Yeni Yazısı > Bayramlık lezzetler - 20.09.2009

Bayramlık lezzetler
20 Eylül 2009

Bayramınız kutlu olsun! Hepinize esenlik ve mutluluk dilerim efendim.

Malum, bu bayramda tatlı yiyecekler esas oğlan konumunda.

Eviniz ya da ziyaretleriniz için, işte size dört tatlı ama farklı lezzetin adresi.

* KÖŞKEROĞLU’NUN KADAYIF BURMASI:

 Kaliteli malzemesi, kıvamında şekeri ve ağızda dağılan çıtırlığı ile damağınızı hemen saracaktır.

(Mumhane Cad. Kat Oto Parkı Altı, No: 2/2, Karaköy-İstanbul.Tel: 0212 224 45 67)

* ÜÇYILDIZ’IN LOKUMLARI:

 Sade, güllü, sakızlı, fındıklı ya daantepfıstıklı, el yapımı bu lokumlar favorimdir.

(Beyoğlu Balıkpazarı, Duduodaları Sok.Beyoğlu-İstanbul. Tel: 0212 293 81 70)

* SEVAL’İN MAKARONLARI:

Bu değişik tatlarda renk renk makaronlar, Paris’in en ünlü pastanelerinde sunulan makaronları aratmaz, bir deneyin.

(Çengelköy Cad. No: 9,Çengelköy-İstanbul. Tel: 0216 321 55 46)

* NEŞEM’İN TAVUKGÖĞSÜ:

İster tavukgöğsü, ister kazan dibi, gelenekselsütlü tatlılar babında hem hafif hem denefis bir damak sefasıdır.

(Muvakkit Sok. No: 19/21,Ortaköy-İstanbul. Tel: 0212 260 69 30)

 

YAŞAM VE YEMEĞE DAİR

Kanıksanan bir şey olsa da; yemeklerin birbirinin peşi sıra sofraya arz-ı endam edişleri, birçok düşünürü felsefi gözlemlerde bulunmaya itmiş.Bakın üstatlar ne diyor: “Yemeğin kendisi, tıpkı yaşam gibi, bir eğridir: En hafif yiyeceklerle başlar, sonra daha ağırlarına yönelir ve yeniden hafif yiyeceklerle sonlanır.” (Alman romantik şairi Friedrich Novalis, 1772-1801)

“Batılı bir ziyafet, başta et suyuna çorbadan, deniz canavarları, yırtıcı kara hayvanları ve uçan yaratıklara, yeryüzünün tarihini özetler ve peynir ve maharet isteyen tatlılarının ortaya koyduğu insan kültürünün kanıtıyla biter.” (Çağdaş İngiliz yazar Anthony Burgess’in Earthly Powers-Dünyevi Güçler romanından)

HALİÇTE MEZE-BALIK SEFASI

Ramazan hayırlısıyla sona erdi, meze ve balıklara yeniden dönebiliriz. Haliç’te Kadir Has Üniversitesi’ne komşu mekanlar arasında Barba Giritli, adı balık lokantası olsa da, tipik bir İstanbul meyhanesidir. Şu sıralar hava müsait, terası öneririm.

Yağışlıysa alt kattaki salonlar emrinizde. Sade dekor, az ve öz mezeler, taze balıklar: Deniz börülcesi, ada börülcesi, patlıcan salatası, lakerdası pek güzel. Ayrıca börülce ve maş piyazları da utandırmıyor. Takoz dilimlenmiş çingene palamudu ızgara mükemmel! Refakatteki roka ve taze soğanlar dipdiri. Dileyen, lüfer söyler.

Zamanı gelsin, fener buğulamayı da iyi yaparlar. Ayrıca, ‘mevsiminde’ radika, turpotu, hardalotundan sirkene, kuzu kulağına, ot çeşitlerinden tadabilirsiniz. Otları öldürmeden, kıvamında haşlayıp getiriyorlar.

Ortam nezih, sakin ve huzurlu; Beyoğlu’ndaki gibi tıkış tıkış ve gürültülü değil. Hele, masayı tarihçi Yücel Demirel gibi muhabbet ustası bir dostla paylaşıyorsanız, demeyin keyfimize. Arif Topal’dan güler yüzlü ve kusursuz servis. Ceremesine gelince, adam başı mezesi, balığı ve içki dahil, ortalama 60-70 TL. Yenilen içilenlere göre azalabilir, artabilir de.

(Abdülezzel Paşa Cad. No: 3, Cibali-İstanbul. Tel: 0212 533 18 66)