Balkon kapatmak imkansız değil
06 Ağustos 2009

Kooperatif binamız 12 kişi, ben balkonumun sağını ve solunu kapatmak istiyorum. 11 kişi olur diyor bir kişi olmaz diyor. Ne yapmam gerekir? (B.Ö.)

Size yanıt verirken iki ihtimale göre vereceğim ama ikisinde de sonuç değişmeyecek. ‘Kooperatif evi’ şayet halen kooperatif adına ise balkonunuza bir ilave yapamazsınız, yapmayın da. Zira projeye aykırı iş yaptığınız için ileride iskan izni alamayacaksınız ve dolayısı ile kat mülkiyetine de geçemeyeceksiniz. Şayet kat mülkiyetine geçildi ise yine yapamayacaksınız. Çünkü kat mülkiyeti mevzuatına göre ortak mahallere proje dışı ilave yapılamaz. Balkonlara yapılan kapatma işlemi sabit tesis kabul edildiğinden bir daire sahibinin şikayeti üzerine yıkım kararı veriliyor. Peki balkonda değişiklik yapmak hiç mi mümkün değil? Yolu var, önce bir tadilat projesi hazırlanır, tüm malikler bu projenin uygulanması için imza verir. Belediye bu projeyi tasdik eder ve ondan sonra tadilat projesine uygun değişiklik yapılır, yolu budur.

Terekede mal yok

Oğlum 47 yaşında öldü, bir de çocuğu vardı ama hiç malvarlığı yoktu. Şimdi gelinime ve torunuma ben bakıyorum. Bizim hanımın evi var burada oturuyoruz. Gelinim ise kendisine miras vermemizi istiyor, yoksa mahkemeye verecekmiş. Bize ne yapabilir? (Ş.Y.)

Bir kimse öldüğünde malvarlığı mirasçılarına kalır. Ancak dikkat edin malvarlığı varsa diyorum. Malvarlığı yoksa hiçbir şey kalmaz. Sizin oğlunuzun da malvarlığı yoksa miras olarak gelininize ne kalacak? Oğlunuzun malvarlığı yoksa ve gelininiz sizi mahkemeye verecekse boşuna uğraşacaktır. Zaten malı olsaydı mirasçıları eşi ve oğluydu. Size bir şey kalmayacaktı. Yani malvarlığının tamamını onlar alacaktı. Mal ve para olmadığına göre yapacak bir şey yok. Eşinize ait evden de gelininizin talep edebileceği bir şey yok. Şayet çok istiyorsa bırakın mahkemeye versin. Mahkemeye vermek bir şey ifade etmez. Mühim olan mahkemeyi kazanmak. Bizde bir alışkanlık var. Karşısındakini “Seni mahkemeye vereceğim” diye tehdit etmek. Mahkemeye gitmek bir cezalandırma değil, tam aksine medeni bir davranıştır. Aranızda halledemediğiniz bir problemi hakimin halletmesi çok kötü bir şey olmasa gerek. Yeter ki adalete olan güven sarsılmasın.

Şekil şartı var

1999’da müteahhitten daire aldık. Arsa sahibi ile kat karşılığı anlaşmıştı. Mal sahibi müteahhidi sağlam olarak tanıttı. Fakat müteahhit inşaatı yarım bırakıp gitti. Gerisini biz tamamladık. Sözleşmede arsa sahibinin imzası yok. Bugüne kadar da kat mülkiyeti tapusunu alamadık. Bize yol gösterir misiniz? (B.S.)

Bizim toplumumuzda çok hatalı bir davranış söz konusu. Problem çıkmadan hukukçuya danışmaz, problem kördüğüm olduğunda yani biraz da iş işten geçtiğinde avukata başvurur. Şimdi bu nereden aklıma geldi? Sizin olayınızdaki gibi bir sözleşmenin geçerli olması için noterde düzenleme şeklinde yapılması şart. Onun için sözleşmeyi yaparken bir avukata danışmanızda büyük yarar vardı. Şimdi elinizdeki sözleşmeyi görmeden ciddi yanıt veremiyorum. Şayet elinizdeki sözleşme yukarıda söylediğim şekilde yapılmadı ise zaten geçersiz. Bitmedi, müteahhitle yapılan sözleşmede temlik hükümleri düşünülebilir ancak bunun da şartları var. Müteahhidin yarım bırakması halinde bu hükümden de istifade imkanı olmayabiliyor. Dolayısı ile müteahhitle arsa sahibi arasındaki sözleşmeyi de görmek gerekiyor. Şayet tüm bu anlattıklarım yasal şekle uygun ise size söyleyeceğim şey mahkemeye başvurun ve hükmen tescil talep edin. Şayet anlattığım şekil eksiklikleri varsa açacağınız davadan lehinize bir sonuç alamayacaksınız. Sözleşmenizi bir meslektaşıma inceletmekle işe başlayın derim.