Yandex.Metrica
'Başkanlık tek adam iktidarı değil'
07 Nisan 2011

Paris yolunda açıklamalarda bulunan Bağış, Amerika örneğini vererek başkanlıkmodelinin Türkiye’de de başarıyla uygulanabileceğini söyledi. Muhalefeti eleştiren Bağış “Kar yağsa hükümetten bilinecek. Artvinli bir avukatın sözleri maalesef Cumhurbaşkanımızdan daha fazla önemseniyor” diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Baş Müzakerecisi Egemen Bağış ile Paris’teyiz. İstanbul’dan önceki akşam 20.55 uçağıyla geldik. THY’nin Paris’e günde 4 seferi var ve hepsi tıklım tıklım. Air France da İstanbul’dan Paris’e günde 3 uçak kaldırıyor. Şu Schengen Vizesi’nin kalktığını düşünüyorum da günde 10 sefer olsa hepsi dolacak. Çünkü Türkler sanıldığı gibi iltica etmek ya da iş bulmak için Avrupa’nın kapısına dayanmıyor. İnsanlar, seyahat etmek, alışveriş yapmak, görgü ve bilgilerini artırmak istiyor. Anne-babalar sınırlı imkânlarıyla çocuklarını buralara gönderiyor. Paris’teki bütün büyük mağazalarda, kitapçılarda, sergilerde, her yerde Türkler var.

[[HAFTAYA]]

Yapılan son bir araştırma, AB’ye tam üye olunması durumunda, üyeliğin ilk yılında AB bütçesinden 6.5 milyar euro, 2020 yılında 12.5 milyar euro ve 2023 yılında 16.5 milyar euro kaynağın Türkiye’ye aktarılacağını gösteriyor. Belki de bu rakamlara herkesten daha hâkim olduğu için Egemen Bağış motivasyonundan hiçbir şey kaybetmiyor. Kendisinin yurt dışı ziyaretlerini yıllardır izliyorum. “Türkiye’nin AB yolu tıkandı”, “Bu iş olmayacak” gibi eleştirilere rağmen kararlılığını kaybetmeden AB başkentlerinde tam üyelik için adam adama markaj yapmaya devam ediyor.

İstanbul’dan Paris’e uçarken Egemen Bağış’la iç politikadan uluslararası ilişkilere kadar pek çok şey konuştuk. Bakanın sorularıma verdiği yanıtları özetliyorum:

ÖSYM ile ilgili iddialar ve YGS tartışmalarına nasıl bakıyorsunuz?

Kar yağsa hükümetten bilecekler. Cumhurbaşkanı olayla ilgili olarak “İncelettim, huzurluyum, sorun yok” diyor ama Artvin’deki bir avukatın mesajı daha fazla önemseniyor. Ana muhafetin genel başkanı böyle bir iddianın üzerine zıplayıp bundan bir polemik yaratmaya çalışıyor. ÖSYM başkanı açıklama yapıyor, şifrenin olamayacağını anlatıyor. Ama hâlâ birileri istismar etmeye çalışıyor. Güncel olaylarla hükümete gol atmaya çalışan bir muhalefet var. Eften püften olaylara tenezzül ediyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu, rahmetli Cumhurbaşkanı Özal’a sahip çıkmaya çalışıyor. Yakında Malkoçoğlu ile akraba, Köroğlu ile yakın dost, Ronaldo’yla da takım arkadaşı olduklarını söyleyecek herhalde.

Başkanlık sistemi Türkiye’de uygulanabilir mi?

Ben destekliyorum. Başkanlık sisteminin uygulandığı bir ülkede 17 yılımı geçirdim. Amerika’nın süper güç olmasının ardında bu sistem var. Kimilerinin iddia ettiği gibi ‘tek adamlık sistemi’ değildir. ABD Başkanı Barack Obama 9 ay boyunca Ankara’ya büyükelçi atayamadı.

Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında bu konuda görüş ayrılığı var mı?

Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki dostluk, güven, sevgi ve saygı gerçekten örnek alınacak seviyede ama bu kesinlikle biat kültürüne dayalı bir şey değil. Farklı konularda fikir ayrılıkları olabilir; ama aralarındaki dostluk bu fikir ayrılıklarına saygı göstermeyi gerektirir. İkisi de başkanlık sistemi konusunda ısrarcı değil. İkisi de “Türkiye karar versin, milllet karar versin” diyor.

“Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Türkiye ziyareti nasıl geçti?” diye sorduklarında ne diyeceksiniz?

Sarkozy, Avrupa Birliği dışındaki konularda Türkiye ile işbirliğine açık. Örneğin G-20 başkanlığımıza sıcak bakıyor. Fakat kendisinin Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefi konusundaki bilgilerini tazelemesine yardımcı olmak isteriz.

“AB yolunda yeterince fasıl açılamıyor” eleştirilerine ne diyorsunuz?

Önemli olan fasıl açmak değil; zihinleri, gönülleri açmaktır. Biz bunu yaptıkça önümüzdeki engeller bir bir kalkacak. Ne olursa olsun reformlarımız durmayacak. Atatürk ve arkadaşları Türkiye’nin hedefini “çağdaş medeniyetlerin üzerine çıkmak” olarak vurgulamışlardı. Bu yolda çalışıyoruz.

Avrupa’dan Türkiye’ye yönelik eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Türkiye mükemmel durumda” demiyorum ama çözülemeyecek sorunumuz yok. İnşallah seçimden sonra AK Parti’nin ustalık, muhalefetin de destek süreci başlar. Meselelerimizi birlikte çözeriz.

Türkiye’nin AB üyeliği Avrupa’ya ne kazandıracak?

Biz AB’ye yük olmaya değil, yük almaya geliyoruz. Türkiye’nin tam üyeliği ile nefes alacaklar. Şu anda nüfusları azalıyor ve enerji krizi içindeler. Hepsi Türkiye’nin desteği ile çözülecek. Türkiye büyüme potansiyeli ile önemli bir açığı kapayacak. Onların yaş ortalaması 43, bizimki 27. Biz geçen yıl 1.2 milyon istihdam yarattık, onlar ise 1.3 milyon istihdam kaybetti. Biz üye olsaydık hiç istihdam kaybetmeyeceklerdi.

Fransa’da Türkiye’nin üyeliğine nasıl bakılıyor? Yapılan tanıtım etkinlikleri işe yarıyor mu?

Fransızlar arasında Türkiye’ye karşı olanların oranı yüzde 9 oranında azaldı. Parisli bir anne sabah kalkıp çocuğuna süt kaynatmak üzere ocağa gittiğinde, o enerjinin Türkiye üzerinden geldiğini bileceği için bakışı değişecek. Bu, iki yönlü bir ilişki. Fransa ve Avusturya gibi ülkelerin dev şirketleri gelip Türkiye’ye yatırım yapıyor. Türkiye’nin istikrarsızlığa sürüklenmesini istemezler.

Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da din tartışmaları çok hararetli gidiyor.

Dini bireysel bir fenomen olarak görüyoruz. Din, bireyle Tanrı arasındaki ilişkiyi belirler. Devletse onun önünü açar. İsteyen istediği kadar inanır. Devlet istemeyenin de ibadet yapmama özgürlüğünü korur.

Fransızlarla görüşmede PKK konusunda ilerleme var mı?

Avrupa’nın en geniş uyuşturucu ağı PKK’nın elinde. Sadece Türkiye’de kan dökmekle kalmıyor, Avrupa’yı da zehirliyorlar. Fransa İçişleri Bakanı’na bu gerçeği bir kez daha hatırlatacağım.

Fransa’nın Türkiye’de nükleer ihale alma şansı var mı?

İhaleye girerler, bakarız. ‘Fransızlar katılamaz’ gibi bir resmi görüşümüz yok.

Bazı Avrupalılar, güvenlik kaygılarıyla Türkiye’nin ‘nükleer santral kurma’ fikrini endişeyle karşılıyor.

Türkiye’nin enerji faslını bloke eden ülkelerin (Kıbrıs Rum kesimini kastediyor) bu konularda konuşmaya hakkı yok.