Yeni Yazısı > Bak sen şu Türklere! - 07.10.2010

Bak sen şu Türklere!
07 Ekim 2010

Tam 24 milyon! 70 küsur milyon nüfuslu ülkemde tam 24 milyon kişinin Facebook’ta hesabı varmış! Ve bu rakamla Türkiye, dünyada, ABD ve Endonezya’dan sonra en çok Facebook kullanan 3’üncü ülkeymiş. Hani neredeyse kentleşmesini tamamlamış, teknoloji kullanımında çok yukarılara çıkmış bir görüntü. Bu kadar kişinin evinde internet bağlantısı bile yok. Kendi bilgisayarı da yok. Ama facebook hesabı var! Çünkü insanlar görünür olmak istiyor, varolmak, farkedilmek, tanınmak ve birilerini tanımak. Facebook, günümüzün arenası demek ki. Kendimi şöyle bir yokladım. Facebook çıktığından beri “Benim bir köşem var, benim bir sitem var, ne işim var facebook’ta?” dedim durdum ve hesap mesap açmadım.

[[HAFTAYA]]

Sonunda biri benim yerime açmış, Facebook’ta sağla solla konuşup duruyormuş! Allahtan üç cümle sonra ne olduğu anlaşılıyor da insanlar “Sen çakmasın” deyip çıkıyormuş. Söylediler. E ne yapayım, anlamayan konuşsun. Twitter’a girmem de epey zaman sonra arkadaşların baskısıyla oldu. Bir kaç aylık mazim var. Orası gazetecilik damarıma daha çok hitap ediyor. Üstte yazan ‘Şimdi ne oldu?’ sorusu beni gıdıklıyor ve o an bahsedilmesi gereken bir olayın içindeysem “Şimdi operanın açılış galasındayım, bülbül sesli bir sopranodan arya dinliyorum” diye yazıyorum. Beni izleyen bin küsur kişi de o an twitter ortamındaysa olayı benimle paylaşıyor.

Sosyalleşme peşinde...

15 milyonluk bir kentte yaşadığın zaman belli ki sosyal ortamı paylaşmak istiyorsun ve bu, alışık olduğumuz yazılı-görsel medya tarafından yeterince karşılanmıyor demek ki. Dahası, insanlar interaktif bir iletişim istiyor ki bu tür sosyal ortamlar bu kadar yoğun katılım buluyor. Şehir efsanesi gibi dolaşan rakamlara baktığınızda Sertab Erener’in izleyici sayısının yüzbine doğru gittiğini anlıyorsunuz! Gazetecilerden, bildiğim kadarıyla Cüneyt Özdemir ve Ahmet Hakan, ekrandaki rekabeti sürdürüyor. Bu ortamları mal ya da kendini pazarlamak için kullanmak isteyenler dikkat etmeli. Samimi ve kendileri olmadığı takdirde izlenmiyorlar. Kendimden biliyorum, sadece kendi anonslarını yazan arkadaşlarımı takip etmekten vazgeçtim. Daha çok, hiç tanımadığım kişileri izliyor, genç, yaratıcı, duyarlı, neşeli, esprili bu insanların yazdıklarını okumaktan, onlara cevap yetiştirmekten keyif alıyorum! Tabii çok da vakit harcıyorum, kitaba konsantre olmak yerine geyik yapmak daha oyalayıcı ne de olsa. Vakit ayırıp beni bu konuda bilgilendiren, ufuk açan Olcayto Cengiz ve Özgür Alaz’a teşekkürler. Daha profesyonel yardım isteyenler promoqube’e başvurabilir!

BU PAZAR NE YAPACAKSINIZ?

Eğer evlenmeyecekseniz size ilginç önerilerim olabilir. E herkes evlenmek için uğur getirsin diye aylardır bu günü bekliyor: 10-10-2010. Ortalık gelin ve damattan geçilmeyecek! Evlenmiyorsanız, 11-11-2011’de evlenecek birini bulmak için dilek tutabilirsiniz. Ben her ayın ayla çakışan gününde dilek tutuyorum, tutarsa iyi, tutmazsa ne yapalım. Yahu gülmeyin, evlenmek için değil. Ne bileyim, kırmızı araba istiyorum filan... Gelelim ciddi işlere, bu pazar yapabileceklerinize: İstanbul’da iseniz kanserle mücadeleye dikkat çekmek için Beşiktaş-Ortaköy arasında düzenlenen yürüyüşe katılabilir ve hayırlı bir iş yaparken eğlenmiş de olursunuz! Çünkü binlerce kadın pembe şapkalar ve tişörtlerle yürürken hemcinslerine hayatlarını ve göğüslerini korumanın önemini hatırlatacak. 8 kadından birinin göğüs kanserine yakalandığı veya yakalanacağı gerçeğiyle başetmenin tek yolu, hastalığı erken teşhis etmek, tedaviyle kurtulmak! Kadınların kullandığı ürünleri kadınlarla pazarlayarak doğrudan satış yapan AVON, bu etkinliği düzenleyen marka. Bu nedenle de kadın sağlığına ayrıca duyarlı. Dünyanın her yerinde bu yürüyüşü düzenleyen AVON, bu kez Candan Erçetin’in de konser vereceği etkinliğe İstanbul’daki bütün kadınları bekliyor. Bu yürüyüş ve çeşitli etkinliklerle toplanan parayla mamografi cihazları alınıyor, olmayan sağlık kurumlarına hediye ediliyor ve kadınlara göğüs taraması yaptırılıyor. Yaşamı ve göğüslerinizi seviyor, erken teşhisin önemine dikkat çekmek istiyorsanız hadi yürüyüşe!