Yeni Yazısı > Bela bu değil - 06.10.2010

Bela bu değil
06 Ekim 2010

Bir borcum için senet imzaladım. 500 liralık senedi de tek kalemde ödeyemeyeceğim için üçe bölecektim. Ancak birinciyi dahi ödeyemedim. Alacaklı da beni mahkemeye verecekmiş. Vermemesi için mal beyanında bulunmalı mıyım? Zaten hiçbir malım yok. Dava açarsa başım belaya girer mi? A.A.

Okuyucumun imzaladığı senet, bono ise alacaklı bunun için mahkemeye gitmez, icra dairesine gider, okuyucum aleyhine icra takibi yapar. Şayet eldeki belge bono değil de adi senet dediğimiz senet ise (ki bono ile senet arasında fark vardır, bononun üzerinde olması mecburi unsurlar bulunur, bu halde takip özeldir, senet düz beyaz kağıda yazılı bir taahhüttür, icra takip şekli farklıdır) alacaklı isterse doğrudan mahkemeye gider isterse ilamsız takip dediğimiz icra takibini yapar.

[[HAFTAYA]]

Alacaklının icra takibi yapması halinde dört taksit taahhüdünde bulunulabilir, ancak bu halde taksitlerden herhangi biri ödenmezse bu halde hapis cezası vardır. Ancak dört taksit talebinde bulunmak mecburi değildir isteğe bağlıdır. Takipten önce mal beyanında bulunmak gibi bir uygulama yoktur. Mal beyanı, takipten sonra icra dairesine yapılır. Ancak taksit taahhüt edip taksitleri ödememek hapis cezasını gerektirdiği halde diğer durumlarda hapis cezası falan yoktur. Ancak dürüst davranış gereği ben borcu olanların ilk fırsatta borçlarını ödemelerini her zaman tavsiye ederim. Aksi durumda yani herhangi bir nedenle hukuk mahkemesinde taraf olmak başı belaya girmek demek değildir. Tam tersine kişilerin aralarında halledemediği bir konuyu hakim gibi TARAFSIZ VE ADİL bir makama halletirmesi son derece uygar bir davranıştır.

Örneği yok

Bodrum da devremülküm var. Ancak her yıl giderken içimde bir endişe oluyor. Diyorum ki ya benden önceki çıkmadı ise, kalkıp mahkemelere gidip tahliye davası mı açacağım. Bir tahliye davası kaç sene sürüyor, peki ben bu kadar süre evimden yararlanamayacak mıyım? Gerçekten bu böyle mi? Endişemde haklı mıyım? Bunun örnekleri var mı?  R.S.

Gerektiğinde tahliye davasının senelerce süreceğini bilen kaç kişi tanıyorum, sadece bu nedenle evlerini kiraya vermiyorlar. Davaların uzaması vatandaşın gözünü o adar korkutmuş. Doğrusu haksız değil vatandaş, herkes adaletin en kısa zamanda yerine gelmesini ister. Öyle değil mi? Ancak bu okuyucumun endişesi yersiz. Ben devre mülklerde (dikkat edin devre tatili ayrı tutuyorum, çünkü devre tatil farklı) böyle bir olayla karşılaşmadım. Ancak karşılaşmamış olmam okuyucum için bir teselli değil, teselli işin hukuki cephesinde. Devre mülk konusu Kat Mülkiyeti Kanunu içinde yer almıştır ve dönemi biten malikin tahliyesi için önlem de getirmiştir. Bunun için yeni dönem devre mülk sahibinin veya yöneticinin bulunduğu yerin bağlı olduğu kaymakamlığa tapu ve sözleşme ile başvurması yeterlidir. Bu halde başkaca hiçbir işleme gerek kalmadan devre mülk boşaltılır. Siz rahatınıza bakın, bunları dert etmeyin. Bodrum gibi güzel bir yerde tatil yapıyorsunuz tadını çıkarın. Yalıkavağa kadar uzanıp Çardaklı’da balığınızı yiyin. Bu mevsim balık da bol.