Bahçeli: Akıllı proje dururken çılgınlaşmanın ne anlamı var

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İleri demokrasi, özgürlük yok, iktidara bağımlı, paketlerle iktidara oy vermeye mahkum vatandaşlar var" dedi.

Bahçeli: Akıllı proje dururken çılgınlaşmanın ne anlamı var

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın ’çılfın proje’ diye açıkladığı ’Kanal İstanbul’ projesini eleştirirken, "Akıllı proje dururken çılgınlaşmanın ne manası var. Ayrıca yarım saat sonra rahmetli DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in bir projiesi olduğu anlaşıldı. Demek ki çılgın proje değil. Ama çalınan proje olduğu kesin" dedi.

Partisinin Bartın mitingine katılmak üzere kente gelen Bahçeli, Bartın Belediyesi’ni ziyaret eden MHP’li Başkan Cemal Akın’dan bilgi aldı. Bahçeli, Şadırvan Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra çıkışta ’Devletin başına Devlet gelecek’ sloganı atanları, camide önünde slogan atılmaması için uyardı. Bahçeli esnaf ziyaretinde bulundu, Ticaret ve Sanayi Odası’na giderek yöneticilerle konuştu.

’TÜRKİYE BİR YOL KAVŞAĞINDADIR’

Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde yaklaşık 6 bin kişiye hitap eden Bahçeli, 12 Haziran seimlerinin ağır sosyal ve ekonomik bunalımların yaşandığı bir dönemde yapıldığını belirterek bunun milletin kaderinin belirleneceği bir karar anı olacağını söyledi. "Türkiye bir yol kavşağındadır" diyen Bahçeli, iktidarın uygulamalarından memnun olan varsa buna saygı duyuylacağını, ancak vebalinin çok yüksek olacağını söyledi. Bahçeli, 9 yıllık süre içindeki gelişmelerle Türkiye’nin nasıl bir ortama sürüklendiğinin düşünülmesi gerektiğini, yüksek bir katılımla seimlerin yapılarak iktidar değişikliğnini sağlanmasını istedi.

Yapılan araştırmalarda Türkiye’nin 1’inci sorununun işsizlik, 2’nci sorununun yoksulluk, 3’üncü sorununun yolsuzluk, 4’üncü sorununun ise asayişsizlik olduğunun ortaya çıktığını belirten Bahçeli, buna rağmen sanal bir Türkiye’nin yaratıldığını savundu. Bahçeli, "Yandaş medyanın beslemeli konuşmacılarıyla oluşmuş olan bir medya dünyası, Türkiye’yi çok mutlu, huzurlu, bütün sorunlarını aşmış bir ülke olarak takdim ediyor. Acaba gerçek bu mudur? Hergün televizyonlarda sizlere sunulan Türkiye mi gerçek, yoksa Bartın’da yaşayan vatandaşlarımızın yaşantısı mı gerçek. Bunu iyi ayırt etmeliyiz" dedi.

İŞSİZLİK SORUNU

Ülkede 6 milyona yakın işsizin bulunduğunu vurgulayan Bahçeli, "Ancak 9 yıl hiç kesintisiz tek başına iktidar olan ve Meclis’te yüksek bir çoğunluğu bulunan iktidar tarafından bu dönemde işsizlik daha da artarak sürdürülüyor. İşte tehlike burası" dedi. Bahçeli, iktidarın Meclis’te 330’un üzerinde milletvekili olduğunu hatırlatarak, "Çıkartamayacağı yasa, alamaycağı bir karar yok. Ama hala Türkiye’nin birinci meselesi işsizlik. İşsizlik beraberinde yoksulluğu da getiriyor. Çünkü nüfusumuz artıyor. Televizyonlardaki palavra Türkiye’ye aldanmamak lazım" diye konuştu.

’TÜRKİYE KARIŞIYOR’

Toplumsal bunalımın derinleştiğini, insanların hoşgörüyü kaybettiğini, Türkiye’de huzurun olmadığını söyleyen Bahçeli, "Türkiye gittikçe karışıyor. Kaosa sürükleniyor, kavgaya sürükleniyor, kutuplaşıyor, cepheleşiyor. Bunu görmek lazım. Öte yandan yolsuzluk başını almış gidiyor. AKP’nin milletvekili, bakanı veya partinin üst düzey yöneticisi olursanız, siz ve çocuklarınız, yakınlarınız servetinin üzerine servet katıyor" dedi.

Türkiye’de her şeyin bölündüğünü, toplumsal dokunun sarsıldığını, milli kimlik tartışmalarıyla milletin parçalandığını vurgulayan Bahçeli, bölücü faaliyetlerle vatan topraklarının ayrıştırıldığını, ekonomik uygulamalarda da bir ikileme, bir ayrışma olduğunu söyledi. Bir tarafta rant, bir tarafta sadaka ekonomisi olduğunu savunan Bahçeli, şunları söyledi:

"Bir ülkede gelir dağılımında iki uç arasında 8 kat fark varsa bir sosyal çatışma, sosyal kargaşanın eşiğindesiniz demektir. Bütün bunlar karşısında bir de sadaka ekonomisi uygulanıyor. Yoksulluğu çözmek yerine paket uygulamasıyla yoksulluk istismar ediliyor. Türkiye’de bir paket olayı bayramdan bayrama, seçimden seçime uygulamaya konuluyor ve yoksulun iradesi paketle kontrol altına alınıyor, iktidara oy vermeye mahkum bırakılıyor. Böylelikle bir paket demokrasisi türüyor. İleri demokrasi yok, özgürlük yok. İktidara bağımlı, paketle iktidara oy vermeye mahkum vatandaşlar var. Hal böyle olunca bu paket olayına bir son vermek lazım. Ama önce paketle oy avcılığı yapanları iktidardan uzaklaştırmak lazım."

MHP’nin paket olayını Hilal Kart projesiyle çözeceğini belirten Bahçeli, "Bir Hilal Kart projesiyle huzurunuza çıkıyoruz. Bu bir harcama kartıdır. Kredi kartı gibi değildir. Sosyal dayanışma projesidir. İnsanca yaşayabileceğiniz bir gelir seviyesiyle ihtiyacınıza cevap verecek bir karttır bu. Paket geldiği zaman içinden ne çıkacağını bilmiyorsunuz. Ama gelmiş paket alıyorsunuz. Böyle bir dönem kapanacak. Aileniz ne istiyorsa onu akşam eve getirmenin huzurunu yaşacaksınız" diye konuştu.

"ÇILGIN DEĞİL, ÇALINAN PROJE"

İstanbul’un yandığını, Diyarbakır’ın kaynadığını belirten Bahçeli, "Ama vali yok. Kaymakam yok. Başbakan yok. Cumhurbaşkanı kayıtsız. Kala kala emniyet gücü, polis kardeşim kalmış. Sabaha kadar teröristle boğuşup duruyor. Bu böyle devam edemez. Bir tarafta terörizm, bir tarafta PKK’nın siyasallaşması, öbür tarafta da bölünen bir Türkiye" dedi.

Konuşmasının son bölümünde AK Parti’nin İstanbul’da uygulayacağı Kanal İstanbul projesini de eleştiren Bahçeli, "Şimdi de bir çılgın projeden bahsediliyor. Akıllı proje dururken çılgınlaşmanın ne manası var. Ayrıca yarım saat sonra rahmetli DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in bir projiesi olduğu anlaşıldı. Demek ki çılgın proje değil. Ama çalınan proje olduğu kesin" dedi. Proejenin faydalı taraflarının olabileceğini yeni hizmet alanı yaratabileceğini kaydeden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Televizyonlarda sabahtan akşama kadar böyle bir projenin propagandasıyla çılgınlaştırdığınız Türkiye’yi daha da derin çılgınlaştırmanın bir manası var mı? İşsizlik çıldırtıyor, yoksulluk çıldırtıyor, anarşi çıldırtıyor. Böyle bir durumda ’Ne olacak Türkiye’nin hali’ diye düşünmek lazım. Belki çok hayırlı bir proje, şimdi istismar meselesi. Kalkıp bir de bunu 22 milyar dolara 10 yıl içinde yapacakmışsınız. 10 yıl bu yoksul vatandaş ne yapacak. Bu 22 milyar dolarla çok daha hayırlı işler yapılabilir. İşte böyle bir dönemi yaşıyoruz. Artık bir karara varın. Ya bu aldığınız kararın vebalini taşıyacaksınız, ya da mutlu bir Türkiye’de huzur içide yaşayacaksınız. Bu iktidar yıpranmıştır, yorulmuştur, bu iktidar değişmelidir. Ama yoksulluğu, hırzılığı, yolsuzluğu, bölücü terörü körükleyen demokratik açılım porjelerine imza koyanların hesap vereceği bir Türkiye’yi oluşturmak lazım. Böyle bir dönemle ilgili iktidar değişikliğine ihtiyaç var. Bu iktidar değişikliğini millet yapacak. Sandığa gideceksiniz. Ve diyeceksiniz ki; ’Artık Recep Tayyip Erdoğan disizini seyretmekten bıktık, şimdi yeni bir soluğa, yeni bir döneme ihtiyaç vardır’ diyeceksiniz. Bu da MHP olmalı."

Ersin ERCAN-Halil TEKİN/BARTIN, (DHA)