Bağımlı annelik = Bağımlı çocuklar
02 Haziran 2014

Sevgili arkadaşım Pınar Mermer’in "Yavaş Ebeveynlik" kitabındaki bir bölümde, yalnız kalabilme kapasitesiyle ilgili bir bölüm var. Yetişkinlik dönemini dahi etkileyebilen, çocukluk döneminde yeterli sevgi ve ilgiyi görememiş çocukların yaşadığı olumsuz durumlardan kaynaklandığını okudum. Çocuğa kendinin ne kadar değerli olduğunu hissettirememiş annelerin çocuklarının, terk edilme ya da aldatılma korkusuya yetişkinlik dönemindeki ilişkilerinde başarısız olabileceğini vurguluyor Pınar Mermer.

Peki çocuğa bu duyguyu nasıl vereceğiz? Çocuğu sürekli yanında taşıyarak mı? Sürekli onu ne kadar çok sevdiğini söylerek mi, yoksa çocuğa muhtaç bir anne gibi bağımlılık geliştirerek mi? Hiçbiri!



Çocukla yeteri kadar vakit geçirmek demek, hep altını çizerek söylediğim, onunla olacağınız zamanın kalitesidir, uzunluğu değil. Zannedilenin aksine, tüm gün birlikte olan anne – çocuğun ilişkisi, çalışan fakat çocuğuyla geçirdiği zamanlarda başka hiç bir şeyle ilgilenmeyen annelerin ilişkisinden kötü olabilir. Her istediğini yapan ya da alan anne, her zaman iyi anne değildir. “Çok az görüşüyoruz o yüzden istediklerini yapıyorum” demek, sadece kendi vicdanını rahatlatmaktır bana göre.

SEN DEĞERLİSİN

İster çalışan anne olun, ister olmayın kendinize ayıracağınız zaman sadece size ait olurken, çocuğunuza ayırdığınız zaman da sadece ikinize ait olsun. (Babaları da elbette bu duruma dahil ediyorum.)

“Anne, bebeğe yeterince değerli olduğunu hissettiremediyse bebek değersizlik hislerini bir vakum gibi emecektir” diyor Pınar Mermer. Ona elbette ne kadar değerli olduğunu söylemek önemli ama hissettirmek de başka bir meziyet sevgili anneler.