Yeni Yazısı > Başarı taşlanır! - 16.10.2010

Başarı taşlanır!
16 Ekim 2010

Bir televizyon programında rastladım onlara ilk kez: kadın kendisine, ölümcül ishal diye özetlenecek bir hastalığın adını vermiş, mahlas diye, anlamını biliyor mu bilmem. Adamın adını bile alamadım ama söylediklerine kapıldım kaldım: “Kadın karga gibi giyinmeli” diyordu. Kuranda öyle yazıyormuş! “Karga gibi örtünmeyen (yani simsiyah) günahkardır” derken yanındaki başı açık ‘ishal’ kod adlı kadını gösteriyor, o da “Ben çok açık giyinmem ama” diye kendini savunuyordu, şöyle elinin tersiyle onun ağzına bir tane patlatacağına! İkisi de müzisyenmiş! Müziğin adını kullandığım için üzgünüm. Kadın “Fazıl Say’ı kim dinliyor ki, Türkiye’de beni dinliyorlar” diye gerinip “Öyle caz cuz da dinlemem” diye seviyesini ortaya koyarken erkek olan da “Fazıl ağzını çarpıtıyor çalarken, ondan müzisyen olmaz” diye yorumluyordu kendince.

[[HAFTAYA]]

CRR’de sezonu açtığı konserinde Fazıl Say’ın piyanosunu çalarken nasıl da kendinden geçtiğini, müzikle nasıl bütünleştiğini izlerken bu iki müzisyen müsvettesinin söyledikleri geldi aklıma. Fazıl Say geçenlerde twitter ortamında yürüttüğü arabesk karşıtı söylemle bunları dinleyenlerin tepkisine muhatap olmuştu hiç kuşkusuz! İki gece üstüste sahnenin üstünü bile dolduran dinleyicilerine verdiği konserde onları bulutların üzerine çıkaran sanatçıyı AKP İzmir İl Teşkilatı da oda müziği konseri izlemeye davet etmiş, ‘bak biz klasik müzik dinliyoruz’ diye kanıtlamak için. Had bilmemezlik, müsamereye de çağırın bari! Nazım ve Kumru baladında yüreğimin tellerini titretti Fazıl, Japon kemancı Ikuko Kawai ise en çok Japon Halk şarkılarında kendinden geçti ve bizi de geçirdi. Toplumun bir kesimi anlamayacak belki ama Fazıl Say gibi bir sanatçıya sahip olmak bizim için bir onur olacak, hep!

Tangonuzu nasıl alırsınız?

Dans sevenlere müjdeli bir hafta sonu: ben bile hangisine gideceğimi şaşırmış bulunuyorum! Cumartesi ve pazar, iki gün üstüste, Ataköy Ahmet Cömert Spor Salonu’nda salon danslarını sevenler için, ücretsiz, bulunmaz bir gösteri var: Türk Milli Takımı’nı belirlemek için yapılacak final yarışması! Türkiye Dans Sporları Federasyonu’nun düzenlediği 12.30’da başlayacak yarışmalara en az 300 sporcunun katılması bekleniyor. Tabii bildiğiniz spordan çok farklı bir gösteri bu, çiftler, dansın gerektirdiği şık kıyafetleriyle cumartesi latin salon danslarını yapacaklar, tango, çaça gibi. Pazar günü ise sadece Salsa var. Sinemada izlediğim ve çok ilginç bulduğum bir olay bu, ilk kez canlısını izleyeceğim için çok merak ediyorum öyle yüzlerce çiftin birden dans etmesini! Ayrıca iki profesyonel gösteri yine bu hafta sonu İstanbul’da. CRR’de Ballet Argentino pazar gecesi bir tango gösterisi sunuyor. TİM’de ise cumartesi gecesi ve pazar 15.00’de Tango Feeling’in gösterisi var. Tangoyu sevenler için gerçekten eşine rastlanmayacak bir durum, seç ve izle durumu!

Krizden başarıya ŞİLİ!

Bir felaketin bayrama, bir krizin başarıya, bir dramın mutluluğa dönüşmesinin örneğidir Şilili madencilerin kurtarılması. Şilili yöneticiler, 33 madenci yerin altında kaldığı zaman, “takdiri ilahi!” deyip yan gelip yatsalardı, şimdi o dağın başında bayram değil, cenaze töreni yapıyor olurlardı. “Madenciliğin özünde bu tür kazalar vardır” tevekkülüne kapılan bir başbakanları değil, “Ben onların sağ olduğuna inanıyorum ve kurtarılmaları için elimden geleni yapacağım” diyen bir Başkanları olduğu için Şili, bütün dünyanın gözünde insana değer veren, insanını zor durumda yalnız bırakmayan, çağdaş bir ülke olmuştur. Şili günlerce umudun, inancın, teknolojinin neyi başaracağını göstermiştir. Ve iki kadın, yüreği kanayarak izledi bu öyküyü: Yeniden toprağa vermek için topraktan çıkarılmasını bekledikleri Türk madencilerin eşleri. Yanlarında ne devlet vardı, ne işveren, gözyaşlarını silecek...