin dengesi altüst olmaya başladı. Sürekli sorup durduğumuz “Dünya artık çıldırmaya mı başladı” sorusunun cevabı da bu işte. Gözümüz dönmüş gibi her bulduğumuz betonsuz alana, koca koca binalar diker ya da alışveriş merkezleri kondurursak sonuçlarına da katlanırız.

Yeşil olmayan yerde yağmur olmaz. Yağmurun olmadığı yerde insan olmaz, hayvan olmaz, bereket olmaz. Hem ayrıca sizin hiç mi göz zevkiniz yok be kardeşim? Yemyeşil bir alana bakıp kuş seslerini duymak, taptaze yaprakların, çiçeklerin kokusunu içine çekmek varken ne diye dikersin ruhsuz betonları? Boşuna koymamışlar üniversitelere “Şehir ve Çevre Planlamacılığı” diye bir bölüm. Ne yapıyor onca insan buradan mezun olduktan sonra?

İnsanlar çıldırır elbette. Doğa olmazsa tahammül kalmaz, sevgi kalmaz, pozitif hiçbir düşünceye yer kalmaz şu fani bedenlerimizde. İnsanlar sonbaharda neden daha depresif olurlar bilir misiniz? Güneş ışınlarının sonbaharda daha eğik gelmesi ve güneşin vücudumuzda yarattığı enerjinin azalmasından kaynaklanır depresif ruh halimiz. İşte mevsim geçişlerinde bile bizi bu kadar etkileyen doğa, yemyeşil alanların yok edilmesiyle üzerimizde nasıl bir etki bırakıyor siz düşünün.

Sessiz ol; yağmuru dinliyorum!

Tüm bu yazının ana sebebi, 1 haftadır aralıksız yağan yağmurdu aslında. Çok değil, 2 yaz önce 1 Haziran’da sıcaktan bunalarak kendimizi denize atarken şimdi evde hırkalarımızla oturup, dışarıda botlarımızla dolaşıyoruz. Mevsimler kaydı ve her şey birbirine girdi artık.



Kızlarımla balkona çıkıp yağmuru izlemeye karar verdik. O kadar şiddetli yağıyordu ki hem ürperiyorsunuz hem de içinizde tarifsiz bir huzur beliriveriyor. 4 yaşındaki kızlarım bile yağmuru izlemek, hissetmek ve dinlemek için birbirlerini susturup durdular. Birbirimize sarılarak oturduk bir süre balkonda. Mavi konuşmak istediğinde Derin onu susturup “Şşş Mavi sessiz ol, yağmuru dinliyorum” dedi. Yağmuru dinlemek...

Farkındalığı yüksek ve bir o kadar da duygusal bir nesil geliyor sevgili okur. Bizim neslimizin hatalarını düzeltmeye çalışmak gibi talihsiz bir sorumlulukla geldi onlar dünyaya. Dilerim dünya kendini yok etmeden, çocuklar kurtarsın dünyamızı.