Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Ayrılık oyuncak değildir (1) - 30.06.2012

Ayrılık oyuncak değildir (1)
30 Haziran 2012

Çiftler en küçük bir tartışmada bile “Bu ilişki bitti” deyip ayrılma yolunu seçiyor. Tabii ki bu gerçek bir ayrılık olmuyor. Birkaç günün ardından sinirler yatıştıktan sonra bir araya geliyorlar. Ama bu ayrılık oyunu her tartışmada devam ediyor. Ciddi bir olgu olan ayrılık “Nasıl olsa barışırız” denilerek değersizleşiyor. Ama her ayrılık ilişkiye önemli zararlar veriyor ve aslında ilk ayrılıktan itibaren geri dönülmez bir yola girilmiş oluyor. Şu mektuplara bir göz atalım:

* * *

“5 yıldır birlikteyiz. Bu süre içinde defalarca ayrılıp barıştık. Ayrılmalarımız genellikle onun yüzünden oldu. Benim hiçbir isteğimi kabul etmiyor. Kendi istediği bir şey yerine gelmediğinde de hemen ayrılığı gündeme getiriyor. Beni günlerce aramıyor, sonra da hiçbir şey olmamış gibi geri dönüp ‘Seni çok seviyorum’ diyor. Ben 24 yaşındayım, o 28. Evliliği düşünüyoruz ama bu şartlar altında nasıl olacak bilmiyorum. Ya evlendiğimiz zaman da küçücük tartışmalardan sonra ayrılmak isterse? Onu nasıl düzeltebilirim?” Candan

[[HAFTAYA]]

* * *

“3 yıllık ilişkimizde en uzunu 6 ay olmak üzere 7 kez ayrıldık. İkimiz de tartışmalarımız sırasında sinirlerimize hakim olamıyoruz ve birbirimizi çok kırıyoruz. Ağzımızdan hakarete varan cümleler çıkıyor. İnanın bana kavga sebeplerimiz de incir çekirdeğini doldurmaz. Geçen gün buluşmaya 5 dakika geciktim diye bana yapmadığını bırakmadı. Ben de sinirlenip onu orada öylece bırakıp gittim. Sonra bana telefon etti vay efendim, bir kız öyle bırakılır mıymış, ben ne biçim erkekmişim şeklinde konuştu, bir kavga da bu yüzden ettik. 1 hafta sonra da arayıp özür diledi. Bu kavgaları gidermenin bir yolu yok mu?” Serkan

* * *

Peki ne yapmalı da olayı ayrılık noktasına getirmeden çözebilmeli? Çiftler birbirleri hakkındaki olumsuz düşüncelerin üstünü örtmek yerine bunu mutlaka dile getirmeli. Ancak bu dile getiriş kavga şeklinde değil, anlaşmaya ve sorunu gidermeye yönelik olmalı. Taraflar vücut dilleriyle değil (ağız eğerek, burun kıvırarak, göz işaretleri yaparak, umursamaz davranarak) sözlerle memnuniyetsizliklerini anlatmalılar. Böylece sorun kavgaya dönüşmeden çözülme imkanına kavuşur.

* * *

Tartıştığınız konuda haklı olabilirsiniz. Ama unutmayın ki ilişki bir rekabet değildir. Sevgililer birbirinin rakibi değil, tarafıdır. Sevgilinizi kaybettikten sonra haklı olmanızın zerre kadar önemi kalmaz. Bu yüzden haklı olduğunuz durumda bile sevgilinize söz verip onu dinlemelisiniz, kestirip atmamalısınız. O davranışı neden yaptığını bir de onun ağzından dinlemelisiniz. Diğer çözüm önerileri yarın...