Yandex.Metrica
Askerin sabrı taşarsa ne olur?
25 Şubat 2010

Ne zaman birkaç kişi yan yana gelse, hemen aynı konu tartışılmaya başlıyor: “Kardeşim, nedir bu durum? Ne zaman bitecek? Nereye gidiyoruz? Asker tepki gösterecek mi, gösterecekse ne yapabilir?”

O kadar alışılmamış bir durumla karşı karşıyayız ki, insanlar bir türlü ne yaşandığını anlayamıyorlar. Zira, çok uzun yıllar boyunca dokunulmazlaştırdığımız bir kurum sallanıyor. En tepe isimleri soruşturuluyor, gözaltına alınıyorlar. Eskiden böyle değildi.

Eskiden, ne siyaset ne de yargı Askere dokunabilirdi. Genelkurmay’ın tepkisinden çekinirdi. ‘Askeri soruşturmak’ diye bir kavram yoktu. Soruşturulması gerekiyorsa, onu da Asker kendi kendine yapardı. Bu görev, siyasi otoriteye bırakılmazdı.

Bugün kamuoyunda yaşanan şaşkınlığın temelinde, işte bu eski dönemlerden kalma alışkanlıklar yatıyor.

İşin bir de Askerler cephesi var. Kışlalarda en çok konuşulan konu da aynı. Onlar da, bu işin nereye kadar gideceğini, daha neler yaşanacağını merak ediyorlar ve hemen herkes 1’inci Başkan’a bakıyor. 1’inci Başkan, yani Genelkurmay Başkanı ne yapabilir?

Bazı kesimler, Ankara’da tankları dolaştırmaktan, Harbiyeliler’in yürüyüşüne kadar bir dizi tepki bekliyor. Bunun olamayacağı bilinmesine rağmen, hâlâ konuşuluyor. Genelkurmay Başkanı’nı tanıyanlar, bugünkü dünya ve Türkiye koşullarını bilenler ise, Org. Başbuğ’un soğukkanlılığını kaybetmeyeceğinden eminler. Kışlalardan gelen tüm tepkiler, Kuvvet Komutanları’ndan ve Genelkurmay karargâhlarındaki sinirliliğe rağmen, 1’inci Başkan’ın, fevri adım atıldığı taktirde, TSK ’yı çok daha yıpratacağına inandığı biliniyor.

Başbuğ istifa mı edecek?

Geçenlerde, Atilla Kıyat bir programda “Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları birlikte istifa ettikleri taktirde, bu durumu hükümet ve Türkiye kaldıramaz” demişti. Kıyat, ne dediğini çok iyi bilen, sağduyu sahibi eski bir denizci komutandır. Bugün, bir Genelkurmay başkanının nereye kadar ve nasıl tepki gösterebileceğini de en iyi değerlendirebilecek durumdadır.

İşte bu açıdan bakıldığında, Genelkurmay Başkanı’nın tepki olarak istifa edebileceği konuşulmaya başlandı. Emekli olmasına 6 ay kalmış olsa dahi, Genelkurmay Başkanı’nın istifası gayet tabii çok yankı yapar. Acaba böyle bir adım atar mı, atmaz mı belli değil. Kimine göre istifa beklenmeli, kimine göre istifa söz konusu değil. Tüm Kuvvet Komutanları’nın istifaları hakkında çok daha farklı görüşler var.

İşin o noktalara kadar götürülmemesini isteyenler, askerin içerdeki dengelerinin bozulacağına da dikkat çekiyorlar.

AKP yeni bir dava ile cezalandırılacak mı?

Biliyorsunuz, Ankara’da bir de çok güçlü şekilde, AKP ’ye karşı yeni bir kapatma davası açılacağı söylentisi dolaşıyor. Bu söylentileri ben ciddiye alıyorum, zira hiç yoktan çıkmıyor ve dayandığı belirtiler de ciddi. Bu girişim, AK Parti’yi cezalandırmayı hedefliyor. Soruşturmaların ve gözaltıların bir bedeli olarak gösteriliyor. Böyle bir gelişmenin yaratacağı ters etkilerin pek dikkate alınmadığı anlaşılıyor. Yani, gösterilecek sert tepkilerin özellikle bir seçim ortamında, tam aksine, AK Parti’ye büyük yarar sağlayacağı da unutuluyor galiba.

Peki, bu yaşananlar sürecek mi? Bitecekse, nasıl sonuçlanacak?

Yaşananlar, şu veya bu şekilde bitecek.

Suya atılan bir taş, nasıl dalgalar yaratıp kıyıya vurur, geri döner ve gide gele etkisini yavaş yavaş kaybederse, bu soruşturmalardavalar da yavaş yavaş etkilerini kaybedecek ve bir yerde sular durulacak.

Sular durulduktan sonra ortaya nasıl bir Türkiye çıkacağını da hep birlikte göreceğiz. Belki, bir bölümümüz karşılaştığımız manzaradan memnun olmayacağız, diğer bir bölümümüz ise, aksine çok memnun kalacağız.

Bundan dolayı, gelişmeleri soğukkanlılıkla izlemek, galiba çok daha doğru bir yöntem.