Bakan Bozdağ'dan Gülen açıklaması

Adalet Bakanı Bozdağ, "ABD Adalet Bakanı ile Gülen'in iadesi konusunda bugün telefonla görüşeceğim" dedi.

Bakan Bozdağ'dan Gülen açıklaması
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


"BU AKŞAM GÖRÜŞECEĞİM"


Bozdağ, FETÖ elebaşı Gülen'in iadesine ilişkin "Bugün akşam ABD Adalet Bakanı'yla bir telefon görüşmemiz olacak. Bu konuyu tekrar kendileriyle görüşeceğiz. Ayrıca bugün yine Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun da ABD'de, Washington'da bazı temasları olacak. Bu çerçevede büyük ihtimalle Adalet Bakanı'yla da konuşacak, bu konuları görüşme ve oraya birinci elden Türkiye'nin beklentilerini ve hassasiyetleri aktarma imkanı bulacaktır. Biz yeni yönetim döneminde bu konuda yeni bir anlayış beklediğimizi ve farklı bir uygulama olacağı beklentimizin çok yüksek olduğunu her defasında ifade ettik. Umarız beklediğimiz gibi bir sonuç çıkar." diye konuştu.
 

"İDARE EDEBİLECEKLERİ DÜZEN İSTİYORLAR"


"Her dara düştüğünde Avrupa'ya koşup 'Bize yardımcı olun' diyecek başbakanlar, bakanlar istiyorlar. Türkiye'yi istedikleri gibi sevk ve idare edebilecekleri bir düzen istiyorlar" diye konuşan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Biz bugün Türkiye'de neyi oyluyoruz, Türkiye'nin hükümet sistemini değiştirecek miyiz değiştirmeyecek miyiz, onu oyluyoruz. Türk halkı, Federal Almanya'nın hükümet sistemini değiştirmeyi oylayacak olsa ben Almanya'dakilerin, siyasetçilerin tutumunu anlarım veya Hollanda'nın anlarım. Ama biz ne Hollanda'nın ne Almanya'nın hükümet sistemi değişikliğini oyluyoruz."
 

"HÜCUM HALİNDELER"


Bozdağ, Avrupa'nın yaklaşımının siyasi nezaketten uzak olduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda bakıyorsunuz hep beraber hücum halindeler. Neden, niçin yapıyorlar? 'Evet' Türkiye'nin aleyhineyse bıraksınlar Türkiye'nin aleyhine bir şey çıksın, onların da keyfi yerine gelir. Ama bakıyorsunuz 'evet' çıkmasın diye uğraşıyorlar. Neden? Çünkü 'evet' Türkiye'nin lehinedir ve zayıf, güçsüz, istikrarsız bir Türkiye, terörle, krizlerle baş edemeyen, her defasında Avrupa'dan imdat dileyen bir Türkiye isteyenler sandıktan 'evet' çıkmasını istemiyorlar. Bu küstahça bir yaklaşım, skandal bir yaklaşım. Siyasi nezaketten, diplomatik nezaketten uzak bir yaklaşım. Bütün bu yaklaşımları bizim reddetmemiz lazım."
 

"ALMAN HÜKÜMETİ BUNA NASIL İZİN VERİYOR?"


Terör örgütü PKK yandaşlarının Almanya’da düzenlediği gösteriyi de değerlendiren Bozdağ, "Alman hükümeti, AB'ye göre terör örgütü olan PKK'ya ve yandaşlarına böylesi bir terör eylemi yapmasına nasıl izin veriyor? Bunu nasıl izah edeceğiz hukuk devletiyle, demokratik devlet anlayışıyla. Böyle bir durum olduğunda Alman hükümetinin ve kanunlarla görevli kıldığı kurumların, görevlilerin bu terör eylemine karşı kanunları uygulaması ve işletmesi lazım. Ama şu anda bunu göremiyoruz. Bu da çok net bir şekilde şu anda batı ülkelerinde, Türkiye aleyhine kim ne yapıyorsa himaye edildiğinin ispatıdır. Darbeciler, teröristler himaye ediliyor. Kim Türkiye'ye ihanet ediyorsa, zarar veriyorsa onların daha makbul insan kabul edildiği bir devlet, yönetici değerlendirmeleriyle karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.
 

"DEĞİŞEN BİZ DEĞİLİZ"


Türkiye'nin ikircikli ve çifte standartlı tutuma rağmen bugüne kadar AB sürecinden vazgeçmediğini söyleyen Bozdağ, "Bakarsanız Türkiye'de bu anlamda hiçbir değişiklik yok. Biz şu anda demokratikleşme adımlarımızı, hukuk devleti standardını daha ileri götürecek adımları atıyoruz. Hatta bu referandum maddeleri içerisinde de bu var. Çıkardığımız pek çok kanun içerisinde de son dönemlerde yine aynı yoğunlukta biz bu adımları atmaya devam ediyoruz. Bana göre değişen biz değiliz, AB üyesi ülkeler ve bu ülkelerdeki yönetim kadrolarının olaya bakışı değişti." dedi.


"VİYANA SÖZLEŞMESİ AYAKLAR ALTINDA"


Adalet Bakanı Bozdağ, Hollanda'nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya'ya yönelik tutumuna ilişkin de "Hollanda hükümetinin yaptığı bu olayı neresinden tutacağım? Hollanda hükümeti, polislere talimat veriyor. Polisler, Türkiye'nin bakanı geliyor, bakanın yolunu kesiyor. Yol kesmek eşkıyalıktır. Meşru bir devlet bunu yapmaz. Hele bir de meşru devletin bir bakanına karşı bunu yapmaz. Viyana Sözleşmesi, insan haklarına ilişkin sözleşmeler, Hollanda anayasası hepsi ayaklar altında." değerlendirmesinde bulundu.