BDP: AKP, Kürt sorunu ile iktidarını güçlendirdi

BDP: AKP, Kürt sorunu ile iktidarını güçlendirdi

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti iktidarının, "Kürt sorunun" çözümünde irade gösteremediğini öne sürerek, "AKP, bu sorunu her dönem kendi çıkarına, kendi lehine kullanarak iktidarını güçlendirdi" dedi.

Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye getirilişinin üzerinden 12 yıl geçtiğini belirtti. Demirtaş, "uluslararası bir komployla" gerçekleştirilen bu operasyonun, CIA yetkililerince yapıldığını ve işin içinde İsrail’in de olduğunu öne sürdü.

Operasyonun, Kürt sorununun çözümüne bir katkı sunmadığını savunan Demirtaş, o günden bu yana "Neyin kazanılıp neyin kaybedildiği ve Türkiye’nin ekonomik imkanlarının hangi uluslararası güçlere peşkeş çekildiği" sorularının yanıtlanması gerektiğini söyledi. Selahattin Demirtaş, "15 Şubat 1999 tarihi, Türkiye siyasi tarihi açısından rotayı tümden değiştiren, çözüm noktasına gelmiş bir sorunu kangrenleştiren bir tarihtir aynı zamanda. Türkiye o dönemlerde çok büyük fırsatları kaçırdı" dedi.

AK Parti iktidarının Kürt sorununun çözümü konusunda irade gösteremediğini ileri süren Demirtaş, "AKP, bu sorunu her dönem kendi çıkarına kendi lehine kullanarak iktidarını güçlendirdi" diye konuştu. "Kürt sorununun" çözülmeyecek bir mesele olmadığını ifade eden Demirtaş, bunun bir vicdan ve demokrasi sorunu olduğunu söyledi. Demirtaş, "İmralı Cezaevinin kapatılması, Denetimli Serbestlik de dahil bütün çözümlerin konuşulması gerektiğini" ileri sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, grup toplantısındaki konuşmasında, "Biz hiç kimseyi beklemeden Mısır halkından yana tepkimizi koyduk" dediğini belirten Demirtaş, bunun doğru olmadığını, Erdoğan’ın, olayların üzerinde bir hafta geçmesinin ve ABD Başkanı Barack Obama’nın telefonundan sonra bu konudaki görüşlerini dile getirdiğini savundu. Demirtaş, "Mısır’ın püskülü senin ayağına dolanır, neye uğradığını şaşırırsın. Türkiye toplumunun geldiği isyan noktasını görmeden, bir kez daha halkı uyutmaya kalkarsan, hükümet olarak vebalini sen ödersin" diye konuştu.

-"REFORM, HALKIN LEHİNE DEĞİL"-

"Balyoz Eylem Planı" davası kapsamındaki tutuklama kararlarını değerlendiren Demirtaş, bu vesileyle yargı bağımsızlığının da tartışıldığını söyledi.

"Kemalist elitler, siyasetçiler yargıdan tasfiye olurken dinci, siyasal, İslamcı elitler ve siyasiler yargıya egemen oluyor" diyen Selahattin Demirtaş, şöyle devam etti:

"Durum bundan ibarettir, gerisi hikayedir. Burada halkın yararına, çıkarına hiçbir şey yok. Yargı, bir siyasi elitin egemenliğinden başka bir siyasi elitin egemenliğine geçiyor. Bunun kavgası veriliyor. Halka da bizlere de ’Bu kavgada taraf olacaksınız’ diye dayatılıyor. Gerçekleşen reform, halkın lehine bir yargı reformu değildir.

Darbeyle yüzleşmek önemli bir mesele. Gerçekten darbe girişimleri varsa bunun gereğini yapmak bağımsız ve tarafsız yargının sorumluluğudur. Ama şu anda böyle bir şey yaşanmıyor. Darbe iddiasıyla yargılananlar, tutuklananlar suçlu mu değil mi bilemiyoruz. Adil ve tarafsız bir yargı olmadığı için gerçeğin ortaya çıkıp çıkmayacağını da bilemeyiz. Eğer darbeyle hesaplaşma zihniyeti şu andaki yargıda ve iktidarda olsaydı, ’Netekim’, Marmaris’te resim yapabilir miydi?"

Türkiye’de cezaevlerinde ciddi sorunlar yaşandığını, bu konuda çok sayıda mektup aldıklarını belirten Demirtaş, cezaevlerinin "ezaevlerine" düşüştüğünü ileri sürdü. Özellikle ölümcül sınırda hasta olan tutuklu ve hükümlülerle ilgili sorunun çözülmediğini belirten Demirtaş, bu konudaki mücadelelerine devam edeceklerini söyledi.

Cezaevlerinin dışında da şiddet yaşandığını ifade eden Demirtaş, güvenlik güçlerinin, gösteri yapan öğrencilere müdahalesinin buna örnek teşkil ettiğini söyledi. Eşlerinden şiddet gören bazı kadınların, korunma talebiyle devlete başvurmalarına rağmen yine eşleri tarafından öldürüldüklerini belirten Demirtaş, yalnızca bir ay içinde 3 kadının bu şekilde hayatını kaybettiğine dikkati çekti.

Afşin’deki heyelana da değinen BDP lideri, bir devlet yetkilisinin, göçük altında kalan 9 kişinin çıkarılmasının 2 yılı bulabileceğini söylediğini belirtti. Demirtaş, "Devlet yetkililerine, hükümete çağrı yapıyorum: ’TOKİ’nizin ne kadar iş makinesi varsa, gerekirse hepsi Elbistan’a gitmeli o enkazı kazmalı ve o insanları çıkarmalıdır. Değil 2 yıl, 2 gün dahi o ailelere işkencedir, eziyettir" dedi.