BDP, bazı diziler için RTÜK'e başvurdu

BDP Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Halis, Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) yaptığı başvuruda, STV'de yayınlanan “Tek Türkiye” ve “Ölümsüz Kahramanlar” ile ATV'deki “Kurtlar Vadisi” dizilerinin RTÜK yönetmeliğine aykırılık taşıdığını iddia ederek, gereğinin yapılmasını istedi

BDP, bazı diziler için RTÜK'e başvurdu

Halis, Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna yaptığı başvuruda, 3984 sayılı RTÜK yasasının Yayın İlkeleri başlığını taşıyan 4'üncü maddesinin (b) bendinde yayınların temel ilkesinin 'Toplumu şiddete, teröre, etnik ayrımcılığa sevk eden veya halkı sınıf, ırk, dil, din, mezhep ve bölge farkı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik eden veya toplumda nefret duyguları oluşturan yayınlara imkan verilmemesi şeklinde hükme bağlandığını belirtti.

Halis, başvurusunda şu görüşlere yer verdi: “Bu maddenin de cezası 33. maddede açık bir şekilde şöyle belirlenmiştir. 4'üncü maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendlerindeki ilkelere aykırı yayın yapılması halinde uyarı yapılmaz ve yayın kuruluşunun yayını bir ay durdurulur. İhlalin tekrarı halinde yayın süresiz olarak durdurulur ve yayın lisans izni iptal edilir. Bu dizilerde anlatılan olayların büyük bir kısmı aslında ülkemizin uzun yıllardan bu yana kanayan yarası olan Kürt sorunu ile bağlantılıdır. Kürt sorunundan kaynaklı çatışmalar ve bu süreçte yaşanan acılar ülkemizin ortak acıları ve sorunlarıdır. Bu çatışmalı dönemde yaşanan ve yaşanmaya devam eden vakaların bütün çıplaklığı ve gerçekliğiyle dizilere konu edilmesi elbette ki Kürt sorununun daha iyi anlaşılması ve bu vesileyle çözüme ve barışa katkı sunar.”

Kürt sorunu gibi yakıcı sorunu ele alan ve işleyen bir dizinin çok daha dikkatli olması gerektiğini savunan Halis, şunları kaydetti: “Tabii ille de ülkenin Doğu ve Güneydoğu'sunda yaşanan olayların dizilerde belgesel niteliğinde anlatılması da gerekmez. Ancak Kürt sorunu gibi yakıcı bir sorunu ele alıp işleyen bir dizinin çok daha dikkatli olması ve özenli bir dil kullanarak konuyu ele alması herkesin yararına olacaktır. En nihayetinde, henüz çözüm bekleyen bir sorunla ilgili olarak kamuoyunu etkileyen bir televizyon dizisinin rolünün ve misyonunun sıradan bir durum olmadığı ortadadır. Bu dizilerde olayların ele alınış tarzı gerçek vakaları çarpıtma şeklinde olunca, olayların iç yüzünü bilmeyen vatandaşlarımızda yaratılan algı da yanlış olabiliyor.”

“BİRLİKTE YAŞAMA DUYGUSUNA ZARAR VERİYOR”

Bu dizilerde, Kürt sorununun “sorunlu Kürtler” tarafından yaratıldığı ve “düşman Kürtler” ile “dost Kürtler” şeklinde algılar ortaya çıkardığını, bunun, bazı bilimsel araştırmalara da konu olduğunu ifade eden Halis, şöyle devam etti: “Sonuç itibariyle bu dizilerin toplamından akıllarda kalan şey 'Kürtler şiddet yanlısıdır, geridir, hiçbir siyasal talepleri yoktur, hırsızdır, teröristtir, ahlaki değerlerini yitirmiştir, ülkenin düşmanıdır, vatan hainidir' şeklinde kalıplar olmaktadır. Bu kalıplar, giderek bütün Kürtleri kapsayan ve bir etnik kimliğe karşı nefrete dönüşen duygulara yol açmaktadır. Bu diziler, büyük bir 'ustalıkla' topluma milliyetçiliği, ırkçılığı, şiddeti, mafya özentisini yaymaktadırlar.”

Bu dizilerin birlikte yaşama duygusuna zarar verdiğini savunan Halis, şunları belirtti: “Bu dizilerin en son etkileri İnegöl ve Hatay-Dörtyol'da yaşanan linç girişimleri, kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk ve BDP Diyarbakır milletvekili Akın Birdal'a yapılan saldırılardır. Bu dizilerin de katkısıyla bazı kesimlerin, Türk olmayan etnik gruplara karşı nasıl bir öfke ve nefretle baktığını yaşanan sokak olayları açıkça ortaya koymaktadır. Doğrudan amaçlamasa bile, en nihayetinde toplumsal barışı zedeleyen bu türden dizileri yayınlayan kanalların etkili bir yaptırıma tabi tutulması gerektiğini düşünmekteyiz. Bu doğrultuda gereğinin yapılmasını dilerim.”

(A.A.)

2