'Bana aşık olmamak mümkün değil!'

'Anaların anası' olarak tanıdığımız Dilber Ay,parmakla gösterilecek türkücüler arasında...Parası olsa lady okuluna giderek cumhurbaşkanı olmak istediğini ve metroseksüel erkekten daha erkek olduğunu açıklayan sanatçıyla; özel ve iş hayatına dair her şeyi konuştuk

'Bana aşık olmamak mümkün değil!'

 Kimsenin ayağına röportaja gitmezmişsin!

Daha telefonda seni çok sevdim, beni buraya kadar getirdiğin için seni tebrik ediyorum; ilktir yani! Yoksa gelecektin otele, yapacaktın orada ne yapacaksan; öyledir yani; prensiplerim vardır.

Her devrin kadını gibi uzun yıllardır ayaktasın...

Allah. O istedi mi her şey olur! Kim derdi ki bugün bu yerlerde olacağım? Hayal bile edemezdim Cano, ‘Tavukları pişirmişem...’ türküsü bırak Türkiye’yi, dünyayı salladı. Hatta Fenerbahçe şampiyonluk kutlamasını benim şarkıyla yaptı. Ha kimse Fenerbahçe’den beni aramadı, çağırmadı o ayrı...

Çok lüks bir hayatın yok, otelde kalıyorsun Dilber Ay; neden?

Benim hayalimde ünlü olmak yok; benim için ha hu ha hu yapmak (kırıtmak) yok; çalışıp sesimle paramı kazanıp ailemin ekmek parasını çıkarıyorum. Ama gel gör ki dünyaları fethetmiş Dilber Ay otel köşelerinde duruyor. Ankara’da kiradayım, Düzce’de gecekonduda, İstanbul’da da otelde kalıyorum.

Ne oldu kazandığın paralara?

Yav kızım, beni söğüşlemek, kandırmak, paramı yemek öyle kolay mı! Kimse yapamaz öyle bir şey. Aileme harcamışım, ailem yemiş parayı; helali hoş olsun! Tabii yiyecekler, çocuklarımı babasız büyüttüm; tabii benim paramı yiyecekler.

Sertsin, senden hepimiz korkuyoruz filan ama, tam annesin galiba!

Aa sen ne diyorsun! Heraldee! Çocuklarımın kocalarında iş yok, hurdacılık yapıyor adamlar. O yüzden elimden geldiğince çocuklarımın yanındayım; onları okuttum, torunlarıma da ben bakıyorum.

Daha lüks bir hayat istemez misin yahu? Daha lüksünü ne yapayım? Hanlar, saraylar, hamamlar Sultan Süleyman’a bile kalmamış. Allah bir tek Ahiret’te cennette ev versin!

Baban türkücü olmanı istememiş, çok sopa yemişsin!

Evet, babam haklıydı. Çünkü kız çocuğuydum, etraf kötüydü. Ama ben çocuklarıma hiç şiddet göstermedim. Babam bir seferinde ‘Hakkını helal et kızım, ben seni yanlış tanımışım’ dedi; ben de ‘Belki sen yanımda olmasaydın, kötü yola düşerdim, dediklerin olurdu baba’ dedim. Gençtim, güzeldim, param var, şöhrettim. Her şey gelebilirdi başıma.

Hakikaten gençliğin güzel. Tacize uğradın mı hiç?

Cesaret edemez kimse! Karşılaşmadım da hiç! Ama kara sevda olup ölenler de oldu bana, bak yalan yok Cano. Bana aşık olmamak mümkün değil. Ha limuzine binmişim ha eşşeğe!

Komplekslerin var mı?

Kompleks midir mompleks midir nedirse işte ondan yok bende! Bak kızım, yeri geldi sobanın üzerinde su ısıttım saçımı yıkadım; öyle çıktım televizyona. Hiç gocuntum yoktur.

Ya böyle bir limuzinin olsaydı?

Beyaz büyük bir araba? Yav bacım, ha limuzine binmişim ha eşşeğe! Emin ol bende fark yok! Al işte çiğköfteyi yedik limuzinde, ne oldu? Önemli olan özünü kaybetmemek.

Paran çok olsa ya da sosyete olsan, ister miydin?

Bak onlar öyle yaşıyor, adamların yaşantısı o. Var parası harcıyor, dünyası başka. Bende para olsaydı, en kral sosyete ben olurdum ha! Ama her davette ancak 20 dakika durur, boy gösterirdim. Sıkılgan kadınım ben, taşra kızıyım. 20 dakika sonra Allahaısmarladık.

 Sosyeteye bir lafın var mı burdan edecek?

Yürüdükleri yere kadar yürüsünler yavv, yaşasınlar bunda bir şey yok. Tadını çıkarsınlar her şeyin; yaşamak çok güzel. Bana yapmacık gelmiyor. Onlar benim sınıfıma giremez, ben de onların sınıfına geçemem. Bana şalvar yakışır; o da sosyeteye yakışmaz.

 Nasıl mutlusun sen?

Şalvarımı giyip ormanda ailemle, torunlarımla yayıla yayıla durunca...

'Altın Koza ödülünü para için satıyorduk'

Film işine nasıl atladın?

Sırrı Süreyya (Önder) eskiden benim Ankara’da bağlamacımdı; gençtir benden. Sonra yönetmen olmuş; bir gün beni aradı tanımadım önce; sonra hatırladım ben onu sahnede yanımdan kovalamıştım; küstüktü. Ama unutmamış beni ve Beynelmilel’de oynar mısın dedi; kabul ettim.

 Yetenekli buluyor musun kendini?

Doğal bir halim var, hemen kaparım işi. Burada okurum, yanda oynarım hemen. Öyle saatlerce çalışmama gerek yok, role hemen giriyorum. Acun’dan bir alo bekliyorum mesela; beni bulsun arkadaşım. Yetenekliyim, onun işlerinde olmayı isterim. Neden olmasın?

  Öyle ki Altın Koza’da en iyi yardımcı kadın ödülü senindi...

Evet, bizi ödüle layık görmüşler, haberim yok. Ama ödül yerine keşke para vereydiler!

 Anlamadım?

Yahu parasızım parasız. Paramız yok. Ödülü aldık eve getirdik, ödül var altından; para yok. İnceliyoruz bir taraftan İbrahim’le sağını solunu. İbrahim dedi ki ‘Bu altınsa Koza kısmını kesip, satalım bunu’... O derece Cano, anlamadık galiba. Para yok ki gidip ödülü kendimiz bile alamadık.

 Hayat Sana Güzel?

Evet, o son oynadığım film. Erler Film ile yaptık; şimdi Avşar Film’le anlaşıyorum yeni bir proje için. Hanımağa rolündeyim, komedi. Ama çok az para veriyorlar, gidiyoruz öyle cuzi şeyler ki.

 Yeni aşklara nasıl bakıyorsun?

Çok rahatlar, bu kadarını söyleyeyim. Kız kısmısı ağır olacak. Ben öyle bırak birlikte yaşamalarına gezmelerinden elleşmelerinden bile yana değilim; tiksinç bence, ayıp.

 Çocuklarını bu konuda nasıl büyüttün?

Babam kadar sert değilim, asla vurmadım. Babam bize fena şiddet gösterdi; yapmadım kendi çocuklarıma. Ama çocuklarım asla sanatçı olamaz. Mümkün değil.

 Sizin evde ne olmaz?

İnternet denen şeyi eve sokmam arkadaş! Bana diyorlar ‘Tibittir’ mıdır nedir (Twitter’ı kastediyor) onu aç, olmaz arkadaş; yuva yıkar o, istemem.

'Çocuklarımı bir homoseksüel büyüttü'

İbrahim Bey, eşin... Aşık mısınız mesela, yaş farkına rağmen? İbrahim, yani herifim; benim her şeyimdir! Elim kolum, iş ortağım, kocam. Aklına ne gelirse İbrahim’dir. 17 senelik eşim, uzun süreli bir evlilik. Neden mi? Göz önünde yaşamazsan gider bu iş.

 Bütün memleket senden biraz tırsıyoruz, ya aşk hayatında nasılsın? Tencereyle kapak bir araya gelirse, çatırdamaz mı kızım? Tabii bizde de oluyor sıkıntı. Bir kere çok kavgacı kadınımdır; diktatörümdür; affım yoktur. Ha son sözü herif söyler o ayrı; ama lafım laftır.

 Eyvah! Bana bir söz mü söyledin? Yandın! Onun açıklamasını yapacaksın adam!

 Neyi affetmezsin Prens İbrahim’de? Yalan! Sahtekarlık! Bunlar varsa, İbrahim isterse 30 yıllık kocam olsun! Şansı yok! Bitti, bırah yauuv! ¦ Birbirinize nasıl hitap edersiniz? Herifim, Dilber’im, yavrucuğum... Ya bizim ilişkimiz çok harbi!

 Birbirinizin hangi huylarını çok seviyorsunuz? İbrahim benim merhametli olmamı, yalansız kıvırmasız oluşumu ve komikliğimi sever. Ben İbrahim’in her halini severim. Büyük hediyelere gerek yok bizim ilişkimizde. Hatta bir sevgililer gününde çocuklar ısrar etti, ara babamı diye. Açıp telefonu ‘Herif, sevgililer günün mübarek olsun’ dedim. Bana ‘Yav kadın mübarek olsun denilmez, kutlanır’ dedi.

 Romantik misin? Çok romantiğizdir Allah için! (Gülüyoruz) Öyleyimdir ha, nazım cazım vardır. Öyle biraz işve naz bilirim. Kadın dediğinde azıcık olacak. Hemen her şeye evet demem.

 Kim daha kıskanç aranızda? Ben İbrahim’i çok fena kıskanırım! Oooo. Ama yasaklarımız yoktur birbirimize. Herkes kendini ve yapacağı şeyi bilir. Her ikimiz de birbirimize gün içinde ne yaptığımızı haber veririz. Birbirimizsiz adım atmayız. ‘Yapamazsın’ diyorsa biri, o bence gelinen son noktadır; önemli olan onu dedirtmemek.

 Kendini seksi buluyor musun?

Hem de nasıl seksiyimdir. Çoook! (Kahkaha atıyoruz) Kız gitttt! Seksi miyim bilemiyorum ama; güzelliğimin farkındayım. Bak kardeşim makyaj bilmem, TV’ye çıkarken bile yalnız dudağıma, gözüme kalemi çalarım o kadar. İhtiyacım yok, güzel kadınım çünkü.

 Öyle iç çamaşırların filan var mı Dilbiş, en seksisinden, dantellisinden?

Yok yahu! Kadın kendi işveli cilveli değilse; çamaşır hak getire. Benim öyle çamaşırlara falan ihtiyacım yok. Hiçbir erkeği de öyle çamaşırla, dantelle falan tutamazsın bacım, herif gidecekse gider. Ama ağdası filan olacak kadının.

 Seksi, çekici kadın-erkek ne sence?

Ya saçı güzel bakımlı olacak, bütün uzuvları dört dörtlük olacak. Sen mesela çok zayıfsın beğenmedim, yüzün güzel Allah var, ama rüzgarda uçarsın. Kadın dediğin ele gelecek! Erkek de herif gibi olacak! Bakımlı olmasına gerek yok. Metroseksüel erkekten daha erkeğim ben be!

 Eşcinsellere tavrını merak ettim, kalın çizgilerin var mı?

Hayır asla! Bak ben homoseksüelleri severim, hatta merhamet ederim. Evimde yıllarca yardımcım olarak biri vardı öyle, ‘abla’ derdim ona, erkekti görünüşte ve çocuklarımı büyüttü.

“Kadınlığımı unuttum, kadın değilim ben!”

Yalnız kalır mısın? Ne düşünürsün öyle zamanlarda?

Yalnız kalmam ki! Tuvalete bile herifim (eşini kast ediyor) İbrahim’le giderim. Şaka tabii! Bütün fikrim, çocuklarımı, torunlarımı nasıl okuturum, hangi okul daha iyi. Onun dışında kendini düşünen bir Dilber Ay yok! Televizyona ya da sahneye çıkınca kim olduğumu hatırlıyorum. Anaların anasıyım.

Kadın değil, erkek gibi sertsin!

Evet! Kadın değil, erkek gibiyim. Az bile söyledin. Hayat şartları böyle olmaya zorladı. Herkesin sorumluluğu bende. Beni bana unutturan şey işte bu başkalarının sorumluluğu. Öyle olunca da erkek gibi kuvvetli ve sert olmaya mecbur kaldım. Kadınlığımı unuttum, kadın değilim ben! 

Ama şarkıların çok dramatik, çok kırılgan görünüyorsun...

En sert insanların hep kıyıda köşede bir yerleri çok yumuşaktır. Bak ben bu hapishane formatlı programı yapmaya başladığımdan beri şeker hastasıyım. O kadar üzülüyorum ki gelen mektuplara, insanlara. Yani sertim ama çok kırılgan, narinim de!

Ağlıyorsun da ha programda!

Aaa, yeni kestim ağlamayı. ‘Dilber Ay yalandan mı ağlıyor’ derler diye kestim artık zırlamayı. Ama kalp ağlamazsa göz ağlamaz Cano, bu iş böyle. Sıkıysa şimdi ağlasana, hadi!

Sahi Flash’taki mapushane formatlı programın, şok!

Onu tutturduk iyi gidiyor, kanal kendi buldu o şekli. Çok izleniyor, dünyada eşi benzeri yok bizim programın.

Senin geçmişte bir hapishane deneyimin var, biliyorsun havasını...

Tabii, acıları; beklemeyi filan bilirim. Reytingi de yüksek, ölene kadar bir şey olmazsa devam ederim.

“Cumhurbaşkanı ben olabilirdim”

Şehirde başka şartlarda doğsaydın, lady okuluna gitmek ister miydin?

Evet, isterdim. Kim istemez ki? Tahsilim olsaydı, başbakanlığa kadar giderdi o iş! Şu gün başbakandım yani. Garanti! Hatta cumhurbaşkanı olurdum.

Cumhurbaşkanı olsaydın ilk icraatın ne olurdu?

Sanatçılara dokunulmazlık hakkı tanırdım. Milletvekilleri gibi olurlardı. Teklif geldi siyasete girmek için ama girersem sahneyi bırakır, hayranlarımı kırardım.

Bu gidişata ne dersin?

Bu ülkede birlikte yaşamak istiyorum. Ben bir sanatçıyım, iyi türkü söylerim, hatta öyle ki bayılanlar olur vallahi bak kız! Sedyeyle dışarı alırlar, o denli.

“Pornocu Dilber Ay ben değilim!”

Hakkında hep bir efsane döner; pornoda oynuyormuşsun?

Haa, bak bunu sorduğun iyi oldu. Ben o değilim bacım! O zamanlar ben çok meşhurken; porno yıldızı yapmaya çalıştıkları bir kıza; benim şöhretimden istifade ederek ismimi vermişler. Ben pornoda filan oynamadım.

O kızla karşılaşmışsınız da...

Bu çok rezil bir iftira. Babam neredeyse beni öldürüyordu. Ama sonra kadınla konuştuk; onu da yıldız yapmak için kandırıp o yola sokmuşlar. Şimdi evli çocuğu var, yolu açık olsun. Ama benden pornocu olmaz.

Korkuyorum senden!

Durup dururken adama bir şey yapmam. Ama hapiste niye yattım hatırla? Namusuma iffetime laf atıldı diye. İftiraya gelemem ben! İşte o kadar! Zarar veririm insana.

Çok küfürlü konuşuyorsun. Var mı onsuz bir gün?

Hiçççç yok! (Gülüyor) evet küfürlüdür ağzım. Küfür etmeden duramam ki!