Avrupa'da ırkçılık hortladı

İsviçre'de minare yasağını savunan ırkçı partinin referandumda zafer kazanması, Avrupa'nın diğer ırkçı partilerini de cesaretlendirdi

Avrupa'da ırkçılık hortladı

İsviçrelilerin camilere minare inşa edilmesini referandumda reddetmesinin ardından Avrupa’da ırkçılar güven tazeledi. İtalya’da yabancı düşmanı politikalarıyla öne çıkan Kuzey Ligi Partisi yaptığı açıklamada, “İsviçre’deki referandum sonucu benzer bir inisiyatifin ülkemizde de yapılması için açık bir sinyal” dedi.

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin partisi de İsviçreli ırkçıların elde ettiği başarıyı sevinçle karşıladıklarını belirten açıklamalar yaptı.İtalya'nın Milano kenti de İsviçre’de yapılan minare karşıtı referandumun bir benzerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Cami yasağı istiyorlar

Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Cephe, “Avrupa’daki elitler, halkın böyle bir korkusu olduğunu artık anlamalı. Biz din özgürlüğüne karşı değiliz ama politik İslam’ın sembollerinin toplumun gözünün önünde yer almasını istemiyoruz” açıklamasını yaptı.

Hollandalı ırkçı partiler ise daha ileri giderek, Hollanda’da camilerin yapılmasının yasaklanmasını talep etti. Özgürlük Partisi Başkanı Geert Wilders, Hollanda’da bir referandum yapılması halinde, halkın İsviçre’de alınan sonuca benzer bir karar vereceği iddiasında bulundu.

Özgürlük Partisi’nin, minarelerin yasaklanması için parlamentoya yasa teklifi sunacağı öğrenildi.

Minareli camileri yok

Danimarka’da ırkçı Halk Partisi Genel Başkanı Pia Kjaersgaard da benzeri bir halk oylamasının Danimarka’da da yapılması için meclise teklif getireceklerini belirtti.

Danimarka’da şu anda herhangi minareli bir cami bulunmuyor. Yalnız başkent Kopenhag ve Roskilde kentlerinde birer minareli cami yapılması yönünde belediyelerin kararları var.

Milano da hazırlanıyor

Bu arada, İtalya'nın Milano kenti, İsviçre’de yapılan minare karşıtı referandumun bir benzerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Milano Belediye Başkanı Letizzia Moratti’nin vekili ve Kent Güvenliği Sorumlusu Ricardo De Corato Milano’da da minare için referandum yapılması amacıyla girişim başlatacağını açıkladı.

Başbakan Berlusconi’nin partisi Halkın Özgürlüğü’nden olan De Corato, İsviçre’de yapılan referandumun demokrasinin bir örneği olduğunu belirterek, “Demokrasi mi istiyorsunuz yoksa birilerinin bize ne yapmamızı söylemesini mi? Ben İsviçre’deki kararı skandal olarak değerlendirmiyorum. İsviçre’de inanç özgürlüğü var. Hiç kimse Müslümanların ibadet yapmasını engellemiyor. İnanç özgürlüğü Milano’da da var. Milano’da bulunan 80 bin Müslümandan 6 bini düzenli olarak 18 farklı yerde ibadetini yapıyor. İnanç özgürlüğü, camilerin kontrol altında tutulmasına bir engel değil” dedi.

İsviçreliler'in entegrasyona karşı olmadığını savunan Ricardo De Corato, “İsviçre binlerce siyasi sığınmacıya ev sahipliği yaptı. 2’nci Dünya Savaşı’nda binlerce yahudiyi korudu. İtalya ve Almanya’nın diktatör yönetiminde olduğu dönemde İsviçre’de halihazırda demokratik yönetim vardı” dedi. Ricardo De Corato, açıkladığı bi gerekçelerden dolayı Milano’da da referandum yapılması için girişimlerde bulunacağını söyledi.

Türk Dışişleri de tepkili
Dışişleri Bakanlığı da İsviçre'de 29 Kasım 2009 günü gerçekleştirilen referandumda, ülkede minare yapımının yasaklanması girişiminin onaylanmasının hayalkırıklığı yaratttığını açıkladı.

Açıklamada bu kararın, temel insani değerler ve özgürlüklere aykırı talihsiz bir gelişme olduğu belirtildi. Açıklama şöyle:

"Çok kültürlülük, hoşgörü ve insan haklarına saygı gibi değerler toplumsal huzur ve barış açısından da önem taşımaktadır. Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı Girişimi’nin iki eş sunucusundan biri olan  Türkiye, farklı kültür ve inançlar arasında karşılıklı anlayış ve hoşgörü ortamının güçlendirilmesi yönünde yoğun çaba içerisindedir. İsviçre halkının bu  kararı ülkemizde büyük bir üzüntü ile karşılanmıştır.

Öte yandan, artık ikinci vatanları olarak kabul ettikleri İsviçre’de yaşayan 100 binden fazla vatandaşımızın da alınan karardan  kaygı duymaları tabiidir.
Çeşitliliğe saygı ve uzlaştırıcı geleneğiyle uluslararası alanda saygın bir yer edinmiş olan İsviçre’nin,  gelenekleriyle  bağdaşmayan bu durumu düzeltici adımlar atması  Türkiye’nin yanı sıra   uluslararası kamuoyunca da beklenmektedir."