Avşar'a 'açılım' soruşturması

Milliyet'e Kürt açılımıyla ilgili konuşan Hülya Avşar hakkında soruşturma açıldı

Avşar'a 'açılım' soruşturması

Milliyet gazetesine Kürt açılımıyla ilgili konuşan Hülya Avşar hakkında "halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği" iddiasıyla soruşturma açıldı.

Savcılığın çağrı kağıdı Hülya Avşar'a ulaştı. Hürriyet'e konuşan Avşar, "Demokratik bir ülkede olduğumuzu düşünerek bunları konuştum. Soruşturma, bana yapılmış en büyük hakaret. Kürt açılımının tamamen kapatılmasıdır. Açılım değil, kapanış oldu" dedi.Röportajda, "Ben sonuna kadar Türk'üm, ama bu Kürtleri yok saymak, onlara etnik baskı yapmak anlamına gelmemeli" diyen Avşar hakkında dava açılırsa, 1.5 ile 4.5 yıl hapsi istenecek.

ÇGD’DEN HÜLYA AVŞAR’A DESTEK 
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Ahmet Abakay, Milliyet Gazetesi’ne ‘Kürt açılımı’ hakkında konuşan Hülya Avşar hakkında "Halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettiği" iddiasıyla soruşturma açılmasına tepki göstererek "Hülya Avşar röportajında, farklı kökenlerden geldikleri için anne-babasını reddettiğini mi açıklasaydı, salt bu nedenle onlardan nefret ettiğini mi söyleseydi? Savcı bunu mu bekliyordu?" diye sordu.

Abakay, Hülya Avşar hakkında soruşturma açılmasını ANKA’ya değerlendirdi. Hülya Avşar’a açılan davanın, topluma, "her şeyi konuşamazsın" ya da "konuşma" tehdidi olduğunu ifade eden Abakay, Hülya Avşar’ın röportajında Türkiye’deki pek çok ailede yaşanan etnik ayrılıklı gerçeği, bilinen bir durumu hatırlattığını ve konuşmasının barışçı bir içeriğe sahip olduğunu belirtti. "Hülya Avşar röportajında, farklı kökenlerden geldikleri için anne-babasını reddettiğini mi açıklasaydı, salt bu nedenle onlardan nefret ettiğini mi söyleseydi? Savcı bunu mu bekliyordu?" diye soran Abakay, Avşar’ın söylediklerinin barışçı ve birleştirici olduğunu, asıl bölücü ve kışkırtıcı olanın bu soruşturmanın açılması olduğunu söyledi. 

AVŞAR ARAÇ OLARAK KULLANILIYOR

Abakay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu davada Hülya Avşar toplumu tehdit için araç olarak kullanılıyor. ‘Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla’ düşüncesiyle tüm topluma tehdit amaçlanıyor. Aynı şekilde, gazeteci Devrim Sevimay’ın görevini engelleme, otosansüre zorlama girişimidir. Böylesine doğal bir röportaj hakkında dava açan savcılar, Cumhuriyet Gazetesi’ni, gazetecileri yasa ve Anayasa dışı yollarla dinleyenleri bulup dava açma, cezalandırma konusunda kılını kıpırdatmıyorlar. 

Daha iki gün önce Milliyet muhabiri ve Derneğimizin Genel Sekreteri Namık Durukan’ın Kürtler konusundaki bir haberi için dava açtılar. Gazeteciye , ‘bu konularda haber yapma’ dediler. Bu davalar Türkiye’nin içte ve özellikle uluslararası demokratik kamuoyunda itibarını sarsıcı bir durum yaratıyor. Savcılarımızın, yargıçlarımızın, Avrupa İnsan hakları Mahkemesi anlayışını, içtihatlarını dikkate almaya, önemsemeye ihtiyacımız var."

NE DEMİŞTİ? 
Milliyet’te 24-25 Ağustos tarihlerinde yayımlanan söyleşide Avşar annesinin Türk babasının Kürt kökenli olduğunu anlatarak şunları söylemişti:

“Türkler, bu ülkenin bölünmemesini istiyor. Topraklarını, milletlerini korumak istiyor. Buna da sonsuz hakları var ama, yöntem hataları yaptıklarını kabul etmeliler. Ben de sonuna kadar Türküm ama, bu Kürtleri yok saymak, onlara etnik baskı yapmak anlamına gelmemeli. Yıllardan beri Anayasa’yı değiştiriyorlar, bir kez de barış için değiştirsinler... Sadece acırım ona, (Öcalan’ı kastediyor) o kadar. Siz çağırdınız diye yıllardır dağlarda yaşayan insanlar ‘Lay lay lom’  diyerek inmeyeceklerdir