'Babaları doğuma hazırlıyoruz'

Anne adayı hamileliği planladığı anda sigara ve içkiyi bırakıyor, beslenmesine dikkat ediyor. Baba adayı ise sigarasını da içkisini de içiyor, gıdasına dikkat etmek aklına bile gelmiyor. Peki ama ne kadar doğru?

'Babaları doğuma hazırlıyoruz'

Röportaj: Seral Cumalı

[email protected]

Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar’ın işi, Ankara’daki ‘Dietethic Beslenme Eğitimi ve Diyet Danışmanlık Merkezi’nde baba adaylarının beslenme sistemini düzenleyerek sperm kalitesini yükseltmek.

Neden baba adaylarını eğitiyorsunuz?

Babanın sağlığı doğurganlık ve sperm kalitesi açısından önemli. Bebek sağlığının temelleri anne karnına düşmeden atılır. Babadan gelen gen parçaları ile annenin gen parçaları birbirine sarılır ve ortaya yeni bir gen sarmalı çıkar. Yani baba, bebeğin sağlığı ve tüm özelliklerinde en az anne kadar etkilidir.

Türk erkekleri ‘sperminin kalitesi’ söz konusu olunca durumu nasıl karşılıyor?

Çok da hazır değiller. Ama bunun önemini kabul etmeye başladılar. Aslında Türk erkeği bunu konuşmak istiyor ama çekiniyor. Bu da ataerkil toplum olmamızdan kaynaklanıyor.

Neler spermleri olumsuz etkiler?

Sperm kalitesi, sperm sayısının yeterliliği, yapılarının normalliği ve hareketliliğinin iyi olması gerekli kriterler. Erkeğin yaşam tarzı, sigarası, içkisi, beslenme düzeni sperm kalitesini etkiler. Gebelik öncesi ideal ağırlıkta olmayan, serum, vitamin, mineral değerleri yetersiz olan, kaliteli yaşam sürmeyen erkeğin sperm kalitesi olumsuz etkilenir.

Bu olumsuzlukların düzelmesi için ne zaman müdahaleye başlanmalı?

Gebelik süreci başlamadan en az 3 ay önce anne ve babanın kan tahlilleri yapılmalı, eksikliği belirlenen vitaminler, mineraller takviye edilmeli. İkisi de sigara ve alkolü bırakmalı, daha kaliteli sperme sahip olmak için özel beslenme programı uygulamalı.

“Tuzu bırakın, badem yiyin”

 Nasıl beslenmek gerekiyor?

Baba adayı ideal kilo aralığında bulunmalı. Sağlık muayenesinden geçip gerekli kan tahlilleri yapılmalı ve tansiyon durumuna bakılmalı. B12, çinko, folik asit, magnezyum, demir, D vitamini değerlerine göre babanın beslenme programı belirlenmeli. Günlük beslenme için kalp-damar sağlığına faydalı besinler; yani balık, ceviz, üzüm, fındık, badem, koyu yeşil yapraklı sebzeler yenilmeli. Haftada 400-600 gram balık tüketilmeli.

C vitamini içeren meyvelere ağırlık verilmeli. Tuz azaltılmalı. Haftada 300 gramın üzerinde kırmızı et tüketilmemeli. Bu da dana ve kuzu eti olmalı. Et, mutlaka salata ile yenmeli. Tam buğday, çavdar veya çok tahıllı ekmek tüketilmeli. Alkolü bırakmalı, bırakılamıyorsa günde 2 kadehin üzerine çıkmamalı. Çay ve kahveyi de kontrollü tüketmek gerek. Aynısı kadınlar için de geçerli.

“Izgara, kebap, sigara cinsel performansı bozar”

Türk erkekleri en çok hangi hataları yapıyor beslenmede?

Protein ağırlıklı besleniyorlar. İş atmosferinde de proteinli gıdalara kolay ulaşıyor, ızgara, kebap yiyorlar. Sabah güne çay, kahve, sigarayla başlıyor, akşama kadar yemek yemiyor, gece ipin ucunu kaçırıyorlar. Böylece vücutlarını hor kullanmış oluyorlar. 40 yaş sonrasında tansiyon ve kalp krizi oranı çok yüksek. Damar kalitesinin bozulması demek, cinsel performansla ilgili ciddi problem yaşamak demektir.

Genetik özelliklerin önemi yok mu?

Babanın genetik tablosunda şeker, kolesterol, tansiyon varsa, aynı geni spermle anneye aktarıyor. Annede de o sağlık problemleri varsa, artık o gen sarmalı oluyor ve bebeğe geçiyor. Kişi sağlıkla ilgili 3 aylık beslenme programı uyguladığında kilosunu veriyor, tansiyon ve şekerden kurtuluyor, kolesterol sorunu kalmıyor, damar yapısı toparlanıyor.

 Anne-baba adayının beslenme biçimi çocuğun cinsiyetini etkiler mi?

Cinsiyeti baba belirlediği için erkek sebze-meyve ağırlıklı beslendiğinde kız çocuğu olacağına, et, baharatlı gıdalar tükettiğinde erkek doğacağına inanılıyor. Bazen inanıldığı için de öyle oluyor. Ama bunun bilimsel ispatı yok. Keşke olsa!

(Bu röportaj 23.10.2010 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

2