Yeni Yazısı > Baltaları gömün toprağa... - 08.09.2009

Baltaları gömün toprağa...
08 Eylül 2009

Baltaları gömün toprağa...

Beyazıt Öztürk, yeni yarışması Ucunda 1 Milyon Var’ın (Star TV) ilk reytingleri düşük geldi diye yerden yere vuruluyor. Acun Ilıcalı’yla filan kıyaslanıyor. Yanlış! Hafızası sağlam olanlar Acun’un yarışmasının ilk bölümlerinde gelen reytingleri hatırlar. O zaman da felaket tellalları bu iş tutmaz diyordu. Tuttu... Acun işini iyi yapıyor, bu tamam. Ama kanalı arkasında durmasaydı bugün Var mısın Yok musun? fenomeni yerine beş güne bölünmüş Recep İvedik filmi izlerdik... Beyaz’ın yarışma formatı bu ülkede çok izlenenlerin başındaydı bir zamanlar. Yıllarca Passaparola adıyla bilgi çemberine soktu izleyenleri. Yani mal sağlam! Teslim edersiniz ki, reyting meselesinde Beyaz’ın bugüne getirdiği izlenme oranları da taca atılamaz. Diyeceğim o ki, zamana ihtiyaç var... Öyle, “Olmadı, Acun’un karşısında eridi” gibi gazlarla, “baltalar elimizde” çalışması yapan arkadaşlara; “Hele bir soluklanın” derim ben... Bu ülkede Beyaz da, Acun da kolay olunmuyor. Ayırın bakalım elmayla armudu, koyun farklı sepetlere. Hakkını verin, hak edene!

Salcumpertesiye de gitse...Geniş Aile (Kanal D) gün değiştirdi. Pazar akşamı yeni yerindeydi. Ama ne yalan söyleyeyim “salcumpertesi” gibi hiç olmayan bir güne de gitse peşinden sürükleyecek ciddi bir kitlesi var. Hatta kitlenin alışkanlıklarını değiştirecek kadar diziye müptela olduğunu söyleyebilirim. Beni de yazın içlerine... Şunu iddia ediyorum. Türk televizyonlarında son 20 yılın sokak ağzını ve zekasını bu denli iyi ekrana aktaran bir komedi gelmedi. (Ben sokak açılımı diye buna derim.) Yılışmadan, sulandırmadan, gevelemeden, döktürerek! Tek korkum, kitleyi görünce işi savsaklamaları. “Aman” diyorum senarist kardeşlerime Bekir Hazar’ı güldürene kadar devam! Bir de rollerdeki adaletli dağılımı bozmayın aman. Çok Güzel Hareketler Bunlar gibi bir takım oyunu çıkarıyorsunuz dizide. Hakikaten büyük iş!

Yarım porsiyon maç keyfi

A Millilerimizin zaferle çıktığı maçın gollerini bir kez daha atv Haber’de izlemek nasip oldu. Ama hakikaten kabus gibiydi. Haberde kullanılan başlık bandı (KJ diye bilinir) o kadar büyük ki, sahanın yarısını kapladı bir anda... Detay ve pozisyonları, yarım porsiyonda izlemek zorunda kaldım. Benzer sıkıntılardan biri de maç yayınında sıklıkla çıkan reklam bantlarıydı. Üç takım vardı sahada hani... Biri Millilerimiz, diğeri rakip takım Estonya, ötekisi de artık kim reklam verdiyse. Ve sahada devleşen reklamlar oldu bana göre! Diyeceğim o ki, atv Haber izleyicisine kör muamelesi yapmamalı. Atv’ye gelince; masrafı çıkaracağım diye, çileden çıkarmamalı!

500 binin hayali güzel...

Var mısın Yok musun? (Show TV) tüm zamanlarının en iyi reytingini son iki kutudan birinde 500 bin TL kalınca aldı. Çanakkaleli yarışmacı Sercan, 50 ve 500 bin TL arasındaki çizgide tereddütsüz şansına doğru koştu ve GÜMMM! Şu kadarını söyleyeyim, final sahnesinde en az 10 telefon aldım. Hepsi “Bu kez verecek galiba” dedi. Hani hakikaten ilk bakışta öyle de görünüyordu... Ama olmadı. Türkiye’de verilmeden adından iki yıldır söz ettiren bir ödül bu. Es kaza birine gidecek olursa programın da sihri gidecek diye korkuyorum... Hayaldeki 500 bin iyi reyting yapıyor çünkü!

Reklamlar nece olacak?

Kürtçe yayın yapacak olan özel kanallara izin çıktı. Yani iş sadece TRT Şeş’in tekelinde olmayacak. Demokratik açılım diyebilirsiniz ya da başka bir şey; belli ki Kürtçe yayıncılık pazarı diye bir şey oluşacak... Benim merak ettiğim şey şu; bu kanallar, eğer kurulursa su ile yaşamayacak. Reklam geliri olmadan ayakta durmaları zor! Acaba, Türkiye’nin büyük reklam verenlerinin bu konuda bir hazırlığı var mı? Bir beyaz eşya markası ya da ne bileyim banka filan Kürtçe reklam kampanyalarına gidecek mi? Gitmezlerse Kürtçe yayında Türkçe reklamlar biraz tuhaf durmayacak mı? Buna da bir açılım getirebilir mi, bileniniz var