Yeni Yazısı > Arka Sokaklar transfer mi oldu? - 20.10.2010

Arka Sokaklar transfer mi oldu?
20 Ekim 2010

Arka Sokaklar (Kanal D) ekibinin tamamını Umut Yolcuları’nın (Star TV) fragmanında görünce sonunda iki dizi topyekûn evlendi diye düşündüm... Dikkatli izleyiciler görmüştür, daha önce Rıza Baba karakteri Umut Yolcuları’na birkaç kez girip çıkmıştı. Ama bu kez Çoban’dan Mesut’a tüm karakterler oradaydı... Madem bu ziyaretler başladı, Umut Yolcuları’nı da Arka Sokaklar operasyonları içinde görmek isteriz. Hem reytinge ciddi bir katkısı olur hem de diziden hâlâ haberdar olmayan kitlelere “bir de buradan bakın” çağrısı gitmiş olur. Fena mı?

[[HAFTAYA]]

Yadigar için yanıt var!

Birol Güven’e izleyici adına açık mektup yazmıştım. Arka Sıradakiler’de (Fox TV) engelli karakter Yadigar (Temmuz Karikutal) neden bu sezon oynamıyor diye?.. Sağ olsun yolladı hemen yanıtı. Buna göre evet, Yadigar bu sezon olmayacakmış. Ama engelli olduğu için saf dışı edilmemiş karakter. Senaryo gereğiymiş hepsi... Ve demiş ki Birol Güven, “Amerika’da bile çok izlenen dizilerde bir sezon oynayan karakter dört sezon sonra yine diziye girebiliyor”. Yadigar için bir umut varmış yani... Engelli oyuncu çalıştırmama meselesine de değinmiş mektubunda. İşte o açıklamayı virgülüne dokunmadan koymak istedim köşeye... “Temmuz şu an şirketimizin sigortalı bir çalışanıdır ve MinT prodüksiyon cast direktör yardımcısı olarak genç yetenekleri bulmakla görevlidir... Engelli olduğu için değil çok iyi bir oyuncu olduğu için de Arka Sıradakiler ya da herhangi başka bir MinT yapım projesinde kamera önüne geçmek için de her an hazırdır... Ayrıca ben Dünya Engelliler Vakfı kurucu üyesiyim ve bu ülkede engellilerin iş sahibi olabilmeleri için yoğun faaliyetlerde bulunan bir kişiyim. Bir insanı engelli diye işten çıkaracak son kişiyim yani”...

Galiba Brad Pitt geliyor!

Bu sene yapılacakken çeşitli nedenlerden dolayı 2011 yılına ertelenen 1. Uluslararası Troia Film Festivali için Brad Pitt’e davet yapılmıştı geçtiğimiz günlerde... Bildiğiniz üzere ünlü aktör “Troy/Truva” isimli filmde bizzat Troya’da savaşan Aşil’i oynamış, övgüye değer bulunmuştu. Pitt, filminde oynadığı beldeyi bir de yerinde görmek arzusunu belirtmiş festival komitesine. Yani ilk yıl için çok ses getirecek bir konukla başlayacakmış organizasyon... Bu arada sinemanın giderek popüler olduğu bir zaman dilimindeyiz. Ve ben bugün memleketim Erzurum’da beşincisi gerçekleştirilen Dadaş Film Festivali’nin tamamını sunmak üzere ilk kez oralara yolcuyum... Hem tek kişilik gösterimi yapacak hem de Erzurumlu sinemaseverlere TV programcılığı ve sunuculuk üzerine seminer vereceğim... Festivaller şarkının, türkünün yanında kentlere getirdiği kültür rüzgarıyla da yarar sağlıyor. Kısacası sinema bu yıl büyük kitleleri birbirine yapıştırıyor. Ne mutlu!

Karanfil’i koklayın!

Disko Kralı’na (Kanal D) yaptığım ziyarette çok eğlendim. Bir konuk olarak değil, bir tanık olarak. Okan Bayülgen konuklarından pas gelmediği anlarda hemen B planını devreye sokuyor ve topu ayağına alıyor... Masanın üstüne yatarak yaptığı telefon konuşması çok hoştu açıkçası. Bir de türkü dinlemekten hazzetmediği halde kendisiyle çelişerek türküleri hepimizle birlikte mırıldanması da öyle... Bu arada Hüseyin Turan üstadın bir komedyen olduğunu anladım o akşam. Halk müziğindeki ustalığının yanı sıra kekemeliği hakkında geliştirdiği espriler de yavan değildi. Çok güldüm... Tam o anda “neden ekranda program denemiyorsun?” sorusu gelmişti ki aklıma, soru gelmeden yanıt geldi. TRT Müzik’te Karanfil isimli bir programı varmış... “Koyu bir müzik programı” diyerek özetledi Karanfil’i. Hakikaten merak ettim ben de attığı bu “koyu” tonu. Gördüm ki haklıymış... Sadece müziğin konuştuğu bir programmış bahsi geçen. “Acil izlenile, hemen koklanıla” derim!

Felek ‘Passaparola’ dedi!

Çarkıfelek’in toptan çıkmasıyla Passaparola hafta içi her güne taşındı Star ekranlarında. Metin Uca bu işten kârlı çıktı kısacası... Daha önce yarışması hafta sonu haber önünde yayınlanacak diye duymuş ve yazmıştım. Birinin talihsizliği bir başka televizyon karakterinin talihi oldu özetle... Metin böyle bir nedenle talihinin dönmesi konusunda çok da mutlu olabilecek tiplerden değildir. Ama hayat da böyle “bir an” üstüne kurulu bir şeydir. Asılsın derim sorulara!

Yaşamdan Dakikalar neden gecikti?

Yaşamdan Dakikalar (atv) bir hayli gecikti bu yıl. Bildiğim kadarıyla Hıncal Uluç ve Haşmet Babaoğlu arısındaki adsız gerilimden kaynaklanmış bu gecikme...Yıllarca ekranda tersine bir uyumu yakalayan iki ustanın bir an önce uzlaşmasında yarar görüyorum ben. Yaşamdan Dakikalar bu dizi cangılı içinde nefes alabildiğimiz yegane işlerden biriydi çünkü... Bu arada yayına girmeye hazırlanan “Atv Haber” isimli kanalda da olacakmış program duyduğuma göre. İyi olur elbette. Ama ondan önce bir an önce başlayabilse!