Behzat amirin çilesi büyüyecek!
11 Şubat 2011

Behzat Ç. (Star TV) setinde geçirilen kaliteli bir zamanı paylaşmak isterim sizinle. Öncelikle asıl ekibin Behzat amirin dizide izlediğimiz ekibi değil onlarca kişilik teknik ve yapım ekibi olduğunu not düşelim. Hakikaten zor ve pahalı bir iş diziyi 23 dakika için bir başka kente taşımak... Yanlış duymadınız. Dizinin önümüzdeki pazar yayınlanacak 23 dakikalık bölümü İstanbul’da geçiyor. Seri katilimiz Ercüment’in peşine düşen Behzat Ç. ve ekibi sıkı bir İstanbul turu attıracaklar izleyiciye. Peki hesaplaşma yaşanacak mı?

[[HAFTAYA]]

Ercüment’in (Nejat İşler) mevta olup diziden kopmasını bekleyenlere kötü haberi verelim. Ercüment bu sezonun sonuna kadar Behzat Ç.’nin hayatında... Üstelik tek başına da değil. Bir de akıl hocası var. İşte bu katmerli bela sezon finalinde Behzat amirin başını çok ağrıtacak. Ne olacağını yazmayalım ama şu kadarını bilin; ne Ercüment bitiyor ne de Behzat’ın çilesi.

İki ay nerede gizli?

Muhteşem Yüzyıl’da (Show TV) zamanlamada bir sıkıntı yaşandı. Kanuni Sultan Süleyman’ın fetih yaptığı tarih ay eylül olarak not düşüldü. Ardından da bir alt yazı; “2 Ay Sonra”... Varılan tarih ekimdi halbuki. Yani takvim sıralamasında eylül ayından sonra gelen ekim ayı. Bu durumda hangi iki ay sıkışmıştı araya; çıkaramadım ben?

Bir CV çalışması...

Son olarak Kanuni Sultan Süleyman rolünde izlediğimiz Halit Ergenç’in dizi biyografisi kariyer meraklısı bir okurumuzun dikkatini çekmiş... Hayatımıza esas adam olarak ilk Zerda dizisiyle giren oyuncunun yükselişini art arda sıraladığı dizilerle özetlemiş... “Zerda, ardından Aliye, Binbir Gece ve son olarak Muhteşem Yüzyıl” diyor ismini vermeyen okurumuz ve ekliyor; “Yükselişe bakar mısınız?”... Baktım ve ekliyorum. Nazar değmesin yahu!

Yasaklamayın da izleyin!

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ekrandaki son İzdivaç programı da yayından kalkana kadar bu türden yapımlarla savaşacağını söyledi önceki gün. Açıktan bir “ipiniz çekildi” uyarısı bu. Sayın Bakan haklı diye düşünenler olabilir. Ben ise bu türden programların toplumun aynası olduğunu düşünüyorum. İçinde anlatılan hikayeler, aile içi şiddet, mutsuzluk, aldatma ve baskı manzaraları modern Türkiye’de kadının acılarını birebir resmeden şeyler... Bu programları kaldırmak yerine içinde anlatılanlara kulak verirsek yanlış giden bir şeyleri yoluna koyma fırsatımız olur belki. Yoksa programı yayından kaldırmak kadının çektiği acıları ortadan kaldırmayacak. Haksız mıyım sayın yetkililer?

Deniz Yıldızı ve kamu vicdanı

Her saçmalığı ben yazacak değilim. Hani dizilerde yapılan hatalara “saçmalık” diyecek kadar da acımasız değilim. Ama düz konuşan okuyucularımız da var. Onlardan birisi de emekli öğretim görevlisi Prof. Dr. Ülkü Şişik... Ülkü hocayı kızdıran neden emekli olduğu üniversitede çekilen bir dizinin kamu vicdanında açtığı yara. Bundan sonraki tespitler de ona ait zaten; “Bir de Fox TV’deki Deniz Yıldızı dizisiyle ilgilenir misiniz? Bu diziyi izleme nedenim Ankara’da çekiliyor olması. Diziye Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi de ev sahipliği yapıyor. Deniz Yıldızı’ndaki oyuncular tıp öğrencilerini, asistanlarını ve profesörlerini canlandırıyorlar. Ama bunlar arasında bir asistan var ki adam öldürüyor ve cezasız kalıyor. Kendimizi emanet ettiğimiz, Hipokrat yemini etmiş doktorlarımız arasında böyle kişilerin varlığını konu alan ve de bu tip kişilerin cezalandırılmasını, reyting uğruna geciktiren (ihmal eden demek istemiyorum) bir dizi beni çok rahatsız ediyor. Dizi çekiminin fakültelerinde yapılmasına izin veren üniversite yetkilileri bu durumdan haberdar değiller mi acaba?”

Karadağlar çiftliyor

Sadece sezilerden yol alarak yaptığım çıkarım doğruya ulaştı. Star TV’de ekrana gelmeye hazırlanan Sırat dizisi de bir Karamazov Kardeşler uyarlaması çıktı... Köşenin müdavimleri bilirler; Karadağlar dizisinin mahkemelik olduğunu yazmıştım. Mahkeme sonuçlanmış ve karara göre “esinlenmelerde öncelik benim” iddiası yersiz bulunmuş. Buna göre Karadağlar yayınlanmadan önce tasarlanmaya başlanan başka bir yapımcının projesi öncelik hakkını yitirmiş. Yani yapımcıya “sen de uyarla sen de yayınla” demiş mahkeme özetle... Yayınlanıyor zaten. Çok yakında ekrana gelecek Sırat isimli dizi tam da o projeymiş kısacası. Yani iki ayrı ekranda aynı hikaye girmiş oldu hayatımıza. Bakalım kim önde göğüsleyecek ipi?