Balbay sol elle yazmayı öğrendi

Balbay, bilgisayar veya daktilo kullanmasına izin verilmediği için tüm yazılarını elle yazıyor...

Balbay sol elle yazmayı öğrendi

Bugün Silivri’de tutukluluğunun 604. gününü dolduran Mustafa Balbay’ın, cezaevinde kaleme aldığı ve 10. gününde 15. baskıya ulaşan “Silivri Toplama Kampı: Zulümhane”nin sayfaları yaşanan bir zulmü ortaya koyuyor...

Balbay, bilgisayar veya daktilo kullanmasına izin verilmediği için tüm yazılarını elle yazıyor. Mahkeme savunmaları, gazetedeki köşe yazıları, notları derken cezaevinden Cumhuriyet Kitapları’na ulaşan son kitabı da Balbay’ın elinin ürünü!.. Hem sağ, hem sol elinin ürünü!..

Balbay’ın çektiği eziyet, kitabın dizgisi için Cumhuriyet Kitapları’na yolladığı yazılarla gün yüzüne çıkıyor. Sürekli yazı yazmaktan sağ eli yorulan Balbay, kitabını zaman zaman sol eliyle yazarak tamamlayabiliyor.

Kitabın elyazması notları incelendiğinde, kendisine acı veren sağ eli ile yazdığı bölümler okunmaz hale gelince, Balbay çareyi, sol eli ile yazmaya devam etmekte buluyor.

Kendi elyazısına hiç benzemeyen ve yazmayı yeni öğrenmiş bir ilkokul öğrencisinin yazısını andıran yazı, sağ eli “iş görür” hale gelince tekrar düzeliyor. Bu el yazıları Balbay’ın kitabını hangi koşullarda yazdığının tarihsel belgesi oluveriyor...

Balbay kitabında bu duruma şöyle değiniyor: “Yalnızlaştırmaya benzer başka bir örnek bilgisayar hakkıydı. Nâzım Hikmet’e 1940’larda o dönemin en ileri yazım olanağı olarak daktilo verilmiş. Bize verilmedi.

Gerekçe şu: Hapishanede bilgisayar odası var. Bu olanak bir gün önceden dilekçe vererek ve oda uygunsa size sağlanıyor. Uygunluğun ölçüsü şu: Aynı odada bir başka Ergenekon sanığı bulunamaz.

Oda mesai saatlerinde; 9.30-12.30, 13.30-16.30 arası açık. Bu kitabı elle yazdım. Çalışırken elim yoruluyordu ama beynim ‘tam kıvamdayım, haydi devam et’ diyordu. Sonunda yavaş da olsa sol elimle de yazmaya başladım. Bu zulüm değil midir?”

Bu zulmün el yazmalarını TÜYAP Kitap Fuarı’nın Cumhuriyet Kitapları Standı’nda bugünden itirbaren görebilirsiniz..