Balbay için 'Büyük Buluşma'

Eskişehir'de, Tepebaşı Belediyesi ile Cumhuriyet Gazetesi tarafından tutuklu gazeteci Mustafa Balbay için 'Büyük buluşma' adlı toplantı düzenlendi

Balbay için 'Büyük Buluşma'

Eskişehir Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter, şair Ataol Berhamoğlu , gazeteci-yazarlar Ali Sirmen, Ataol Behramoğlu, İdris Akyüz, Can Ataklı, Orhan Erinç ve İlhan Taşçı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Toplantı, Yıldız Kenter’in tutuklu gazeteci Mustafa Balbay’ın gönderdiği mektubu okumasıyla başladı. Ardından bir süre önce DSP’den istifa eden ve önümüzdeki günlerde CHP’ye geçmesi beklenen Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, açış konuşması yaptı.

Ataç, Mustafa Balbay’ı 18 Ocak 2011 tarihinde ziyarete gittiğini belirterek, "Ziyaretimizde çok çok farklı olumsuzluklarla karşılaştım. Orada adaletsizliği, hukuksuzluğu, vicdansızlığı, insafsızlığın her türlü olumsuzlukların olduğunu rahatça görebiliyorsunuz. Haksız yere tutulan Balbay, Tuncay Özkan, Hanefi Avcı, Mehmet Haberal gibi insanların, askerlerin nelere maruz kaldığını açıkça görebilirsiniz. Bir psikolojik dışlamanın içindeler. Ama ben inanıyorum ki, onlar sadece beden olarak hapisteler ama şu anda bizimle beraber nefes alıp, kalpleri burada atıyor" dedi.

Vatan Gazetesi yazarı Can Ataklı da konuşmasında Süheyl Batum’un Türk Silahlı Kuvvetleri için söylediği ’Kartondan Kaplan’ sözlerini değerlendirdi. Ataklı, garip günler yaşadığını ifade ederek şöyle konuştu: "Artık yaşadıklarımızdan hiçbir şey beni şaşırtmıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gece gündüz darbeyi düşündüğünü soktular milletin kafasına.

Bu askerin Türk halkı ile savaştığını, onları diri diri gömdüğünü, üzerine asit döktürüp bir kuyuya atıldığına, bu ordunun içinde casusluk olduğuna, fuhuş yapıldığına inandırdılar. Bütün bunlar son 7 - 8 yıllık süre içinde ustaca yapıldı. Bunun karşısında ne oldu? Kimse buna cevap vermedi, veremedi. Sonra biri çıkıp da kağıttan kaplan deyince, bir takım birileri pençelerini gösterdi ’Bizi siyasetle karıştırmayın’ diye.

Maalesef o siyasi örgüt, o kağıttan kaplanın arkasında duramamış, askerden korktuğu için, çekindiği için geri adım attı. Ancak genel başkan tarafından eleştirilebileceğini söyledi. O zaman Türkiye’de, kimsenin konuşmaya hakkı yok. Ergenekon’la ilgili dava 3 yıldır sürüyor. Gazete ve televizyonlarda, sürekli askeri aşağılayıcı yayınlar yapıldı.

3 yıl demek, en az 900 küsur gün demek. 900 günde 5’er haber deseniz, yapın hesabını, yaklaşık 5 bin haber. 5 bin defa askerin aşağılandığı, karalandığı, yerin dibine sokulduğu bir ülkede, bir profesör uzun bir sohbet toplantısı içinde söylediği bir cümle yüzünden bugün çarmığa geriliyor, partisi arkasında durmuyor, darbe çağrısı yapıldı deniyor, asker birden bire pençelerini çıkarıyor, ama kuvvet komutanlarının içeri girmesine bile mani olamıyor. O zaman burada, birinde kabahat var değil mi? Bu kabahati biraz da kendimizde arayacağız.

Sevdiğimiz, desteklemek zorunda hissettiğimiz örgülerde de arayacağız." Toplantıda söz alan diğer konuşmacılarda gazeteci Mustafa Balbay’ın haksız yere tutuklu olarak kaldığını belirttiler. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, sanatçı Yıldız Kenter’e plaket verdi.

Kemal ATLAN / ESKİŞEHİR,(DHA)